Kürdistan Bölgesel Yönetimi, tarihsel bir karar vererek Bağımsızlık Referandumu’na gidiyor bugün. (Tabi yazıyı kaleme aldığımda henüz referandumla ilgili kesin sözü söylememişti Sayın Barzani.)

Referandum propagandası sırasında Kürt yönetiminin kullandığı haritada ciddi anlamda sorun var. Haritada Türkiye, İran, Suriye ve Ermenistan’dan da topraklar bulunuyor. Yani Barzani yönetimi veya IKYB, Türkiye ve Ermenistan toprakları üzerindeki emellerini açıklıyor.

Kürt Bölgesel Yönetim, sadece seçim döneminde değil, kendi televizyonlarının tümünün haber bültenlerinde “hava durumu” bölümünde yayımladıkları harita da aynısı. Türkiye’den 25’in üzerinde il haritada yer alıyor. Yani Türkiye’nin üçte birinden fazlasını kapsıyor.

Bu haritada en çok merak ettiğim, kadim Hatay ile Artvin, Gümüşhane ne zaman Kürt toprağı olmuştu. Osmanlı İmparatorluğunun ortalarına kadar Artvin veya Gümüşhane’de mukim bir Kürt var mıydı?

Kürtleri ve Barzani’yi aşan bir harita ile karşı karşıyayız.

Bu harita bana Pakistan’ı çok andırıyor. Pakistan da oluşturulurken, bütün komşuları ile toprak sorunu olan bir devlet kuruldu.

Erbil, bu harita ile Türkiye toprakları üzerindeki emellerini açıkça beyan etmiştir.

Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin televizyonlarının yayımladığı ve seçim propagandasında kullandığı harita, Kürtlerin değil Amerika’nındır. Bu harita Rusya’yı ablukaya alma ve Çin’in önünü kesme haritasıdır.

Şöyle ki:

8-9 Temmuz 2016’da Varşova’da yapılan NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları toplantısında, ABD’nin Karadeniz’e NATO üssü kurma isteğine Türkiye çok kararlı bir şekilde karşı çıktı. Çünkü, ABD’nin girdiği her deniz, kan, fitne ve savaş kaynıyor. O toplantıdan bir hafta sonra Türkiye’de darbe girişiminin olması tesadüf müdür?

“Üst Akıl” olarak da adlandırılan küresel sermaye, Çin’in ekonomik ve siyasal olarak adım adım gelişmesine karşı ciddi tedbirler almaya başladı. İlk adım Tianenmen Meydanı operasyonuydu. Çünkü Çin, sosyalist ekonomiden çıkış olarak bir nevi “Komünist Kapitalizm” yöntemine geçti ve ülkesini yabancı sermayeye açtığını duyurdu. Giden sermaye ve piyasa birikimi, Çin’i 20 yılda dünyanın süper ekonomisi haline getirdi. Çin’in elindeki Dolar rezervi, ABD’yi 40 kere batırıp çıkarmaya yeter.

Diğer yandan Rusya’nın kendi “Enderun Ocağı”nda yetiştirdiği Putin’i Devletin başına getirdi. Putin, yerlerde sürünen Rus onurunu ayağa kaldırdı. Rusya’yı yeniden ihtişamlı ünlerine geri çevirdiği gibi gözünü Kuzey Avrupa ve Balkanlar’daki eski sömürgelerine dikti. Rusya ve Çin’in bu hızlı gelişimi “Üst Akıl”ı yeni tedbirler almaya yöneltti.

Çin, 200 milyar Dolar harcayarak kurmaya çalıştığı yeni İpek Yolu projesini baltalamaya çalıştı. Türkiye, Rusya, Kafkaslar, Pakistan ve Hindistan’daki bütün terör faaliyetlerine bu minvalden bakmak gerek. Afganistan’ın yeniden ateş fıçısına dönüşmesi de bunun bir sonucudur.

Küresel sisteme teslim olmayan en kritik siyasi lider olan Recep Tayyip Erdoğan’a karşı iç savaş ve askeri darbe dahil olmak üzere her türlü kirli oyunları sergilediler ancak başaramadılar.

İlginçtir İran, hemen bu “Üst Akıl” ile anlaştı. Bunun mükafatı olarak da Yılda Bir milyon otomobil ve otomotiv ürünlerinin AB’den İran’a girişine izin veren anlaşma imzaladı.

Üst Akıl’a ilk etapta direnen Barzani de maalesef teslim oldu. Referandum, sadece Sayın Barzani’nin değil, Barzani ailesinin de sonuna sebep olacak (Umarım ve dilerim ben yanılırım).

İpek Yolu’nun en tek ve en büyük aktarım istasyonu Ardahan’da kuruluyor. Günde 1 milyon ton yükün indirilip bindirilerek iki tarafa nakledilmesi sağlanacak şekilde tasarlanan bir istasyon. Ve dünyanın en güvenilir bölgesi. Şimdi Kuzey Irak yönetimi, bu ile talip.

Haritanın bir ucunda da Kara Deniz kıyıları var.

Kürdistan sınırlarının Kara Denize kadar uzatılmasının yegâne amaca, Rusya’yı Kara Deniz’e hapsetmektir. Kuzey Avrupa ve Balkan sınırlarına yığdığı askeri gücünü kırıp bu bölgeye çekmektir.

Aynı şekilde, İpek Yolu’nun en güvenilir bölgesi olan Ardahan Aktarma İstasyonu ve Türkiye’nin stabilizasyonunu bozmak.

Üst Akıl, aynı zamanda Barzani’nin can düşmanı olan PYD çetelerine de referandum yaptırdı.

Böylece Irak Bölgesel Kürt Yönetimi bağımsızlığını kazansa bile başına her an bela olan bir başka Kürt yönetimi olacak. Şaşırmayın, Kuzey Kore ile Güney Kore sürtüşmesinden yarım yüzyıldan fazladır dünyayı sömürmüyor mu. Daha geçtiğimiz hafta Japonya, Güney Kore’ye onlarca milyar dolarlık hiçbir halta yaramayan TAHAD hava savunma sistemini sattı. Füzeler, konvansiyonel silahları saymıyorum bile.

Özetle, Kürdistan Bağımsızlık Referandumu, Kürtlerin değil, Üst Akıl Referandumudur. Ve bu referandumda Kürtler, Türkler, İranlılar, Ruslar ve Çinlilere karşı kullanılacak Katır Reşolar olarak seçilmişlerdir. Katır Reşo olmak ya da olmamak artık biz Kürtlerin eline kalmış bir şey.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.