Bugünlerde kritik bir süzgeçten geçiyoruz. Ülkemizin geleceğini ve talihini kurtarmak için çarpışıyoruz. Askerlerimiz komşumuzun topraklarında şehit veriyor. Sömürgeci güçlere karşı var olma mücadelesi sürdürüyoruz. Bir anlamda yedi düvele karşı savaşıyoruz.

Devlet ve siyaset adamlarının büyük bir kısmı Suriye problemini iyi anlatıyor. Medya her yönü ile mücadeleyi aktarıyor. Ancak sivil toplum kuruluşlarından çok küçük bir kısmı olayı saptırıyor. Gürültücü olan bu azınlığın sesi çok çıkıyor. Camilerde din görevlileri olayın ciddiyetini dile getiriyorlar. Ancak çocuklara, gençlere ve kadınlara yeterince ulaşamıyoruz.

Her gün şehit cenazeleri geliyor. Yüreğimiz yanıyor. Ocaklara ateş düşüyor. Anaların gözyaşları sel olup akıyor. Kolay değil, fidan gibi delikanlılar toprağa veriliyor. Tabii ki, bütün bunlar bizim bağımsızlığımız, namusumuz ve özgürlüğümüz için yapılıyor. Zaten gerekli olduğu için gençlerimiz seve seve cenge koşuyor.

Bu mukaddes olayın canlı tutulması gerekiyor. Her türlü eğlence törenleri cenk havasına bürünmelidir. Her türlü düğün, panayır, festival gibi törenlerde cenk havası egemen olmalıdır. Spor karşılaşmaları bunların dışında kalmamalıdır. Mesela maçlarda Mehter Marşı çalınabilmelidir.

Maçlar huzur ve güven ortamında yapılıyorsa şehitlerimiz sayesindedir. Nefes alıyorsak, sokaklarda rahat geziyorsak, yatakta sakin uyuyorsak bunu askerlerimize borçluyuz. İnsan belleği zayıftır, kolay unutuyor. Ancak sık sık uyarılırsa unutkanlığın önüne geçilir.

Türk milleti vefalıdır, kadirşinastır, kutsal değerlerine bağlıdır. Ancak, çok çabuk unutuyoruz ve az kitap okuyoruz. Bunu önlemenin yolu sık sık hatırlatma ve uyarmadır. Bu nedenle Mehter Marşı çalınıp söylenmelidir. Özellikle çocuklar ve gençler için bu tablo gereklidir.

“Mehter Marşı milli maçlarda çalınmalıdır” teklifini değerli dostumuz M. Emin Akbaşoğlu (Çankırı Milletvekili-avukat) dile getirmişti. Biz de bir makale kaleme alarak desteklemiştik. Şimdi tam zamanı. Öneri uygulamaya konulabilir. Sokaktaki insanımız olağanüstü dönemden geçtiğimizi hatırlamalıdır.

Bu arada bir dostumuz, antrenör Yılmaz Vural Giresunspor ile anlaştı. Kutluyoruz. Memleketimiz Giresun’da hemşerilerimiz Yılmaz Vural’ın gelişinden sevinç duymuşlardır. Her zaman düşünürüz, Yılmaz Vural neden büyük takımları çalıştırmaz, niçin onlardan teklif almaz? Bu soruların cevabını bulamıyoruz.

Çoğu kimse bilmez, Yılmaz Vural üniversiteyi Almanya’da okumuştur. Çok iyi Almanca bilir, temsil yeteneği yüksektir. Kaliteli bu antrenörümüze başarılar diliyoruz. Giresunspor Başkanı Mustafa Bozbağ’ı kutluyoruz.

Sonuç: “Mehter Marşı çocuklarımızın kulağını çınlatmalıdır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.