Yine K.Kore, yine K.Kore'nin tombik başkanı Kim Jong Un, yine Nükleer tehditlerin havada uçuştuğu bir dönem. Asya'da Çin ve ABD'nin K.Kore üzerinden çekişmesi devam ediyor. Yazıyı kaleme aldığım sırada CIA Başkanı Mike Pompeo, ‘Kuzey Kore ile nükleer bir savaşın eşiğinde olunduğuna yönelik ellerinde bir istihbarat bilgisi bulunmadığını' söyledi. K.Kore-ABD sertleşmesini analiz etmek için uzman olmaya gerek yok. ABD, K.Kore'yi her türlü pataklar. Çin devreye girerse, biraz sıkar. ABD, Çin'i güçsüzleştirse, durum değişir. Özetle mevut şartlar itibariyle bir savaş durum söz konusu değil. Suni bir gerilim yaratılıyor dünyada. Bu gerilim sayesinde ABD, Asya'da çeşitli ittifaklar kuruyor.

Evet, K.Kore'nin Nükleer silahlara sahip olması ABD için ciddi bir sorun teşkil ediyor. Önemsizdir demiyoruz. Ancak ABD, ayrılıkçı görüşlerin çıktığı, G.Kore başta olmak üzere Tayland ve Japonya ile yeni ittifaklar kurarak; silah satıyor, asker gönderiyor. Kısa bir ifadeyle; ölüyü gösterip, sıtmaya razı ediyor.

K.Kore'nin ABD'yi tehdit edecek, hem askeri hareket deneyimi/kapasitesi yok. Hem de ABD'nin, iç ve dış politika da birçok problemi olduğundan, K.Kore'ye harcayacak -öncelikli- enerjisi yok. Belki K.Kore'nin nükleer başlık taşıyan füzeleri var ama bunları kullandığında, ABD'nin de ortalıkta bir toz parçası bırakmayacağını da biliyor. Dolayısıyla K.Kore ile ilgili haberler, uluslararası medyada döndüğü zaman, hemen yönümüzü başka coğrafyalara özellikle de Ortadoğu'ya çevirmek gerekli.

Bakınız…

2009 yılında Kuzey Kore ile ABD, Japonya, Rusya, Çin ve Güney Kore arasındaki  görüşmeler başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra….

2010 Temmuz: Kuzey Kore'den nükleer savaş tehdidi gelmiş ve Güney Kore'nin savaş gemisini batırmış. Kuzey Kore, her daim savaşa hazır olduğunu ilan etmişti. (Kasım ayından itibaren WikiLeaks tarafından yayınlandı)

2010 Kasım: Yeonpyeong adasında yaşanan çatışmadan sonra Güney Kore'nin ABD ile askeri tatbikat yapacağını açıklamasının ardından Kuzey Kore, misillemede bulunmakla tehdit etmişti. (Aralık ayından başlayarak, günümüze kadar devam edecek olan Arap Baharı süreci başladı.  Neredeyse Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerindeki hükümetlerin tamamı değişti)

2012 Haziran: Kuzey Kore hükümeti, Güney Kore'yi ülkedeki birçok medya kuruluşuna yönelik füze saldırısı düzenlemekle tehdit etti.( Suriye krizi yıkıcı bir hal almaya başladı. 22 Haziran'da Türk savaşı uçağı Suriye'de düşürüldü. ABD ve İngilizler Türkiye'yi Suriye savaş açması için gaza getirmeye çalıştı)

2013 Mayıs: Kuzey Kore Ordusu'nun kendi kara sularının doğusuna üç kısa menzilli füze fırlattı. Güney Kore bu gelişmenin ardından yine alarma geçti. (Türkiye, Mısır, Brezilya, G.Kore, Arjantin, Ukrayna'da yıkıcı sokak gösterileri gerçekleşti. Bazı ülkelerde yönetimler değişti)

2014 Haziran-Temmuz: Kuzey Kore'nin iki adet kısa menzilli füze denedi. (İsrail, Gazze'ye hava saldırısına başladı. İŞİD, dünya gündeminde ilk sıraya oturdu. Batı Afrika'da Ebola krizi hortladı)

2015 Ağustos Kuzey Kore, sınırda rejim karşıtı propaganda yapan Güney Kore'ye ait hoparlör sistemini roketle vurdu. Güney Kore, "onlarca top atışı" ile karşılık verdi. (Ekim-Kasım aylarında Fransa, tarihinin en kanlı terör olaylarını yaşadı. Rus uçağı FETÖ tarafından düşüldü)

2016 Ocak: Kuzey Kore yönetimi ilk hidrojen bombası denemesinin başarıyla tamamlandığını duyurdu. ABD, Japonya ve Güney Kore denemeyi provokasyon olarak değerlendirdi. (Mayıs ayında Brezilya'da bir hukuk darbesi gerçekleşmeye başladı.)

