Zor bir dönemden geçen ülkemizde böyle bir başlıkla makale yazmak zorunda kaldım. Dostlar herkes kendine bakarak yazdıklarımı okursa, belki önce kendine sonrada eşine dostuna ülkesine faydalı olabilir. Merhum Akif’in işleri dinimiz gibi diyerek, atıfta bulunduğu batının bu yönünü taklit etmemiz gerekiyor. Yoksa her türlü işimiz nerede ise onların dini gibi olmaya devam edecek.

Neresinden bakarsanız bakınız pek fark etmiyor. Mesela trafikteki tutum ve davranışımız. Ne kural var nede kanun. Kural ve kanun dışı davranmak bir norm halini almış. Şerit ihlali artık kanıksanmış ve uymayanlar yadırganıyor. Hele emniyet şeritleri. Amacı dışında kullanımda birinciliği kimseye kaptırmayacak gibi.

Uyanıklıkta öyle akla hayale gelmez cinliklerimiz var ki, şeytanın aklına gelmez.

Dostlar aynalara bakmak gerekiyor. Hem de öyle bir bakış olsun ki, içimizdeki kirleri fitne ve fücurları kaç paralık adamlar olduğumuzu göstersin. Hem de tüm çıplaklığı ile göstersin ki, çoktandır kaybettiğimiz utanma duyularımızı canlandırsın.

Böyle hamaset edebiyatları ile birbirimizi aldatmaya devam edersek bir süre sonra kendimizi bile kandıramaz olacağız.

Kendimizi kandırmadan, önce evlerimizin önünü temizleyerek işe başlar ve eşe dosta örnek olabilirsek bir umut olabiliriz. Ben yaptım oldu kolaycılığından tez vaz geçerek, eşrefi mahluklara yaradan aşkına hak ettikleri gibi davranalım.

Çiğnenen her kural bir süre sonra kuralsızlık kuralı olarak normal karşılanmaya başlar. Bu yolu açmadığımız gibi açanları da nezaket kuralları içerisinde uyaralım. Gerçi insanlarımız bu tür tenkitlere ve eleştirilere açık değil ama olsun.

Biz düzeltmeye kendimizden başlarsak daha etkili olur ve tutum ve davranışlarımız halka halka yayılır. Toplumumuzda bu tür davranış kalıpları enayilik olarak görülmeye devam etse bile her onurlu davranışımızın bıraktığı iz bir süre sonra yol olarak bizden sonraki neslin kurtuluşuna vesile olabilir.

Trafikte, metroda, hastanede, postanede nerede olursak olalım. Önce insan olduğumuzu hatırlamalı ve karşımızdakilerinde hemcinsimiz olduğunu unutmayalım. Basit bir tebessümle ve sadece beden dilini kullanarak bile birçok olumlu mesafeleri kat etmek mümkün.

Bu yönümüzün rahmetinden olsa gerek Resulüllah efendimiz selamı yaymamızı öğütlüyor. Selam vermenin öncüsü olmamızı tavsiye ediyor. Birbirimizi sevmedikçe cenneti hak etmeyeceğimiz gibi bir tehditte boşuna değil elbet.

Acillik aciller

Sık tekrar eder dururum. Bundan dolayı da sık tenkide uğrarım. Hükumetimizin sağlık sisteminde yaptığı devrimlerle bu günlere geldiğimiz elbette doğru. Ancak başka bir doğru daha var. Sağlık sistemi bu hali ile devam ederse bu hükumeti götürecek gibi.

Sözümü yabana atma kolaycıları, yazdıklarımı test etmek için illa hasta olmayı veya yakınlarınızın hasta olmasını beklemeyin. Geçenlerde gazetemizin genel yayın yönetmeni Serdar kardeşimizin hastanede yaşadığı olumsuzluklarla ilgili aktardıkları kulaklarımıza küpe olsun. Bakanlığımızın ilgili kurumları daha önceler defalarca yazdığım benzer makalelerimi ciddiye almamaya yeminli değilseniz lütfen bu satırları ciddiye alın.

Sadece aciller sos vermiyor. Sistem teknolojinin de yardımı ile nicelik olarak mükemmel görünmeye devam etse de, niteliklilik konusunda aynı görüntüden eser yok. Sağlık bakanlığının rakamlarla yayınladığı istatistiklerde not ortalamamız çok yükseklerde ve hatta dünyada lider konumdayız. Gerçekler ise sanki pudralanmış ölü misali bir durum desem abartı olmaz. İnsan faktörü ruhu bedeni ve samimiyeti ile garnitür olmayı beceremediği sürece bu çöküş bir yerde başımızı leh taşına değdirmeden tedbir alalım.

Aile hekimlerimizi sistemin birinci basamağında muhkem hale getirerek işe başlamak başlangıçta hükumetimize bir miktar oy kaybına sebep olsa bile kısa sürede bu kaybın telafisi ile artıya geçmek mümkün .

Acilleri yolgeçen hanı gibi kullananları teknolojinin yardımı ile tespit edip, kullanım kolaylığının önü engellenmeli. Hekim ve diğer sağlık personeli eften püften sebeplerle zaten zor olan çalışma koşullarında daha fazla yıpratılmayacak moral ve motivasyona yönelik projelerle desteklemek gerekiyor.

Sağlık hizmeti sunan hekim dışı geniş bir güruh var. Bunların yemediği herze de yok nerede ise. Her şeyin en iyisini yaptığını iddia eden bu güruha yönelik ciddi bir eradikasyon gerekiyor. Cahil cesareti ile çok cesur davranan bu kesim, mevcut sağlık sisteminden sonuç elde edememiş çaresiz insanlara öyle çareler satıyor ki, inanmamak mümkün değil.

denetlemede bakanlığımızın ilgili kurumları gün sektirmiyor. Maşallah çokta heyecanlılar. Her türlü ayrıntı dikkate alınıyor ve titiz davranarak kılı kırk yarıyorlar. Bu hassas ve titiz duruşun yüz binde birini mucize satan ehliyetten liyakatten yoksun sağlık satan sağlıksız kuruluşlara gösterse ne iyi olur. İşini kanunlara ve kurallara uygun olarak yapan biz hekimlerin bu kadar sıkı gözetim altında tutulması bile manevi bir işkence olarak bizleri rahatsız ediyor. Bu olumsuz duygularımı açıklıkla ifade etmek istiyorum.

Hastalarımıza da bir çift sözüm var. Ehil olmayan ellerden beklediğiniz şifa ecelinize sebep olabilir. Şifanın tek sahibi olan Yüce Rabbimizin verdiği akıl nimetini böyle durumlarda kullanarak şifa arayalım. Sağlık ve mutluluk dileklerimle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-02-02 19:45:08

Biz insanlar sürekli eleştiriler yaparız, Halbuki değişime önce kendimizden başlamalıyız. İnşAllah basarabilirim

banner623

banner624