Türk’ün Kürt’ün meselesi nedir? Kürt’ün meselesiyle Türk’ün meselesi arasında fark görmeye başladığımız anda problem yaşamaya başladık biz. Bizim sorunumuz ortak, tarihimiz ortak, kaderimiz ortak ve geleceğimiz ortak. Ve bu sorunu biz çözemediğimiz için başkaları çözüm adı altında plan ve fitneleriyle ortalığı karıştırmakta.

Emperyalist Haçlılar için Türk, Kürt, Arap, Boşnak, Arnavut, Afgan veya Çerkes olmanız hiç bir şey değiştirmiyor. Sadece son otuz yılda coğrafyamızda yaşadıklarımız bunu anlatmalıydı hepimize.

Onların “emrine boyun eğen olmakla, boyun eğmeyip hedefinde olmak” seçeneğinden başka yol bırakmadıklarını anlayamadık maalesef.

Artık boyun eğmeyi reddettiğimiz için kuşatma her yönden sürüyor ya zaten.

Bizi bizimle kırdırmaya kararlılar!

Bölgede yapılmak istenen referandum hamlesini bu çerçeveden değerlendiriyorum. Şayet, ciddi olarak Türkiye’nin bir plan dahilinde attığı adım dışında gelişiyorsa bu durum, emperyalizmin desteğiyle hepimiz için daha da sıkıntılı bir noktaya varabilir.

Bazıları  “her milletin devleti var, Kürdistan da Kürtlerin devleti olmalıdır” söylemiyle, meselenin idrakinde olmadığını farkedemiyor.

Mesele Kürtlerin bir devletinin olup olmaması değil ki, bu devletin kim için, kime rağmen ve kime karşı kurulmak istendiğidir.

Emperyalizmin devlet vaadi, Kürtlerin kara kaşını sevdikleri  için mi sanıyorsunuz?

Emperyalistler, Hilafeti kaldırıp son İslam Devleti Osmanlıyı yıktıktan sonra, çöl kumlarına çizerek oluşturdukları sınırlar, hiçbir kıymeti olmayan kurdukları devletler ve atadıkları iktidarlar eliyle bugünkü noktaya getirmedi mi İslam Dünyasını?

Mücadelenin temelinde bu zalim düzen ve bu düzeni kuran-sürdüren emperyalizm olması gerekirken  yeni bir kukla düzenin ihdas edilmesine sessiz mi kalalım?

Yıllarca laik faşist zihniyetin baskısı altında, Türküyle Kürdüyle zulüm gören  Anadolu insanı, son yıllarda bağımsızlık yolunda emperyalistlerin zincirlerini kırma mücadelesi vermeye başlamışken, dün emperyalizmin emrinde Anadolu insanına zulmeden zihniyetin attığı tohumların yeşertilmek istenmesine razı mı olmalıyız?

Asıl konuşulması gereken, yıllar boyunca süren  terörist saldırı, algı operasyonu ve  ajan- kukla örgütlerin –YPG- PKK’nın- bütün çabalarına rağmen bozamadıkları bin yıllık kardeşliği  bozabilecek  bir duruma karşı ne yapabiliriz olmalı. Balkanlar misalini iyi değerlendirmek gerek!

PKK, yıllarca Anadolu insanına zalimlik yapan laik faşist zihniyetlerin uygulamaları sonucu ortaya çıkmış ve  emperyalist devletler tarafından da çok iyi şekilde desteklenip kullanılan bir örgüttür. (Aynı şekilde Fetö de bu zihniyetin doğurduğu çocuktur.) Bu örgüt, terör faaliyetlerinin yanında  Anadolu’da İslami olarak en hassas millet olan Kürtlerin bu hassasiyetini yok etmek için yıllar boyunca her yolu denemiş ve maalesef bizdekilerin bir başka versiyonu olarak Laik ve faşist Kürt bir kesim ortaya çıkartmıştır. Şimdi de bu zihniyete devlet kurdurma peşindeler.

Zihniyet olarak İslama düşman, birliğe düşman, fiili veya ruhi olarak Batının güdümünde olan zihniyet (Türk veya Kürt  farketmez) asıl mücadele edilmesi gereken unsurdur.

Yapılmak istenen referendum, yaşanan hadiselerin tabii sonucudur. Aylardır Suriye sınırımızda PYD’ye silah sevkiyatı yapan ABD, PKK ve diğer unsurların muhafızlığını yapan İran- Irak ve bizim Müslüman Coğrafya ile olan ilişkilerimizi kesmek için her türlü operasyonu yapan Batı devletlerinin bu durumdan rahatsızmış gibi görünmeleri tamamen hikayedir.

Yıllarca elimizi kolumuzu bağladıkları için kendi politikamızı oluşturamayışımız, Kürtlerin de emperyalizmin devlet vaadine kanmaları sonucu bin yıldır bozamadıkları kardeşliğimizi bozmalarına izin vermemeliyiz.

Bir yandan Bağdat’ın şiileştirilmesi, diğer yandan Suriye hattından başlayarak Kuzey Irak’a uzanan devlet oluşturma çabaları ve içimizdeki hainler eliyle çektikleri operasyonlarla, bizi  bize kırdırarak bölgeyi dizayn etmeye çalışıyorlar.

Bu oyunu bozabilmek, Türk –Kürt-Arap vs. Müslümanlar olarak Anadolu ruhuna sarılarak ve Anadolu ferasetini kuşanarak gerçekleşir. Kürtleri emperyalistlerin kucağına iteklemek ne onlar için ne de bizim için fayda getirmez. Ve bunun sorumlusu da hepimiz oluruz.

Kendi sorunumuzu, inancımıza tarimize kardeşliğimize uygun bir şekilde biz çözemezsek, düşmanlarımız bize rağmen istedikleri şekilde kaşımaya devam edecek.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.