Memduh Cumhur, günümüzün Yahya Kemal’i gibiydi. Hakikaten şiirindeki edâ, üslup, ahenk ve tema bir çok yönden Aziz İstanbul şairini andırıyordu. Zaten ikisi de “Evlad-ı Fatihan”dı.

                    

Ramazan Sohbetleri’nin aranan isimlerinden biriydi Memduh Cumhur. İşte 33. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’nda yapılan bir Ramazan sohbetinden kalan hatıra fotoğrafı…

Kültür ve sanat dünyamızın mümtaz şahsiyetlerinden Memduh Cumhur, ebedi hayata göç etti. Aruz veznini en iyi kullanan bir şair olan Cumhur, kültür sohbetlerinin aranan isimlerinden birisiydi.

Mehmet Nuri Yardım

GEÇENakşam misafirlikteydim. Arayan Fırat Kızıltuğ hocamdı. “Yardım, haberin var mı? Memduh Cumhur’un vefat ettiği haberi haberi dolaşıyor internette...” dedi. Şaşırdım, “Yok hocam, haberim yok, inşallah doğru değildir, ama sorayım.” Merak içindeydi. Az sonra telefonumdaki numarasını aradım Memduh Bey’in. Bir hanımefendi açtı. Yakınıymış. Sordum, haberi doğruladı: “Maalesef Memduh Beyi bu akşam kaybettik.”

Ölüm haberi tez ulaşır derler ya, doğrudur. O akşam sosyal medyada herkes hüznünü, kederini satırlara dökmüş, Memduh Beyin bir fotoğrafıyla birlikte o satırlar bir duygu seline dönmüştü. Mü’minin vefat haberi alınınca söylenen söz, “İnna lillah ve inna ileyhi râciun.”dur. Ondan geldik, O’na döneceğiz. İyi bir şair olan, aruzu da en iyi kullanan şairimiz’in bir rubâîsini hatırladım:

“Cânandan uzak kimseyi cân eylemedik.

Serden geçerek sırrı ayân eylemedik.

Her ân yeni bir şevk ile sevdâya düşüp;

Âşık yaşadık, ömrü ziyân eylemedik.”

Şairimiz, Tuna’yla Hasbıhal kitabındaki bu şiirini Fuad Bayramoğlu’na ithaf etmişti.

Bosna Hersek göçmeniydi

Memduh Cumhur, 25 Ocak 1947 tarihinde İnegöl Bursa’da Bosna Hersek göçmeni bir ailede doğdu.İlk ve Orta eğitimini İnegöl’de, lise tahsilini İstanbul Haydarpaşa ve Bursa Erkek Lisesi’nde tamamladı. 1965’de İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ndeokurken bir yıl sonra İstanbul Radyosu’nda ses sanatkârı olarak çalışmaya başladı. 1976 da TRT’den istifa ettikden sonra serbest eczacı olarak hayatını devam ettiriyordu. Araştırma yazıları Hareket ile Musıki ve Nota dergilerinde şiirleri ise Kubbealtı Akademi Mecmuası, Türk Edebiyatı ve Yüzakı dergilerinde neşredildi.

Aruz’u iyi bilirdi

         Memduh Cumhur çok iyi bir şairdi. Aruzu mükemmel kullanıyordu. Şiirlerinden meydana gelen Tuna’yla Hasbıhal kitabının İstanbul Fetih Cemiyeti’nde yayımlanması için yardımcı olmuştum. Kapağını Aydın Yüksel’in süslediği eser, 2012 yılında kültür hayatımıza kazandırılmıştı. Cemiyetin Yahya Kemal’in şiirlerinden sonra neşrettiği şiir kitabı olmuştu. Buna çok sevinmiştim. Zira Memduh Cumhur’u günümüzün Yahya Kemal’i görüyordum. Hakikaten şiirindeki eda, üslup, ahenk ve tema bir çok yönden Aziz İstanbul şairini andırıyordu. Zaten ikisi de “Evlad-ı Fatihan”dı. Üsküdar’a geçmişsem fırsat bulur Selmanı Pâk Caddesi’ndeki ‘Selman Eczanesi’ne uğrayıp kendisine selam vermeyi severdim. Acil bir işim yoksa bırakmaz, kısa süreli sohbet ederdik. O sınırlı sohbette bile bilgi ve birikimini gösterir, genelde o günün hatırasına bilgisayardan yeni yazdığı hususi bir şiirini verirdi. O şiirlerden kaç tane aldım bugüne kadar hatırlamıyorum. Ama onları gözüm gibi saklıyorum.

