Dünyaya gözlerini açan bir insan kendisini kuralları, emir ve yasakları çok olan bir sistemin içinde bulur… Birileri kendisine danışmadan kanunları koymuş, iktidar değişikliklerinde bazı kanunlar değiştirilmiş, bazı kanunlar başka ülkelerden transfer edilmiş, bazı kanunlar insan fıtratına ters iken bazı kanunlardan sadece mutlu bir azınlık faydalanır olmuştur…

Evet…

Allah’a ait olan bu dünyada kanunları Allah değil de insanlar koymuş, ama bu kanunlar tarih boyunca çoğunluğu mutlu edememiş ve toplumsal huzursuzluklara yol açmıştır…

İnsanların koyduğu kanunların yanında Allah’ın da koyduğu kanunlarla karşılaşırız… Allah’ın koyduğu kanunlara baktığımızda genelde şu ifadeler göze çarpar;

Şunu söylemek yasaklanmıştır/haramdır

Şunu yapmak yasaktır/haramdır

Şunları yemek yasaktır/haramdır

Şunları düşünmek yasaktır/haramdır

Şöyle inanmak yasaktır/haramdır

Şunları giyinmek yasaktır/haramdır

Koku sürüp dışarı çıkmak yasaktır/haramdır

Şu görüntülere bakmak yasaktır/haramdır

Şöyle ticaret yapmak yasaktır/haramdır

Evet…

Hem Allah’ın hem de insanların koydukları kanunların olduğu bir beldede dünyaya gelmişiz… Allah’ın koyduğu kanunlarla insanların koyduğu kanunlara baktığımızda birbirleriyle çatıştığını görürüz… Mesela,

Allah, sarhoşluk veren içeceklerin tamamının satılmasına ve içilmesine ‘haram!’ derken, bir bakmışsın içinde bulunduğumuz devlet, kendi eliyle içki fabrikaları açmış ve içki reklamların yapılmasına müsaade etmiş.

Allah, ‘faiz haramdır!’ derken, içinde bulunduğumuz devlet kendi elleriyle bankalar açmış ve faiz reklamlarına izin verir hale gelmiş…

Allah ‘zina haramdır!’ derken, içinde bulunduğumuz devlet, zina yerleri açarak zinayı meşrulaştırmıştır…

Allah, ‘harama bakmayın’ derken, devlet yol kenarlarına çıplak resimlerin konulmasına izin vermiş ve onlardan vergiler almıştır.

Allah, ‘gıybet etmek haramdır’ derken, devlet gıybet hakkında hüküm koyamayacak kadar zavallı olduğunu ispat etmiştir.

Allah, ‘laf taşımayı yasaklarken’, devletler laf taşımak hakkında kanun koyaktan aciz kalmışlardır…

Hülasa, Allah, insanların ve hayvanların zulme uğramadan, adilce ve huzurlu bir şekilde yaşamaları için en ince detayına kadar kanunlarını, tavsiyelerini, emir ve yasaklarını bütün insanların anlayacağı bir şekilde, hem de uygulamalı olarak öğretmiş ve insanları bu kanunlara uymalarını da emretmiştir…

Allah’ın insanlar üzerindeki haklarını göz ardı eden bazı insanlar dünyayı boşluğa atılmış bir kara parçası olarak algılayıp kendi kafalarına göre kurallar ve kanunlar belirlediler… Bu kanunlara baktığımızda hemen hemen tamamının Allah’ın kanunlarına ters olduğunu görürüz…

Hem Allah insanın hayatına yön vermek istiyor hem de bazı insanlar… Maalesef dünyanın her yerinde Allah’ın yönetim ile alakalı bütün kanunları sanki bulutların üzerinde kaldı…

İşte böylesine karma-çorma bir dünyaya gelmişiz…

Düşünsenize,

Allah insanı yaratacak,

Rızkı ile ilgilenecek,

Hayatta kalması adına gerekli aklı ve zekâyı verecek,

Gökten yağmuru indirecek,

Dinlenmeleri için geceyi yaratıp uyku nimetini gönderecek,

Çalışmaları için gündüzü yaratacak,

İnsana bilmediğini öğretecek,

Dualarına icabet edecek,

Hastalıklarına şifa verecek

Ve Allah’ın insan üzerinde bir hakkı olmayacak!... Ve insan, insanların en mutlu bir şekilde nasıl yaşayacağını Allah’tan daha iyi bilecek!

Değerli okuyucu kardeşim..!

Unutmamak lazım ki, ürün kime aitse söz hakkı ona aittir…! Ürün sahibi dilediği kanunu koyar, dilediği zaman değiştirir, dilediği zaman dilediği kanunu sabitler/değiştirmez…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner624