Yüktür, manası bu yüzden büyüktür.

Güçtür, o en ulvi İlahi ufuktur:

Coğrafyalara sığmayacak, cihanşümul olacak kadar, gaybın askerlerine sırt dayayacak, zulme gazap olacak, mazlumun gönülhânesine narin bir ümit olacak kadar, Muhammed Mustafa’nın dâvâsına tabi olacak kadar...

Sultan Selahaddin’le Kürt, Sultan Fatih’le Türk, Ömer Muhtar’la Arap, Şeyh Şamil’le Çeçen, Aliyayla İzzet Begoviç’le Boşnak, Abdülhamit Hanla âdil olacak kadar ve hepsinden ziyade Hz. İbrahim’in yoluna doluşan karınca ırkından olmayı izzet ve şeref sayacak kadar net ve şeffaftır Kızılelma...

Tek millet olmanın getirdiği izzetle, ırklardan bağımsız, Muhammed Mustafanın aşkıyla bağımlı olan bir dâvânın ruh köküne, medeniyet kodlarına, birlik tasavvuruna, beraberlik idrakine, kanını, malını, canını sermenin serveridir Kızılelma...

Kızılelma nedir bilir misiniz.

Rahmet tecellisine ömür adamaktır.

Dünyalık sıfatlardan azade olmayı gâye edinip, Rabbinin çizdiği güzergaha, alemlerin efendisinin aşkındaki meşaleyle girizgah yapmaktır...

Kızılelma, duayla devlet büyütmektir.

Gizli gizli yaş dökülürken gözlerden, Rabbimizin dergahına ruh adamak, beden adamaktır, kayıtsız ve şartsız, şeksiz ve şüphesiz...

Âlimin ilmi, arifin irfanı, mürşidin irşadına samimiyet edebiyle nail olmanın ta kendisi değil de ne ola Kızılelma...

Zulme uğramanın acısıyla, adil olmanın sancısıyla yaşayabilmektir ve rahmet etmeyi başarabilecek kadar Muhammed Mustafa’nın aşkından nasiplenmenin nâmıdır Kızılelma...

Güneşin doğup battığı diyarlara, kuş uçmaz kervan göçmez taşralara, yerkürede mescid olan bulvarlara, ormanlara-dağlara-taşlara-ovalara, balığın nefes aldığı okyanuslara, beşerin dolandığı topraklara, sevgili uğruna metruk edilen diyarlara-göç edilen vahalara, gök giren kızıl çıkan ummanlara, Rabbin resmettiği tüm sanatlara ulaşmaktır, varmaktır, varmalarda kalmaktır, kalmalara kavuşmak, kavuşmakta yanmaktır, yanmalarda bir diriliş şifası, şifadır Kızılelma... Şifa-ı Nebi...

Şehidin şehadetine, şehadetin şerbetine, şerbetin lezzetine sır biçmektir, sıfat sarfetmektir iman diye, inanç diye, diye diye ermelere... Kızılelma... Hikmetine yandığım...

Kalu belada, Levhi Mahfuz’da, sırrı Kevserde, dar-ı Cennet’te, gül yüzlü Muhammed’e komşu olmanın hasretidir yeryüzünde cenk diye saydığımız, hasret diye yandığımız. O kutsi olan o gâye-i hayal... Aşkına yandığımız... Menzil olan o Mustafa...

Adalet, mutlak adalet... Merhamet, merhamete muhabbet...

Fetih... Everene burç diye diktiğimiz o kutsi hedefler silsilesi...

Ve ruha sarmaşık... Aşk tecelligahı, gönül melekemiz, kalp dergâhı...

Kalpte yankılanan o müşfik müdafaa... Kusursuz bir ahlaka ermeniz fazileti...

Zira dâvâ Kızılelma...

Muhammed Mustafa: “Ben güzel ahlakı tamamlamaya geldim.”

Dur durak bilmeden, güzel ahlakı yaşamanın ezeli bileşkesi, İslam...

İslam... Kızılelma...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.