         Bir gönül insanıydı

FOTO: 13

Resimaltı

Memduh Cumhur, çok sevdiği dostlarındanAhmet YükselÖzemre veNiyazi Sayın ile birlikte

Kubbealtı Akademi Mecmuası’nın Yazıişleri Müdürlüğünü yaptığım 15 yıl boyunca şiirlerini neşretmeyi çok isterdim. Bir çok şiiri ve rubaisi yayımlandı. Sonra bunlar kitaplaştı. Toplantılarda onu dinlemek ayrı bir keyifti. Bundan dolayı yaklaşık on civarında toplantıya davet etmiştim. Hatıralarını anlatırdı. Kültür sanat dünyasında yakından tanıdığı, dostluk kurduğu ve yarenlik ettiği isimler arasında Cemil Meriç, Münevver Ayaşlı, Ahmed Yüksel Özemre, Cinuçen  Tanrıkorur ve Niyazi Sayın da vardı. Tanrıkorur, bazı şiirlerini bestelemişti Cumhur’un. Ama bunların dışında tanıdığı bir çok musikişinas, şair, yazar, mütefekkir, mutasavvıf ve gönül insanından da bahsederdi. Son olarak görüştüğümüzde Bâbıâli Enderun Sohbetleri’ne kendisini davet etmiş, geleceğini söylemişti. Bir çok mahfile gider, sohbetlerde bulunurdu. Esasen onun eczanesi de bir bakıma edebiyat, fikir, kültür ve sanat mekânıydı.

Tarihi, mısralara döktü

Memduh Cumhur, üstadı Yahya Kemal gibi tarihten besleniyordu. Ve muhteşem mazimizi şiirlerine yansıtıyordu. Tuna’yla Hasbıhal baştan sona bu tür şiirlerle doludur. Memduh Bey daha hece ölçüsünün bile doğru-düzgün kullanılamadığı bu fetret devrinde aruz vezni ile birbirinden güzel rubailer, gazeller yazıyor. Şiir kitabı yayımlamadığı için geniş çevreler onu tanımazdı. Ama şiirden anlayan, edebiyat zevki olanlar onu ve dükkânını bilirdi. Burası bir akademi gibiydi. Edebiyatçılar, tarihçiler, profesörler, meşhur yazarlar buraya akın ediyor. Edebiyat, sanat, tarih, sohbetlerinden her gelen istifade ediyordu.

Şiirlerinde “Ak tolgalı beylerbeyi”ni rüyasında görüyor, mısralarında Belgrat, Budin, Uvyar'ı anlatıyor, eski fetih çağlarından, ecdadımızdan bahsediyordu.

         Yaklaşık iki hafta önceydi, yine eczanenin önünden geçerken dükkâna baktım, yoktu eşi hanımefendiye selam verdim ve şairimize selam yolladım. Merhum şairimiz dost meclislerinde şiirlerini ezbere okur, şiirlerinin yazılış hikâyelerini anlatırdı. Bir gün birsohbet esnasında konu ölümden açılmıştı. Çok sevdiği annesinin ölümünü anlattıktan sonra yazdığı şu kıtayı okumuştu:

 “Her şey dönermiş aslına âlemde neyleyim,

Hak sırrı her nefesdeki yâ Hak'da gizlidir.

Artık cihanda rahmet olan anne şefkati;

Bir servi gölgesindeki toprakda gizlidir.”

Altunizade Kültür Merkezi’nde hakkında düzenlediğimiz toplantıya dostları da katılmıştı. Orada konuşmacıların ortak kanaati, “Memduh Cumhur gizli bir hazinedir.” olduğuydu.

