Her kitap ayrı bir dünya, her eser farklı bir rüyadır. Sayfaları çevirdikçe, satırları okudukça bambaşka âlemlere dalar gidersiniz. Fikirler, hayaller, hatıralar, idealler sizi alır özge iklimlere taşır, müstesna mekânlara ulaştırır. Bugün İstanbul’un büyük kitap fuarı açıldı. Kitap-okur-yazar buluşması berekete vesile olur kanaatindeyim. Ötüken Neşriyatı’ndan bana ulaşan yeni kitaplarla kitap mevsimini selamlayayım.

Sosyolojik bir inceleme

                Tanzimat Romanı, Tamer Kütükçü’nün sosyolojik bir incelemesi. Edebiyat ve musiki eğitimi alan ve her iki sahada özgün eserlere imza atan Kütükçü, bu çalışmasında öncelikle “Osmanlı’da roman türünün doğuşu”nu ele alıyor. Romanın takip ettiği seyri ve çeşitli merhalelerini kronolojik sıra ile takip eden akademisyenimiz, roman tarifleri üzerinde dururken tarihçesine de özlü bir seyahatte bulunuyor. İlk bölümün sonunda “Osmanlı Türk Romanının İlk Temsilcileri ya da Nam-ı Diğer Tanzimat Romancıları”nı okuyoruz. Ardından “Roman İncelemeleri”ne geçiyoruz. Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ı, tetkik edilen ilk roman. Ahmet Mithat Efendi’nin Felatun Bey ile Râkım Efendi, Henüz On Yedi Yaşında, Bahiyarlık isimli romanları batılılaşma, modernleşme ve sosyal hayat bakımından inceleniyor. Fatma Aliye’nin Udi romanı, ‘kadın, meslek ve musiki’ cephelerinden masaya yatırılıyor. Samipaşazade Sezai’nin Sergüzeşt romanında ise modernleşen toplumda cariyelik ve kölelik sorgulanıyor. Mizancı Murat’ın Turfanda mı Yoksa  Turfa mı? romanında ise ‘Osmanlı milliyetçiliği’ etrafında zihin çalışmaları yoğunlaştırılıyor. Son tahlilde, Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası romanı var. Burda da sosyal bozulma penceresinden konuya bakılıyor. Eser ‘kaynaklar’ ve ‘dizin’ ile tamamlanıyor. 600 sayfalık muhalled bir kitap ile karşı karşıyayız. Dolayısıyla roman okuyucularından ziyade roman incelemelerine ve araştırmalarına önem verenler için mühim bir kaynak. Devrin sokak, mahalle ve genelde şehir hayatını yansıtan fotoğraflarla süslenen eser, ‘roman’ ve ‘düşünce hayatımız’ı birlikte değerlendirmek isteyenler için önemli ipuçları veriyor.

            Dede Korkut hikayeleri

Kamran Aliyev’in Açık Kitap Dede Korkut, okurunu çok geniş ve engin bir güzel dünyaya davet ediyor. Tükenmez hazine olan metin, bizi ilk edebî ürünlerimizden olan Dede Korkut hikâyelerinin özgün dünyasına davet ediyor.  Bir kaç başlık şöyle: “Birinci Boy: Doğuş ve yeniden Doğuş”, “İç Oğuz’un Hanımları”, “Can Tatlılığı”, “Babalar ve Oğulları”, “Deli Dumrul ve Oğuz Yurdunun Huzur Dönemi”, “Yiğidin Ata Bağlılığı”, “Bayındır Han’ın Seferi”, “Babası  Sarı Çoban, Annesi Peri Olan Tepegöz.”

            Fransız İhtilali tarihi

Ali Reşad Bey’in Mufassal- Musavver Fransa Büyük ihtilali Tarihi 853 sayfalık muazzam bir kitap olarak raflara girdi. Eseri Osmanlı Türkçesinden bugünkü yazıya ve dile uyarlayarak yayına hazırlayan kıymetli yazar, yayıncı ve fikir adamı Erol Kılınç. İlk baskısı 1915 yılında yapılan eserin kültür hayatımıza kazandırılması çok iyi olmuştur. Erol Bey, eserin başındaki “Ali Reşad Bey ve Eser Hakkında” başlıklı yazısıyla, hem müellifin hayatını ve telif ettiği eserlerin yekununu veriyor, hem de kitap hakkında okuyucularını aydınlatıyor. Yazıdaki şu satırlara dikkat edilmeli: “Fransa Büyük İhtilali, herkesin lafını ettiği ama pek çok kimsenin detaylarından ve boyutlarından yeterince malumattar olmadığı, bütün modern çağları ilgilendiren bir sosyal ve siyasi harekettir. Bu kitap onun anlaşılmasına yardımcı olacak bir tarih çalışmasıdır.” Ardçı sarsıntıları günümüze uzayan Fransız isyanlarına geniş yer verilen eserdeki bazı bölüm başlıkları şöyle: “İnkılaptan Evvel Fransa”, “Fikirlerde Değişme”, “Milli Meclis”, “Konvansiyon Nasyolan Diplomasi ve Muharebeler”, “Dahili Tarih”, “Diplomasi ve Muharebeler”, “Kilise ve İnkılap”, “Edebiyat”, “İktisadî İşler”, “Dahilî Siyaset Tarihi”, “Dış Siyaset ve Muharebeler”.

            Metapolitik Yazılar

Derin Mesele, Gürsel Dönmez’in eseri. “Metapolitik Yazılar” ibaresi var kapakta. Zihne hareketlilik sağlayan, yer yer kalbe dokunan iyi denemelerden meydana geliyor. Mütevazı kişiliğe sahip yazarın bu eseri sevilecek kanaati taşıyorum. Mürsel Dönmez’in ‘arka kapak’ yazısının son satırları şöyle: “Her insan gibi bir şey aradım. / Her insanoğlu gibi bir şey buldum. / Bir derviş gibi sabırla çizdim satırları. / Derin mesele nedir anladım: Hû...”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.