Okuyucum dedi ki;

“Sen en azından buralara gelmek suretiyle destek, moral veriyorsun.

Eskiden sizin gibilerden çoktu…

Şimdi…

Kudüs’e nargile salonlarından, okey masalarından sahip çıkanları (!) görüyoruz!..

‘Salon aydınları’nı görüyoruz!..”

Okuyucumuzun dediklerine yazının ilerleyen bölümlerinde geliriz…

Şimdi..

“Eylem zamanı!”

O rezil teşebbüse…

“Kudüs’ümüzü İsrail’e Başkent Yapma” teşebbüsüne tepkiler çığ gibi.

Memleketin dört bir yanında “protesto” eylemleri yapılıyor…

Bunlardan biri de, Hacı Bayram Veli Camii’nin Avlusu’nda gerçekleştirildi.

Sivil toplum örgütü yöneticilerinin coşkun konuşmaları eşliğinde “TEKBİR”ler getirildi,  sloganlar atıldı.

Buna asla izin verilmeyeceği, her Müslüman’ın kanının son damlasına, maddi varlığının son kuruşuna kadar “karşı çıkacağı” söylendi.

Benzeri görüntüler…

“Dindar Camia”da gazetecilik yapmaya başlamamın üzerinden yaklaşık 30 sene geçti.

Öncesinde başka yerlerdeydim, başka fikirlerde ya da fikirsizliklerde…

Yaklaşık otuz yıldır buralardayım ve otuz yıldır bu tür eylemlere katılmakta, şahitlik etmekte,  gördüklerimi yazmaktayım…

İslam düşmanlarının her sarsıcı, yıkıcı adımından sonra, ağırlıklı olarak cami avlularında bu tür eylemler yapılır, her eylem özellikle “bünyeden” medya organlarında haber olur, bunlar bir süre konuşulur…

Memur Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın’ın “burada” ifade ettiği gibi…

Gündem değişir…

Ve…

Günün birinde unutulur!..

Sonra…

Yapan yaptığı ile kalır!..

Bize kalan ise, verip verip tutmadığımız sözler olur!..

Mesela…

Hacı Bayram Veli Camii Avlusu’ndaki eylemin sonunda, “Allah’ın huzurunda söz veriyor musunuz?” dendi ve hepimizden üçer kere söz alındı:

“Kanımızın son damlasına, elimizdekinin son kuruşuna kadar Filistin’in düşman işgalinden kurtarılması için sarf edeceğimize!..”

-Söz veriyoruz!

-Söz veriyoruz!..

-Söz veriyoruz!..

Sözler birikti, nice söz, nice eylem!..

Bir de “boykot” çağrıları var…

“Siyonist markalarını almayın!” çağrıları!..

Markalar sıralanmış; şu deterjan, bu meşrubat markası filan…

“Ey Müslüman, bu ürünlere para verme!”

Hadi bakalım;

Biri de yazmış:

“Ey Yerli ve Milli Medya, bu ürünlerin ilânlarını alma!”

Öte yandan…

“Sosyal paylaşım siteleri”  de büyük ölçüde Siyonistlerin!..

Siyonist markalara, Siyonist markaları üzerinden “boykot” çağrıları yapıyoruz!..

Ne acı bir vaziyet!..

“Twitter”ın “Yerli ve Milli” olanını kurma teşebbüsleri gerçekleştirilmiş ama ilgi olmamış, tutmamış..

Siyonizm’in “bilimsel bilgi ve marka üretimi”ne mahkûm durumdayız yani!..

Onları protesto ederken bile onlara para kazandırıyoruz!..

Öte yandan;

Siyonist markalar çıkartıldığında geriye pek bir şey kalmıyor, varsa da biz bilmiyoruz!..

Durumlar parlak değil…

Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde “fırtınalı okyanusta tekne yüzdürmeye çalışan” ülke durumunda!..

İslam ülkelerinin temsilcileri İstanbul’da bir araya gelecekmiş, bu son derece önemliymiş, çok sert ve de etkili mesajlar verilecekmiş...