Serhat Duası’ndaki edâ

Memduh Cumhur Bey, “Üsküdar yârânı”ndandı, Üsküdar’ın hiç sönmeyen “dost ışığı”ydı. “Serhat Duası” şiiri şöyle:

Yetim şehirlerimiz Sofya Bosna nazlı Budin

Zafer sevinci yaşar her taşında kaç yiğidin.

Ağırlaşan sisin ardında eski günlerimiz

Akıncı cedleri şenlendiren düğünlerimiz

***

Meriç'de Tunca'da sevdâlı türküler akmış;

Bizim iken Tuna bir başka türlü berrakmış.

Şerefli hatıramız hür yaşardı Niğbolu'da

Bizimle hürdü,esen yel de hür,yağan dolu da

***

Bir uhrevî sesin âhengi ufku dolduruyor,

Mohaç'da can veren erler niyaz edip duruyor,

Şehidlerin ebedî uykusunda son emeli,

Bütün ufuklar ezan sesleriyle inlemeli.

***

Murâdımız bu ezanlardan âşikâr olsun

Bu beldeler yine Yârab bizim diyâr olsun.

Evliliğini yazmıştı

İki gün önce, 12 Ocak 2018 tarihinde facebook’taki sayfasında güzel bir resimle şu satırlarını okumuştum en son:Evliliğimizin 39.senesi.Kırkıncı seneye girerken huzurlarında olduğumuz üç aziz şahsiyeti rahmet ve hasretle anıyorum.Muzaffer Özak Safer Dal ve Nuri Karahöyüklü önünde dînî nikâh akdimiz. Memduh Cumhur. 12.1.2018” Diğer dostlar gibi ben de kutlamıştım.

        

Dostuna yazdığı rubâi

Memduh Cumhur mümtaz şairlerimizdendi. Az ve öz yazıyor, aruz vezniyle mükemmel eserler veriyordu. Dostu Sermet Sâmi Uysal’a ithaf ettiği bir ‘Rubâî’sini okuyalım:

“Sevdâ yolunun geçtiği yerden geçeriz,

Mecnun gibi neşveden, kederden geçeriz.

Aşk nağmesinin şevkıne düştükçe gönül;

Tâ haşredek âlemde nelerden geçeriz.”

Ebedi aleme uğurlanıyor

Şairimiz bugün Üsküdar’da ebedî âleme uğurlanıyor. Şakirin Camii’nde öğleden sonra kılınacak cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarmlığı’nda toprağa verilecek.

Biz de buradan bir kıt’asıyla uğurlayalım:

Aslında bir bakışdan ibâretmiş ömrümüz,

Ardında yaşlı gözlere seyran olan sızı.

Sevgiyle başlayan yola düşmekle rûhumuz,

Toprakla söyleşir ebedî mâcerâmızı…”

        

Güzel bir ömür sürdü ve hoş bir sada bıraktı şairimiz. Memduh Cumhur’a Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun. Ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve kültür sanat dünyamıza başsağlığı ve sabırlar diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MUSTAFA UZUN 2018-01-15 17:33:53

nurİ bey kardeşİm kalemİne sağlik. memduh cumhur gibi bizim neslin hakikaten önde gelenlerinden bir sanatkar için yazılması gerekenleri en erken ve özlü biçimde yazmışsınız. ben de fırsat bulunca hepimizin yetiştiği milliyetçiler derneği hatıralarımı yazmak isterim. bu arada rahmetli nuri karahöyüklü höyüklü hocamızı da memduh ağabeyin anması dolayısıyla sizin de zikretmeniz bana yetmişli yılların başında fatih tiyatrosunda icra ettiğimiz ayini şerifte karahöyüklü hocamızın hz. mevlâna, benim ise mevlevî ayini hakkında bilgi veren konuşmalarımızın akabine memduh cumhurun o davûdî sesiyle na't-i mevlâna okumasını hatırlattı. "geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer" bu olsa gerek. bütün geçmişlerimiz için rahmet niyazıyla selam ve muhabbetler...

banner624