İnsan iki unsurdan yaratılmıştır. Biri fizik, diğeri metafizik. Başka bir deyimle biri beden biri ruh. Bedenin gıdası nasıl ki maddi gıdalardır, ruhun gıdası da manevi gıdalardır. Bedenin gıdası kesildiğinde nasıl ki beden zayıflar, hastalanır ve derken ölüme giderse, ruh da öyledir.

İşte ruhun gıdası; iman, takva ve her türlü salih amellerdir. Bu kabilden olarak, nesillerimizin Kur'an ile irtibatlarının devamı, nesillerimizin devamı demektir. Batıdan bakınca bu durum çok daha net olarak görülmektedir. Nesillerimizin bizim nesillerimiz olarak devam etmeleri, Kur'an eğitimi ve İslam terbiyesiyle mümkündür.

Batasıca batı, insanın ruhunu besleyen tüm kanalları imha etmiş. İnsan, insan olmaktan çıkıp birer robota dönüşmüş adeta. Bizim batıdaki insanlarımızın da büyük bir kısmı aynı duruma gelmiştir. Böyle giderse kendisi çoktan ölmüş olan batı, tüm insanlığı da ruhen ölüm felaketine sürükleyecektir. İfsat ve bozgunculuğu yayan teknolojik vasıtaların altın çağını yaşıyor olması da bu tehlikeyi binler katı büyütmektedir. Dolayısıyla bu tehlikenin farkında olup hep beraber bir şeyler yapmak zorundayız.

Söz buraya gelmişken üzülerek ifade edelim ki büyük şehirler başta olmak üzere insanımızın neredeyse hepsi toplu ulaşım araçlarında çok ciddi zaman israfı yapmaktadırlar. Tabi TV internet, cep telefonu ve bilgisayarlalar önünde heba olan zamanlarımız çok çok daha fazla. Bu asrın insanı birçok şeyi katletmektedir. Ama en çok zaman katilidir.

Bir zamanlar, Ezher’e okumaya giden nice kardeşlerimizin anlattığına göre, hem de Hüsnü döneminde gençlerin, sosyal medya yerine zamanlarını Kuran okuma ve ezberlerini tekrarlamayla değerlendirme oranı, % 85 idi. Bu durum birçok İslam ülkesinde de böyleydi. İslam’ın ve insanlığın düşmanı olan karanlık odaklar, hayır ve iyiliğin kaynağı olan Kur’an’a savaş açtılar.

Takriben on beş yıl öce bir makale okudum. Mısır ve benzeri ülkelerde gençlerin boş vakitlerini Kur’an la değerlendirmeleri o kadar yoğun ki CIA ve MOSSAD gibi şer odakları, bu İslam gençliğinin Kur’an’a aşinalığını, işgal ve sömürülerinin geleceği için tehlike olarak görüyorlar. Ve genliğin Kur’an yönelişini durdurmak için plan ve projeler üretmeye çalışmaktadırlar. Evet, İslam düşmanlarını, ne olduğu hala da net olmayan silahlı örgütler değil, Kur ‘anlı izanlı gençlik yetiştiren cemaatler korkutuyor.

Her Müslüman cebinde veya el çantasında küçük bir Mushaf veya kitap bulundurmalı ve müsait olduğu beş dakikasını dahi boş geçirmemeli. Otobüste, metroda yolculuk yaparken, durakta beklerken okuyabiliriz. Hatta yolda yürürken, tarlada fabrikada çalışırken dahi ezber tekrarıyla zamanı değerlendirmek mümkün… Böylece hem ibadet etmiş, hem ezberlerimizi pekiştirmiş oluruz, hem de nice yerlerde gözlerimizi ve zihnimizi haramdan korumuş oluruz.

Özellikle okulların tatil olduğu dönemlerde anaokulunda üniversiteye varıncaya kadar neslimizin hayat kitapları olan Kur’an’ı öğrenmeleri için daha çok gayret edelim. Malumdur ki çocuklarımız okul döneminde maalesef temel dini bilgi ve eğitiminden mahrum kalmaktadırlar. Bari tatil dönemini bu konuda yeterince değerlendirelim.

Unutmayalım ki çocuklarımız yarınlarımızdır. Yarınlarımızın aydınlık, huzurlu ve güvenli, ahretimizin de kurtuluş ve saadet olmasını istiyorsak neslimizi hem maddi hem manevi donanımla donatmak zorundayız. Okul, internet, TV vs. kitle iletişim organları, çevre ve etkileyici faktörlerin onları ne denli olumsuz etkilediğini uzun uzun anlatmaya gerek yok sanırım. Geriye bizim şahsi, ailevi gayretlerimiz, STK girişimleri vb. mütevazı çalışmalarla onlar için bir şeyler yapmamız kalıyor.

Evimiz fabrikamız yansa, ticaretimizde iflas etsek, servetimiz deprem, sel vb. bir felaketle yok olsa telafisi var. Arabamız devrilip hurdaya çıksa bir yenisini alabiliriz ama çocuğumuz haktan batıla devrilse, alkol, uyuşturucu veya dinsizliğe müptela olsa geri dönüşü yok dostlar. O zaman ne kadar dizimizi dövsek te fayda vermez. Yoksa siz ben farklıyım benim çocuğum öyle olmaz mı diyenlerdensiniz? Yanılıyorsunuz, hem de çok…

“Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür” (İsra 17/9)
“Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifa ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur’an) geldi.” (Yunus 10/57)
“Sizin en hayırlınız kuranı öğrenen ve öğretendir” (Buhârî, Fezâilü’l–Kur’an 21, Riyazus salihin H no= 995) Selam… Dua…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624