1439. Hicri yılın Ramazan-ı Şerifi geldi çattı. Bizleri başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennem azabından kurtuluş olarak ifade edilen bu mübarek zaman dilimine ulaştıran ve kendi rızasına uygun olarak Ramazan'ı, Kadir Gecesi'ni ve Bayram-ı Şerif'i idrak edenlerden eyleyen Allah'ımıza hamd olsun.

Ramazan neş’esini yaşamayı beklerken, Siyonist katiller Gazze sınırında masum ve mazlum Filistinli kardeşlerimizi hunharca hedef aldı, aynı gün ABD de, ahlaksız, haksız ve hukuksuz biçimde, tüm dünya kamuoyunun hilafına büyükelçiliğini Kudüs’e taşıdı. Zalimler, adeta büyükelçiliğin taşınması onuruna, aralarında bebek, çocuk, engelli ve kadınların da bulunduğu; yüze yakın kardeşimizi şehid ettiler, 3 bin masumu yaraladılar. Çok şükür artık mazlumlar ve Müslümanlar sahipsiz değil. Bu katliamın olduğu esnada Birleşik Krallık’ta resmi ziyarette olan Cumhurbaşkanımız hemen Londra’dan ses verdi ve katillere karşı Hakkı haykırdı. Hepimizin yüreğine su serpen ilk kararları ilan etti, dünya kamuoyunu ve uluslararası örgüt ve mekanizmaları göreve davet etti.

Tarihçiler, siyasi analizciler ve gazeteciler 2018 / 1439 yılının Ramazan ayını tarihin en kritik kilometre taşlarının döşendiği, stratejik kararların alındığı ve insanlığın ve elbette Müslümanların geleceğini etkileyen çok önemli olayların gerçekleşmeye başladığı bir zaman aralığı olarak kaydedecekler.

Miracın durağı Mescid-i Aksa'yı kalbinde taşıyan Filistin'imizin, özellikle Gazze’mizin yaşadığı zulüm fırtınası bu günlerde tarihinin en şiddetli halini aldı. Tüm bu olup bitenlere karşı çağdaş Batı!, sessiz, hatta destekçi; ümmet çaresiz ve seyirci. Oysa Mescid-i Aksa ve genel olarak Filistin bizim en önemli kıymet ve kutsallarımızdan birisi. Mescidi Aksa aynı zamanda Yüce Allah'ın yeryüzündeki ilâhi âyetlerinden bir âyettir. Çünkü İsrâ suresinin birinci âyetinde şöyle buyurulmaktadır:

"Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir." Burada dikkat edilirse, Resulullah (s.a.s.)'ın Mescidi Haram'dan Mescidi Aksa'ya yürütülmesinin sebebiyle ilgili olarak "kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için" denmektedir. Allah dileseydi Resulullah (s.a.s.)'ı Mescidi Haram'dan da miraca yükseltebilirdi. Ancak kendisine birtakım ilâhi âyetlerin gösterilmesi amacıyla önce Mescidi Aksa'ya getirilmiş ve oradan miraca yükseltilmiştir. Demek ki, burası da Allah'ın yeryüzündeki ilâhi âyetlerinden bir âyettir. Dolayısıyla buraya asıl sahip çıkmaları gerekenler Müslümanlardır.

Filistin diyarının mübarek kılındığına dair de ayrıca hadisler bulunmaktadır. Bunlardan birinde şöyle buyurulur: "Allah, Ariş ile Fırat arasını mübarek (bereketli) kılmış ve özellikle Filistin'i mukaddes kılmıştır."

Resulullah (s.a.s)'ın câriyesi Meymune (r. anhâ): "Ey Resulullah! Bize Mescidi Aksa hakkındaki hükmün ne olduğunu bildir" dedi. Resulullah (s.a.s.) da şöyle buyurdu: "Oraya (Mescidi Aksa'ya) gidin ve içinde namaz kılın." -Hadisin râvisi dedi ki: "O zaman burası Dâru'l-Harb'di (yani Müslüman olmayanların hâkimiyeti altındaydı)."- (Resulullah (s.a.s) sözlerine daha sonra şöyle devam etti): "Eğer oraya gidemez ve içinde namaz kılamazsanız kandillerinde yakılmak üzere oraya zeytinyağı gönderin."

Mescid-i Aksamızın bulunduğu topraklar yanıyor, bizler ise bırakın bu yangını söndürmeyi, O'nun kandillerinde yakılmak üzere zeytinyağı bile götürmekten aciziz.

Şimdi, Mescid-i Aksa'nın nöbetini tutan, muhafızlığını yapan yiğit Filistinli kardeşlerimiz üçüncü ve inşallah son İNTİFADA'yı başlattılar. Bu İNTİFADA'nın artık yerel ve bölgesel olmaktan çıkıp küresel çapa erişmesini diliyor ve öngörüyorum. Son katliamın hemen ardından Liderimizin çağrısı ile Yenikapı’da yapılan tarihi miting ve aynı gün olağanüstü biçimde toplanan İİT Zirvesi ve alınan tarihi kararlar büyük bir intifada ruhunun dirilişinin işaret fişekleri. 15 Temmuz ihanet kalkışmasının ardından, aziz ve asil milletimizin uluslararası çetelere ve onların içerideki hain uzantılarına karşı direniş ve birliğinin sembolü haline gelen Yenikapı ruhu, şimdi küresel bir İntifada Ruhu olarak tecessüm ediyor, vücut buluyor. Her geçen gün ümmet bilinçleniyor ve Müslüman olmayan merhamet, insaf ve vicdan sahibi insanlar bu haklı davaya daha fazla destek olmaya başlıyor. Bu yeni ruhun ortaya çıkışı, dünya barışı adına da büyük bir adım.

Bir Filistin Marşı'nda dinlemiştim. EL İNTİFADA MUSTEMİRRA*. Bu küresel hak arayışı ve ayaklanma, bu mübarek beldeler özgürleşinceye kadar sürecek. Selam olsun Kur'an ile, sapan ile direnen, Mescid-i Aksa nöbeti tutan sınırın arkasındaki gençlere ve çocuklara ki onların taşları roket gibidir, ve Hayber'i hatırlatır zalim, kan içici Siyonistlere. Kudüs'ün bu mağrur çocukları, bu beldeyi İslam'ın ve Kur'an'ın nuru ile aydınlatırken kendilerine küresel dostlar ve müttefikler de bulacaklar.

İKİ DOĞU ve İKİ BATI'NIN RABBİNE EMANET OLUNUZ...

* Mustemirra: devam edecek

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
muhammet yılmaz 2018-05-20 18:30:45

değerli kardeşim gönlüne diline kalemine sağlık yazını çok beğendim .Allaha emanet ol

banner624