1528'de Ferdinand'ın elçilerine, İstanbul'da verilen tek cevap; "Padişahın atının nalları nereye değdiyse oralar Padişah'a aittir" idi.

Ben hala aynı görüşteyim.

Atlarımızın nalları nereye değdiyse oralar bizim vatanımızdır. Oralar hakkında, talepte bulunma, söz söyleme, hakkımız vardır.

Bu, Kudüs için daha da geçerlidir.

 “Kudüs” olayı nedir?

Bir atasözümüz vardır;

"Kurt kocayınca, köpeğin oyuncağı olur".

ABD, İsrail'in oyuncağı olmuştur, “kocalık” alametidir.

ABD Başkanı Trump, makamını koruyabilmek için, İsrail'e yalakalık yapacak kadar küçülebilmiştir, bu İsrail'e oyuncak olmaktır.

ABD, Trump, İsrail cami duvarına işiyorlar.

Haçlılar, Kudüs'te yaklaşık 200 yıl kalmışlardı, ama tutunamadılar, gittiler.

Yine gidecekler.

Tarih dakikalara değil, asırlara bakar.

Sosyoloji-Hidrojen Bombası

Siyonist ve Haçlıların en etkili silahı nedir?

Sosyolojidir...

Nasıl oluyor?

İslam ülkelerinin sosyal dokusunun röntgenini çekiyorlar.

Çatışma, sürtüşme, tartışma konularını, gruplarını teşhis, tesbit ediyorlar.

Çatıştırıyorlar.

Kendilerine çalışacak kitleleri belirliyorlar.

Maalesef, her İslam ülkesinde %30 luk bir kesim Siyonist-Haçlı fedaisidir, bunu yıllarca emek vererek hazırlamışlardır. Bu fedailer, Haçlılar-Siyonistler için en kaymak yatırımdır. Fedailerini yönetime getirerek, kendilerini hiç yormadan, İslam Devletlerini teslim alıyorlar.

Hidrojen bombası atsalar bu kadar başarılı olamazlar.

Gerektiğinde gerginlikleri tetikleyip, sürtüşen kitleleri, devletleri birbiriyle vuruşturuyor, Müslümanı, Müslümana kırdırıyorlar.

Tek kurşun atmadan savaşlar kazanıyorlar.

Kudüs'ü böyle teslim aldılar.

Mısır, Suudiler, Suriye, Ürdün, BEA, Kudüs’ün İsrail’e verilmesinin, bizce, mahzuru yok dediler, ABD’ ye teminat verdiler. Kudüs böyle verildi.

Türkiye'den başkasının sesi de çıkmıyor, çıkamıyor.

Garibim Müslümanlar camilerin önünde bir iki bağırıp dağılıyorlar, çünkü; kendi devletleri, orduları yok, olamıyor!

“Kudüs”, en bereketli mahsul!

Beyrut’taki Amerikan Okulunun 1866 yılındaki temel atma töreninde, Okul Müdürü, Dr. Daniel Bliss:

Dostlarım bugün tarih yazıyoruz. Bu okul bir dünya kuracaktır. Paul’un meşhur deyimiyle ‘ben tohumları attım, Apostol, suladı, biz de burada mahsulü alacağız” demişti.

Kudüs ile en bereketli mahsullerini aldılar!

1914’de yabancıların 6.000 okulu vardı, Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırları içinde.

Neden açmışlar bunları?

Niçin bunca parayı harcamışlar?

Akıllanalım diye mi?

"Ben Müslümanlardanım"

15 milyon Yahudi (6-7 milyonu İsrail'de) , 1,5 milyar Müslümana, (1Yahudiye 100 Müslüman düşer) nasıl galebe çalıyor?

Bunun çözümü var mıdır?

Galiba şudur;

Her bir Yahudi’nin Yahudiliğe bağlılığı kadar, her bir Müslümanın Müslümanlığa bağlı olabilmesidir.

Kur'an bunun formülünü vermiştir.

 "Ben Müslümanlardanım deyin" (Fussilet-33).

Onlar "Yahudilerdenim" bilincindeler, Müslümanlar "Ben Müslümanlardanım " şuurunda değiller.

"Ben Müslümanlardanım" ayeti, Müslümanları “mahalle takımı” kadar heyecanlandırmıyor!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.