İlköğretimden liselere geçişte sürekli değişiklik yapılıyor. Son sistem TEOG idi. Bu sisteme herkes alışmıştı ki Cumhurbaşkanımızın talimatıyla kaldırıldı. TEOG kaldırılacak idi daha doğrusu. Bakanlık yetkilileri hemen çalışmalara başladı ve Bakan tarafından TEOG sisteminin uygulanmayacağı duyuruldu. Bu hızlı karar herkesi şaşırtmıştı. Bazıları da sınav stresi olmaz, iyi olur diye düşünmüştü.

Buraya kadar normal. Sonrasında öyle gelişmeler oldu ki sadece TEOG kaldırılmıyor, sınavla birlikte okul türlerinin de durumları masaya yatırılıyordu. Nitelikli okul, mahalle okulu, proje okulu gibi tanımlamalar çıktı ortaya. Doğal olarak da toplumda ciddi bir endişe hasıl oldu. TEOG kalkacak ama yerine nasıl bir sistemin geleceği noktasında ikna edici açıklamalar yapılamadı. Yeni uygulamalar konusunda da kafalarda tereddüt vardı. Önce sınav yok denildi, sonra her okul kendi sınavını yapabilir denildi. Ardından herkes mahallesinde bulunan okula tercih sistemiyle yerleşecek denildi. Milli Eğitim Bakanımız televizyonlarda alternatif yollar üzerinde açıklamalar yaptı. Anlaşılan o ki TEOG sisteminin kaldırılması talimatı yetkilileri hazırlıksız yakalamıştı.

Bu endişeli durum, sınavsız bir geçisin mümkün olmayacağı kanaatini doğurdu ve TEOG yerine daha sade bir sınav getirildi. İsteğe bağlı bir sınav. Bu sınav proje okullarına girişte uygulanacak.

İkinci bir yol da "Veli Tercihine Bağlı Serbest Kayıt Sistemi" uygulaması. Bakanlık, bu gelişmeler doğrultusunda Orta Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde değişiklik yaparak liselere geçişte uygulanacak sistem hakkında adımlar atmış oldu.

Evet, TEOG kalktı ama yine bir sınav var, sınavın adı değişmiş oldu. Üstelik sınavla öğrenci alan okul sayısı ve kontenjanı azalmış oldu. TEOG, çocuklarda stres unsuru olarak görülüyordu. Çocuklar sosyal etkinliklere katılmıyor, sanat ve spora vakit ayırmıyor diye şikâyetler vardı. Bu endişeler kalkmış değil aslında. Hatta daha da artmış durumda. Bir de bu endişelere yenileri eklenmiş durumda. Çocuğu geçen yıl yüksek puanla bir Anadolu lisesine yerleşmiş veli soruyor : “Çocuğum yüksek puanla bu okulu kazandı, gelecek yıl sınavsız sistemle öğrenci yerleşirse okulun akademik ve sosyal yapısı bozulmaz mı? ” Bu sorulara okul yöneticileri cevap veremez durumdadır.

Bakanlık yeni proje okulları açmak için çalışma başlattı. Dolayısıyla sınavla öğrenci alan lise sayısını artırmak istiyor. Şayet sınavla öğrenci alan devlet okullarının kontenjanı azalırsa, çocuğu fen lisesine veya proje okuluna yerleşmeyen veliler, özel okulların kapısını çalacak. Özel liselerde yığılmalar olacak. Mantar gibi çoğalan özel liselerin denetimi, kalitesi tartışılır durumda.

Devletin tüm Anadolu liselerini mahalle okuluna çevirme düşüncesinin doğuracağı bir başka sıkıntı da şudur: Ülkemizde otuz yıldır var olan ve başarılarıyla marka değere ulaşmış bir Anadolu lisesi mahalle okuluna dönerse, bu okulun hem akademik hem de sosyal seviyesi düşecektir. Hiçbir veli de mahallemde diye başarılı bir çocuğu devlet okuluna göndermez, göndermiyor da. Özel liselerin çoğalmasıyla ve devlet teşvikinin de artmasıyla birlikte devlet okullarına olan ilgi azalmış durumda.

Maddi gücü yerinde olan herkes, ticarî hesaplar içinde özel okul açma derdine düşmüş durumda. Eğitimi millî vasıflara kavuşturma düşüncesi şöyle dursun, disiplin ve ahlakî yönden kontrolsüz, keyfince yaşamak isteyen bir gençliği ne yapacağız? MEB’de teftiş sistemi bile şu anda net değilken, özel okulların denetimini kim, nasıl ve korkmadan yapacak?

Eğitim sisteminde sık değişiklik yapmamak lazım. Sınavsız sistemden beklentiler yüksek ama çalışan ile çalışmayanı ayırmak ilahi adalettir. Marka değere ulaşmış devlet okullarına sınavla öğrenci alınmasına devam edilmesi kaçınılmazdır. Gerçi doğrusunu büyüklerimiz iyi bilir!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Misafir 2018-02-26 11:55:41

Veli memnun değil öğrenci memnun değil öğretmen hiç değil hele denetim yerle yeksan oldu. Bütün bu memnuniyetsizliğin 2019 'A yansımayacağını düşünmek hiç mümkün değil. Merak ediyorum hedeflenen de bumudur acaba. MEB de ki üst düzeyleri hiç birşey yapmasa Sadece maaşını alıp yatsa bundan daha kötü yönetilemezdi.