Bunlara bel bağlayamayız.

Görünen bu, olan bu, elimizdeki bu…

“Dünya gerçekten de 5’ten büyük” olacaksa…

Türkiye dışındaki halkı Müslüman devletlerin  yönetimleri de “milli irade”ye dayanacaksa…

Bunu ya Türkiye yapacak ya da Türkiye yapacak!..

Peki ama nasıl?..

Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “cam filmi” çapındaki meselelerle bile uğraşmak zorunda kalmasından da  anlaşılıyor ki…

Yük, Sayın Erdoğan ile birlikte, milyonlarca “isimsiz” vatan evlâdının omuzlarında!..

Kimse kimseden ilgi beklemeyecek, iltifat beklemeyecek…

Herkes, “görev” beklemeksizin üzerine düşeni yapacak!..

Hepimiz üstlendiğimiz göreve saygı duyacağız!..

Sorumluluğunu aldığımız emanete sahip çıkacağız!..

Bunun için de…

Ne gerekiyorsa onu yapacağız!..

Destek ise destek, ikaz ise ikaz!..

TRT’deki Payitaht Abdülhamit filminin “bu haftaki” bölümünde, “Cihan Padişahı”nın söyledikleri son derece dikkat çekiciydi:

 Resûlullah (S.A.V.) ‘Yüzünüze karşı övenlerin yüzlerine toprak serpiniz!’ buyuruyor!.. Sizi hep övenden yüz çevirin!

Biz, ‘överek’ yanlarına çekmek isteyenlerle değil, Hakk’a çekmek için ‘ikaz edenlerle’ birlikte yürürüz!”

Yani…

“Yalakalık” haramdır!..

“Goygoyculuk” haramdır!..

Nokta!..

Öte yandan…

İslâm, bizim “bilmeden, düşünmeden kabullenmemizi” istemiyor!..

Aksine..

Hemen kabullenmeyen, araştıran, bilgiyi arayan, akleden “kullar” olmamızı emrediyor!..

 “Batı’nın ürettiği” bilgiyi esas alan gayri milli eğitim modelleriyle büyütülmüş,  yanlış ‘Din’ anlayışının etkisinde kalmış…

 “Kitaba uymaya değil de kitabına uydurmaya” yönlendirilmiş “bireyler”

Ya da “uyuşturulmuş” bireyler!..

Hele bir de, “Bağımlı hale geldikleri konforu kaybetmemek için kişiliklerinden taviz vermeye hazır hale getirilmiş sonradan görme” bireylerden bahsediyorsak...

Bunlar, bir de “kalem” sahibi iseler…

Bırakın “faydalı” olmayı, etkileme imkânına sahip “bireyler” olarak toplumları “yanlışa” sürükleyebilirler!..

Kendi çıkarlarını, “umumun çıkarları” olarak sunabilir…

Birgün “çıkarlarına” geldiği için desteklediklerini, bir başka gün “çıkarları”na öylesi geldiği için terk edebilir…

Hatta, sırttan hançerleyebilirler!..

Hacı Bayram Velî Camii avlusundaki eylemciler dağılmaktayken…

Bir köşede, öyle, tefekküre dalmıştım ki…

Yanıma gelen ve dürterek “uyandıran” okuyucum bunları hatırlattı…

Dedi ki,

“Sen en azından buralara gelmek suretiyle destek, moral veriyorsun.

Eskiden sizin gibilerden çoktu…

Şimdi…

Kudüs’e nargile salonlarından, okey masalarından sahip çıkanları (!) görüyoruz!..

“Salon aydınları’nı görüyoruz!..

Bir de, ‘ayıp olmasın’ nev’inden, içinde “bol övgülerin” de yer aldığı birkaç yazı, birkaç kelâm!..”

 -Hadi bana Eyvallah!

Giderken okuyucum..

Birlikte çay içmeyi teklif ettim…

“Daha fazla geç kalmayalım” diye iç çekti:

“Patron…

Kudüs eylemi dinlemez, çeker fişimizi!”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624