Kirazlar kızarmaya başladı. Benim bahsettiğim kirazların siyasilerin ağızlarına sakız olan kirazlarla bir ilgisi yok. Bildiğiniz kiraz. Hani “dalları bastı kiraz”daki al al, pembe pembe kirazlar.

Dalından yemeyi sevdiğim meyvelerdendir kiraz. Pazardan, marketten alıp da evde yediğim kirazlardan nedendir bilmem pek de tat alamıyorum. Dallarda kızarmaya başladıkça kirazlar, kiraz bahçeleri olan dostları bir selam ile yoklamaya başladım. Elimi nereye attıysam hep aynı cevap;

“Dedem bizim bahçeyi müteahhide verdi.”

“Kaç daire alacak deden?”

“6”

“Altı daire bir kilo kirazın verdiği tadı verir mi Mücahid?

“?!$$$%!!!”

Durum bu şekilde gelişip gidiyor. Kat karşılığı gidiyor bal gibi kiraz ağaçları. Fani dünyada gün yüzü göremeyen dedemiz kiraz bahçeli evini müteahhide vererek kalan ömründe bol konforlu dairesinde huşu içinde yaşarken diğer dairelerden gelecek kira ile de iki dirhem bir çekirdek yaşayıp gidecek.

Kirazı dalında göremeden büyüyecek çocuklar. Müteahhitler yeni kiraz bahçelerini, elma, şeftali bahçelerini gözlerine kestirip dedelerimizin kanlarına girmeye devam edecek.

“Buralar hep tarlaydı.” cümlesindeki hazin kırılmayı göğe yükselen binalara bakarak söyleyen o kadar çok yeşile hasret yürek var ki. Kat karşılığı öylesine akıl çelici teklifler havalarda uçuyor ki bu teklifleri görmezden gelmek yaşanan ekonomik sıkıntı, hayatın yoruculuğu düşünülünce çok da mümkün görünmüyor.

Elbette imkânı olanlar direniyor bütün tekliflere. Yüksek binaların arasında bir direnişçi gibi duruyor kiraz ağaçları. Bize de içinde kiraz geçen bir şiire başlamak düşüyor.

“Kirazın derisinin altında kiraz / Narın içinde nar / Benim yüreğimde boylu boyunca / Memleketim var.”

Hikmet Kızıl’dan Meczup Müntehir

Hikmet Kızıl’ın üçüncü kitabı Bengisu Yayınları’ndan çıkan Meczup Müntehir. “Bazı duygular yalnız yaşanmalı, hüzün mesela…” notuyla çıkmış kitap. Deneme ile şiirin öz kardeş olduğunun somut bir örneği Hikmet Kızıl’ın yazıları.  Şiirin kalbine dokunan metinler var kitapta. Kendini bir solukta okutan, okunduktan sonra da etkisi devam eden bu denemeler Kızıl’ın dikkat çekmek istediği hüzünden besleniyor.

Metinler kısa ve birçoğu da şiir formatında.

“Siyah
Yine
Siyahtır;
“göz onu mavi görmek istedikten sonra…” 

Lirizmin yanında ironi de sık sık yokluyor metinleri. “Ben iyiyim sevgilim, depresyon çağın mühim hastalığı o yüzden bardakları iyi yıkamalısın.”

Aşk, hüzün ve yalnızlık var Meczup Müntehir’de. El altında bulunacak kitap türlerinden. Açıp birkaç cümle okuyacaksınız ve yeni bir kuş havalanacak kalbinizden. Siz gibi, memleket gibi.

“Selam sana memleketim,
Gurbetin koyu sancısı
Sılanın bereketi,
Selam Safvan Hazretleri,
Mahmut El Ensari,
Selam
Mübarek Hacı Yusuf Hazretleri”

Selamını canı gönülden alıyorum Hikmet Kızıl’ın ve değerli dosta söz yolculuğunda bereketli cümleler diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.