Evettt. O gün geldi, çattı. Barzani, referandum kararı aldı ve uyguladı. Bir kere şunu net vurgulayalım. Sonuç, Evet de çıksa, Hayır da çıksa, K.Irak’ta bir hesaplaşma olacak. Sonucun ‘Evet’ çıkacağı belli zaten. Barzani, referandum kartını hemen kullanmayacak. Zamanı geldiğinde masaya getirecek.

Bölge ülkeleri Türkiye ve İran sert bir şekilde itiraz etti. İsrail açıktan, ABD ise her zaman ki gibi söylemsel ‘zamansız’ bir eleştiri takınırken, fiilen bağımsızlığı destekliyor.İyi polis-kötü polis durumları yani.Almanya, zaten destekliyor. Çin ve Rusya ise; ekonomik çıkarları sekteye uğramadığı sürece, referandum, bağımsızlık, Irak, Barzani…kimin neyle ilgilendiğine bakmıyor bile. Elbette anti-Amerikacı bir pozisyon takınacakları kesin.

Birde ‘gölge aktör’ ama hepimizin bildiği bir ülkenin takındığı tutuma bakmak lazım. Tabii ki İngilizlerden bahsediyoruz. Birçok yorumcu arkadaşımız ve hocalarımız bölge ile ilgili güzel değerlendirme yapıyor. Bizlerde hem güncel bilgilerden istifade ediyoruz. Hem de bilgilerimizi tazeliyoruz. Ancak Ortadoğu’nun şekillenmesinde ve Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılmasında ana aktör olan İngilizlerin politikalarından bahseden yok. Genel açıklama, tarihsel girizgahtan öteye gitmiyor.

Geçen hafta, Türkiye’nin 15 Temmuz’dan sonra ‘İngilizlerin YörüngesineGirdiğinden’ bahsetmiştik. Bunun bir stratejik bir pozisyon mu? Yoksa mecburiyet mi? sorusunun cevabını zamana bırakmış, önümüzdeki gelişmelerin seyrine göre anlam kazanacağından bahsetmiştik.

K.Irak’ta yaşanan gerilim aslında, İngilizler ile İsrail/ABD bloğu arasında yaşanıyor. Bunların arkasında Rus,Çin,Türkiye,İran İngiliz bloğunu güçlendirirken, Suud,BAE,Mısır ise İsrail/ABD bloğunu destekliyor. Irak ve Suriye’de hükümet kalmadığı için ne dediklerinin bir önemi yok. Tabii İran’ın her türlü ittifakı yapabilecek ve iki blokla da çalıştığını unutmayalım. Fransa ise fırsatçı bir politika izlediğinden, daha açık pozisyon alması güç dengesine göre şekillenecektir. PKK/PYD, DEAŞ ve FETÖ ise bölge dışı ülkelerin, uluslar arası meşruiyet için kullandıkları birer aparat.

K.Irak, Türkiye ile 50 yıllık petrol ihraç anlaşması imzalamıştı. Hatta 2013 yılında, her iki coğrafyada benzer sokak gösterileri yapılmasını, bu anlaşmaya dayandırmıştık.

K.Irak petrolün alıcıları arasında İsrailler,Rockefeller’inExxon Mobile, İngiliz BP, Rus Rosneftve Türkiye bulunuyor. Kürt bölgesinde, 58 petrol kuyusu bulunurken, bunların 28'i Süleymaniye'de, 30'u Erbil ve Duhok'ta. Bu bağlamda 25 yabancı petrol şirketi de bölgede faaliyet gösteriyor.

Tabii Musul’un DEAŞ’tan kurtarılması ve Barzani’nin Kerkük’e konmasını, bir İngiliz-Amerikan rekabeti şeklinde görmemiz gerekir.

