Lisan ve insan belki de birbirlerine en yakın iki kelime, iki kavram. Lisanı insandan ayırdığımızda geriye âdeta köhnemiş bir vücut kalır. Tabii ki ‘lisan'ı, sadece konuşma aracı olarak değil, bizim kültür dünyamızda köklü yere sahip olan ‘dil' yani ‘gönül' ile de bağlantılı düşünüyorum. Tarih boyunca bize lisan öğrenmenin ehemmiyeti anlatılmış ve “bir lisan bir insan” parolasıyla bir bakıma dil'in insanı her manada zenginleştirilen unsur olduğu hatırlatılmıştır.

Ta küçüklüğümüzden beri okullarımızda ‘yabancı dil' dersi verilir ve ne hikmetse bu ‘ecnebi lisan'lar bir türlü öğrenilemez. Peki ama niçin? Zorluklarından mı, yoksa eksik bir eğitim metoduyla verildiğinden mi bilmiyorum ama çevremde üniversiteyi bitirmiş bir çok kişiden aynı şikâyeti duydum. Üniversite bitiriyor ama yabancı dili yok. Hatta bugün akademik hayatta en büyük problemlerden biri de budur. Kendi mesleğinde uzman ve                      birikimli olan pek çok akademisyen, sırf ‘yabancı dil sınavı'nı veremediği için yardımcı doçentlikten doçentliğe bir türlü geçemiyor. Bu aksak uygulama, ilim dünyamızda da ne yazık ki kurtulamadığımız ciddi bir ayak bağı ve engel.

         Gazeteler bildim bileli promosyon verir. Geçmişte bu alanda büyük bir yarış vardı. Bazı gazeteler bu konuda ölçüyü kaçırmış, okuyucularına küçük uçaklar vermeye kalkışmıştı. Araba ve daire verenler, evleri beyaz eşya ile döşeyenler gırlaydı. 90'lı yıllarda daha makul olundu. Gazeteler bu defa ansiklopedi furyasını başlattı. Evler cilt cilt ansiklopedilerle doldu. Okundu mu, bilmiyorum. Ama arada bir eskici arabalarında o çok ciltli ansiklopedileri görünce hüzünlenirim, nerden nereye? Neyse ki günümüzde basın bu konuda biraz daha tutarlı ve ölçülü davranıyor. Promosyonlar da genelde kültüre yönelik. Demek ki toplumda böyle bir talep var. Bilhassa okuyuculara kitap, ansiklopedi, sözlük hediye etmek doğrusu bana son derece makul görünüyor.

Milat gazetemiz, okuyucularına Temel Genel İngilizceyi öğretmeye devam ediyor. Kampanya, yoğun istek üzerine yeniden başladı. 200 saat sürecek online eğitim sistemi ile dil öğrenmek isteyenlere 365 gün 24 saat destek olunacak. Bir yıl üyelikle temin edilebilecek bu eğitim hizmetini, meraklı okuyucularıma ve dostlarıma tavsiye ediyorum. Bu eğitim süresince, İngilizce 10 bin soru sorulup cevapları verilecek. Sesli çalışmalar ve oyunlarla bir bakıma yabancı dil, kâbus olmaktan çıkarılıp daha eğlenceli hale getiriliyor. Milat ve numberoneenglish.com işbirliğiyle gerçekleşen hizmete 35 kupon karşılığında sahip olunabilecek. Kampanya 11 Kasım'da başlıyor. Refikimiz Yeni Söz gazetesi de, yakında bütün okuyucularına iki muhteşem eser verecek. Gazeteler okuyucularına hediye vermeli, ama bu geçmişteki gibi asla kap kacak dağıtarak değil, kültürel bir hizmet olarak gerçekleşmelidir. Unutulmasın ki, bugün bir çok vatandaşımızın kütüphanesi, gazetelerin dağıttığı kitaplarla doludur. Bu faaliyet, şüphesiz ki unutulmayacak bir hizmet ve kültür hayatımıza ciddi bir katkıdır.

Dil mevzuu, doğrusu uzun zamandır düşündüğüm bir meseleyi de bana hatırlatmış oldu. Malum, ülkemizde yaklaşık 3 milyon Suriyeli Arap kardeşimiz yaşıyor. Aileler, her geçen gün sosyal ve kültürel hayatımıza daha rahat adapte oluyorlar. Çarşı pazarda esnaflık yapanlar da var, öğretmenlik için sınıfa girenler de. Aslında bizi asırlardan beri köklü bir kardeşliğimiz olan Araplarla bu yönde de bir kültürel zenginliği yaşayabiliriz. Nasıl olacak? Meselâ onlardan Arapça öğrenerek ve onlara Türkçe öğreterek. Bu konuda bazı ufak tefek çalışmalar başlatılmış, görüyor duyuyorum. Ama yaygın değil, daha da arttırılmalı.

Milli Eğitim Bakanlığı bu konu üzerinde durmalı ve okullarımızda Arapça dersini yaygınlaştırmalı, ülkemizde bulunan Suriyeli Arap öğretmenlerden istifade edilmelidir. Milli Eğitim, sadece okullarla yetinmemeli, yurt genelinde yaygın olan halk eğitim merkezlerinde vatandaşlar için Arapça kursları açmalıdır. Bu çalışmaların yaygınlaşması, bir çok belediyeyi ve sivil toplum kuruluşunu da harekete geçirip teşvik edebilir. Nihayetinde Arapçaya toplumumuzda talep vardır ve bu istek makul ölçülerde karşılanmalıdır. Şüphesiz böyle bir gayretin karşılığı olarak Arap kardeşlerimiz de bizden Türkçeyi öğrenebilirler. ‘Yabancılara Türkçe' dersleri zaten var ama Güney'den gelen misafirlerimiz için bu dersler çoğaltılıp yaygınlaştırılmalıdır.

Tabii Arapçayı öğrenmek bize sadece kültürel bir zenginlik ve derinlik katmayacaktır. Arap edebiyatının temel eserlerini okumanın yanı sıra ticari hayatımıza da olumlu tesirleri olacaktır. Başta İstanbul, Bursa ve Yalova olmak üzere Türkiye'nin bir çok şehrine farklı Arap ülkesinden turistler gelmektedir. Onların rehberliklere ihtiyacı vardır. Dolayısıyla bu alanda ciddi bir işkolunun ortaya çıkması son derece mümkün ve tabiidir. Milat'ın İngilizce kampanyası vesile oldu, dil konusu üzerinde durduk. Farklı dilleri bilen gençlerimiz, Türkiye'nin haklı davalarını yurtdışında daha iyi anlatabilirler. Avrupa'da, Asya'da, Afrika'da ve dünyanın dört bir yanında doğru tezlerimizi ve yapılan ihanetleri yazmalı, anlatmalıdırlar. Gazete dergi makalesiyle, kitapla ve sosyal medya ile bu mümkündür. Yabancı dilin ehemmiyeti şimdi daha iyi anlaşılıyor. Son söz: “Bir lisan bir insan”dır. Öyleyse yaş ve meslek ayırımı yapmadan hepimiz yeni bir lisan öğrenebiliriz. Var mısınız buna, haydi öyleyse Bismillah!


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.