2016 Haziran-Temmuz: Kuzey Kore'nin yeni bir füze denemesi yaptığı bildirildi. ABD ve Japonya, Kuzey Kore'yi sert bir şekilde kınadı. (Türkiye'de ABD'nin FETÖ aparatıyla gerçekleştirmeye çalıştığı, başarısız bir darbe kalkışması gerçekleşti)

2017 Mayıs-Haziran-Temmuz: Mayıs ayında balistik füze, Haziran ayında ise gemi-savar füzeleri denedi. Yakın zamanda yeni bir füze denemesi daha oldu. (Venezuela'da Temmuz ayında bir darbe kalkışması oldu)

Bu değerlendirmenin şuana kadar bir rasyonel karşılığının olmadığının farkındayım. Zira Temmuz-Ağustos aylarında G.Kore ile ABD, düzenli bir şekilde askeri tatbikat yapar. K.Kore'de buna karşılık öncesinde, füze denemeleri yaparak, gövde gösterisinde bulunur. Mevcut olguların yeterli olduğundan emin değilim.

Lakin, dikkat çeken bir ayrıntı var. Nasıl söylenebilinir bilmiyorum ama Dünya'da önceden kurgulu, planlı bir hadise, K.Kore'nin füze denemelerinden neredeyse bir ay sonra oluveriyor. Bir ritüel yıllardır tekerrür ediyor. ABD, K.Kore'ye karşılık, Dünya'nın jandarması, abisi durumunda davranırken. ”Sizi ben korurum”, ”Ben adaleti sağlarım” ve ”Kötülüğe karşılık iyilik” kıvamında bir imaj sergiler. Arkasından bir bakmışsınız ABD, öldürücü/yıkıcı bir darbeyi ülkeye/bölgeye/coğrafyaya indiriyor. Demokrasi, İnsan Hakları, Hukuk…vs.ne kadar ulvi kavram varsa, hepsine tahakküm uygulamış gibi yumuşacık ! açıklamalarda bulunuyor.

Kore yarım adasını, Amerikalılar harita nerede olduğunu bile bilmezler ama Trump, K.Kore'yi ‘Ulusal güvenliği tehdit eden ülke', konumuna soktu bile. ABD, bu arada okyanusunda ortasındaki 163 bin nüfuslu, Japon ve Güney Koreli turistler arasında popüler olan Guam adasının da tanıtımı Dünya'ya da yaptı. Güya K.Kore, binlerce ABD askerinin olduğu adaya saldıracakmış.

Emin olun, yine savaş çıkmayacak (Savaş çıksın temennisinde değilim. Belki en fazla 1-2 füze karşılıklı atılır o kadar.) ABD, önce BM Güvenlik Konseyi'ni toplantıya çağırır. Sonra Japonya ve G.Kore'ye asker gönderir, sessizce silah satar. Bölgedeki diğer ülkelere baskı uygular. Çin, itidal tavsiye eder. Asya borsaları düşer. Aynı tiyatro döner durur.

Sonuç olarak, sizlere, bolca “nükleer caydırıcılık”,  ”nükleer risk”, “yegane müttefik”, “açık düşman” ”Washington-Pekin hattı” ve ” önleyici tehdit” kavramlarıyla gıcır gıcır bir uluslararası ilişkiler literatürü parçalamak isterdim. Ancak bu mesele, başka konuların önüne geçerek gündem değiştiriyor. Oysa güneyimizde ABD, açıktan PKK/PYD terör örgütüne binlerce tırlık silah gönderiyor. Türkiye'yi çevreleyerek, ülkemize yönelik bir ABD/NATO işgali planlanırken, bu konunun başka bir gündemin oluşum öncesi, perdelemeden başka bir şeye sebep olmayacağı açık. Dolayısıyla biz evimize bakalım.

 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.