Şimdi ençok kafa karıştıran sorulara gelelim. Bir yandan DEAŞ’ın ABD-İsrail-İngiliz üç konsorsiyomuyla kurulduğundan bahsediyoruz. Diğer yandan İngilizler ile İsrail/ABD rekabetine atıf yapıyoruz. Bu çelişkenin cevabı çıkarların çatışması veya“öküz öldü, ortaklık bitti’’ şeklide kısaca değerlendirebiliriz. Zira, Suriye ve Irak’ta, DEAŞ’ın kontrol ettiği alan, nerdeyse kalmadı.Irak Hükümetindeki Bakanların büyük bir kısmı,İngiliz vatandaşı. Barzani’nin referandumuna en çok Bağdat karşı çıkıyor. Burada en temel soru şu. İngilizler, Amerikalılarla kapışır mı? Cevabı, açıktan değil ama zaten bir vekalet savaşı zaten yürüyor.Sanırım Türkiye ve Irak askerlerini kullanmak niyetinde.

Musul operasyonunu ABD yapmıştı.Irak merkezi hükümeti veİran desteğini de unutmamak gerek. Aynı İran, referanduma karşı. Türkiye’de AK Parti iktidarının Barzani ile arası gayet iyi(di) Ancak son bir ayda tehditkar bir üsluba döndü.Türk Dışişleri de Barzani’den hiç haz etmez. Bu yüzden AK Parti Hükümeti ile Dışişleri birçok defa karşı karşıya gelmiştir.Türkiye’nin K.Irak’ta faaliyet gösteren şirketleri GenelEnergyadı altında bileşmişti. Bu şirket Londra Borsası’nda faaliyet göstermekte. Genel Enerji Şirketi(Eski medya patronu), Rotschild ailesinin desteklediği, BP’nin başkanı TonyHayward’ın yönettiği İngiliz Vallares PLC ile birleşti. (Türkiye, 15 Temmuz’dan sonra ABD’ye karşı açık bir pozisyon aldı. Geçen hafta İngilizlerin Türkiye’ye yakınlaştığını neden-sonuç ilişkisinde yazdık.)

Rockefeller’inExxon Mobile ise K.Irak petrolünü parsel parsel yöneten grup. K.Irak ve G.Irak’ı her türlü sövüşlemeye devam ediyor. Neden Amerikalılar ile İngilizler birbirine girdi, Tabiki bilmiyoruz. Ancak bir bölüşüm kavgası olduğu açık.  Ayrıca, Rus Rosneft şirketi de tıpkı Venezuela’da olduğu gibi K.Irak yönetimine, hem mali yardımda bulundu. Hem de yatırım yapmaya başladı. Rus ve İngiliz yatırımları, Amerikan Exxon-Mobile grubu ile karşı karşıya kaldı. Benzer gerilim Venezuela’da devam ediyor.

Türkiye’ye bakacak olursak, eğer K.Irak’a fiili bir müdahale bulunmayacaksak, karizmayı çizdirmenin ve ekonomik kazanımları riske atmanın, bölgenin problemini Türkiye’ye taşımanın bir anlamı yok. Şahinleşmeyelim. Ancak Uluslararası dinamiklerin bir kısmını hazır arkamıza almışken(İngiliz,Çin,Rus) yarın yapacağımız müdahaleyi, bugünden ertelemenin mantığı yok. Zira, K.Irak ve K.Suriye’de PKK/PYD eliyle yapılmak istenen ABD’nin ekonomik çıkarları ve İsrail’in kutsal ideallerin dizaynından başka bir şey değil.

Eğer Türkiye, K.Irak ve K.Suriye’ninminumum 50 Km derinliğine müdahil (Misak-ı Milli) olabilirse, ABD/İsrail bloğu, Türkiye ile mecburen anlaşmak zorunda kalacak. Tam aksi durumu da göz ardı etmemekle birlikte, ABD ve İsrail’in ekonomik sıkıntılarını göz önüne aldığımızda bu ülkelerin PKK/PYD dışında silahlı bir müdahalesinin sınırlı ve riskli olacağı kanaatindeyiz.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.