Kudüs, İslam dünyası ve Batı arasında yüz yılları bulan büyük bir çatışmanın alanıdır. İslam coğrafyasını ve Kudüs’ü işgal etmek için iki yüz yıl boyunca Haçlı Seferleri düzenleyen Hristiyan sömürgeci Batı, Müslüman coğrafyasında büyük acılara ve yıkımlara neden olmuştur. 11 Aralık 1917 Tarihinde Kudüs’e giren İngiliz işgal orduları komutanı Allenby’nin “Haçlı Seferleri şimdi bitti!” sözü, Müslüman dünyanın kulağından çıkmış değildir.

ABD Başkanı Trump’ın büyükelçiliği Kudüs’e taşıma kararını onaylaması ve bütün Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması, İslam dünyasında derin bir sosyal ve siyasal tepkinin oluşmasına neden olmuştur. Filistin halkı, bütün gücüyle Amerika-İsrail emperyalizmine karşı büyük bir direniş göstermektedir. İsrail, büyük bir askeri güçle Filistinlilerin Kudüs uğruna sergilemiş oldukları direniş ve özgürlük mücadelesini bastırmak için her türlü vahşi müdahalede bulunmaya devam etmektedir.

İsrail-Amerika emperyalizminin Kudüs’ü topyekun işgal ve ilhak etme girişimine karşı İslam İşbirliği Teşkilatı 13 Aralık 2017 tarihinde İstanbul’da kritik bir zirve gerçekleştirmiştir. Zirvenin toplanması için Cumhurbaşkanımız Erdoğan, olağan üstü emek göstermiştir. İslam ülkeleri, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın tavrı, tutumu, didinmesi, çabası ve liderliği sayesinde Kudüs ortak paydası etrafında İstanbul’da bir araya gelmişlerdir.

İslam ülkelerinin bütün farklılıklarını bir tarafa koyarak Kudüs için bir araya gelmeleri

ve Kudüs’ü Filistin devletinin başkenti olarak ilan etmeleri tarihi önemde bir olaydır. İstanbul zirvesi, Müslüman ülkelerin İsrail ve Amerika emperyalizmine karşı ortak duruş gösterebilecekleri konusunda moral ve özgüven kazanmalarını sağlayan önemli bir tecrübe olmuştur. İstanbul zirvesinde İslam dünyası, İsrail-Amerika emperyalizmine karşı Kudüs’e sahip çıkmıştır. İstanbul zirvesinin en asli sonucu budur ve bu sonuç hiç bir şekilde önemsizleştirilmemeli ve ihmal edilmemelidir.

Amerika yönetiminin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma ve Kudüs’ü bütünüyle İsrail’in başkenti olarak ilan etme girişimini Cumhurbaşkanımız Erdoğan, başından beri büyük bir kararlılıkla reddetmektedir. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın kararlı ve ilkeli liderliğinin bir sonucu olarak İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi İstanbul’da yapılmış ve Doğu Kudüs, Filistin’in başkenti ilan edilmiştir. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın liderliği sayesinde İslam İşbirliği Teşkilatı Kudüs konusunda oldu bittilere sessiz kalmayacağını dünyaya göstermiştir.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın İslam dünyasının Kudüs konusunda ortak bir duruş göstermesi için didindiği bir ortamda Suudi Arabistan ve Mısır yönetimleri, İsrail ve Amerika emperyalizminin yanında yer almışlardır. Suudi Arabistan yönetimi, Kudüs ile ilgili haberlere sansür getirmiştir. Suud ve Mısır yönetimleri, İslam dünyasının yanında değil, İsrail ve Amerika yanında yer alan Arap Siyonistleri olduklarını göstermişlerdir. İstanbul zirvesi, Suud ve Mısır yönetimlerinin İslam dünyasında izole olması ve gayri meşru hale gelmesi şeklinde önemli bir sonuç doğurmuştur. Suud ve Mısır yönetimlerinin, Kudüs konusundaki politikalarından dolayı içine girdikleri meşruiyet krizini aşmaları kolay olmayacaktır.

İslam ülkeleri arasındaki dağınıklık ve ihtilaflar, Amerika ve İsrail’e Kudüs’ü başkent olarak ilan ve ilhak etmek gibi hamlelerde bulunmalarını sağlamaktadır. Amerika ve İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan yönetimlerini kullanarak İslam dünyasını etkisizleştirme planını uygulamaya koymuştur. Başka bir ifade ile Amerika ve İsrail, Suud ve Mısır yönetimleri aracılığıyla İslam dünyasını içeriden çökertmenin peşindedir. İsrail lobisinin, yıllardır dünyada Kudüs’ün başkent olarak tanınması için yaptığı çalışmaları ayrıca not etmek lazımdır. Müslüman dünya, kendisini çok ciddi bir öz eleştiriye tabi tutmalı ve uzun vadeli sonuçlar elde etmek için çok çalışmanın yollarını bulmalıdır. Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan eden Amerika yönetimi, Ortadoğu’da çok tehlikeli bir çatışma döneminin kapılarını açmıştır. Amerika yönetimi, hiçbir zaman olmayan ve efsaneden başka bir değer taşımayan Ortadoğu Barış Sürecini çöpe atmıştır. Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan eden Amerika yönetimi, bütün Filistin’i İsrail’in hakimiyetine sokmayı amaçlayan asli planının nihai stratejik parçalarını uygulamaya koymuştur. Müslüman dünyanın, Amerika-İsrail stratejisini iyi okuyup, kendilerine ait alternatif bir politika oluşturmaları gerekmektedir. İstanbul zirvesi, iyi bir başlangıç olmasına rağmen, tek başına yeterli değildir. Müslüman ülkeler, İstanbul Deklarasyonunun altını doldurmalıdırlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.