Evimizin yanı başındaki küçük mescidin samimi ve daimi cemaatinden, hasbî bir insandı, rahmetli Kadir amca. Yakınlardaki bir hastanede pansumancı ve aynı zamanda da narkoz görevlisi olarak çalışıyordu.

Mescide her geldiğinde, imkanlar dahilinde müezzinlik yapar; zaman zaman imamlığa geçtiği de olurdu.

Kadir amcanın çok iyiliğini görmüştüm şahsen. İğne yapma, yara pansumanı gibi ihtiyaçlarımıza büyük bir istekle koşar; titizlikle işini yerine getirirdi. Kısacası Kadir amca bizi sever; biz de onu severdik.

1995 yılı sonlarına doğru camiye gelemez olmuştu. Öğrendiğimize göre hastalanmıştı. Hastalığı da her geçen gün artıyordu. Kendisi de artık dünyadan ayrılığın yakın olduğunu hissetmiş olmalı ki, bütün günlerini Kur’an okuyarak geçirmeye başlamıştı.

Herkesin sevdiği, saydığı Kadir amcayı cami cemaati içinde sevmeyen nadir kişiler de vardı. Hele namazlarını sarık ve cübbe ile kılan, takva geçinen sakallı bir zat vardı ki Kadir amca imam olduğu zaman arkasında namaz kılmaz, mescidi bile terk ederdi.

Onun bu hali, mescit hocasının dikkatini çekmişti.

Bir gün kendisine, niçin böyle yaptığını sordu. O zat:

“Kadir Bey, ara sıra başına kasket türünden bir başlık giyiyor. Kasket giyen bir başa imam sarığı nasıl konur, hocam? Bu yüzden ben onun arkasında namaz kılmam!” diye tenkitini dile getirdi.

Kadir amcanın insanî meziyetlerinden, yardımseverliğinden, camiye can-ı gönülden sahip çıkan bir cemaat olmasından hiç bahsetmeyip ondaki kendince gördüğü bir kusuru öne çıkartmıştı.

Bu durum karşısında hocamız ibret niteliğindeki şu sözlerle o zata cevap verdi:

– Muhterem! Kadir Bey şu anda hasta, hem de ciddi hasta. Ölüm beklentisi içinde. Bütün varlığı ile âhirete yönelmiş bir halde. Eminim ki o, şu anda senden de benden de kendini Allah’a daha yakın hissediyor.

İnsanları hor ve hakir görmekten kaçınalım. Kendimizi beğenmekten korunalım.

Biz, yargılayıcı, hesaba çekici, kusur müfettişi değiliz.

Başkaları ile değil, kendi nefsimizle uğraşalım.”

O zatın, Hocamızın bu ikazından gereken dersi alıp almadığını bilmiyoruz. Ama, Kadir amca, bu tartışmadan kısa bir süre sonra, ahirete yolcu oldu.

Öğrendiğimize göre, ölüm hastalığı sırasında 16 tane hatim indirmişti.

Kendisinin ardından, bizler de hatimler indirdik. Hatim duasını da, mescidimizde, mevlitle ve cemaate yemek dağıtarak yaptık. Kadir amcamızın yaşamı da ölümü de ziyadesiyle bereketlere vesile oldu. Kadir amca, çok iyi bir insandı. Dualarımızda, onu layık olduğu yere koyduk.

Allah onu, kabrinde nur içinde yatırsın. Bizleri de öncelikle kendi nefsiyle uğraşan kullardan eylesin.

Amin…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-10-24 00:27:06

ALLAH rahmet eylesin. Kadir amcamız gibi olmak dileğiyle. nasıl bakarsak öyle görürüz.yazarimizin yazısına gonulden amin.