ABD,Fransa ve gönülsüz İngiltere’nin birlikte tertip ettiği tiyatro/organizasyonla Suriye’deki boş tesisler vuruldu. Öncelikle Trump, ABD iç siyasetinde biraz daha zaman kandı. Onun dışında silah reklamından öteye gitmeyen anlamsız bir operasyondan öteye gitmedi. Dediğimiz gibi İngilizler bir süredir ABD’nin Ortadoğu politikasında ciddi bir ‘oyun bozucu’ rolü üstlenmiş, Türkiye’yi de açıktan destekliyordu. Bu bağlamda Rus ajan krizi ve Suriye saldırısı Rus-İngiliz ve Rus-Türk ilişkilerinin ayrışmasını hedefleyen eylemlerdi.Bu denkleme şimdi de Fransa katıldı.

Yazıyı kaleme aldığım saatler de Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un bir TV programında Suriye'nin hedef alındığı operasyonu Türkiye'nin desteklemiş olması, Rusya'nınsa kınamasına gönderme yaparak, "Bu saldırıyla Türkleri Ruslardan ayırdık" şeklinde değerlendirmişti. Oysa Suriye operasyonu öncesi Erdoğan ve Putin, özel temsilciler vasıtasıyla alacakları pozisyonu ve resmi söylemler konusunda mutabık kalmıştı. Yani Erdoğan ve Putin, geleceği öngörerek, olası manipülasyon üzerinden söylem birliği olmasa da; eylem birliğinde anlaşmışlardı.

Suriye operasyon fragman/film/tiyatrosu nasıl tanımlıyorsanız artık, Türk-Rus-İran ortak Astana anlaşmasını ve liderlerin Ankara buluşması sonrası kesinlikle planlanmış bir kumpas eylemidir. Nitekim Macron’un açıklaması ve açıklamaya Türk ve Rus yetkililerin verdiği cevaptan anlaşılıyor.

Hatt-ı zatında pazartesi günü, Türk yetkililerin “Macron, Rusya ve İran'la yapılan zirveye gelmek istedi. Üçlü toplantıya dahil edilmeyince gelmedi“ ile ’’Bizim farklı düşüncelerimiz olabilir ama Rusya ile ilişkilerimiz, Fransa Cumhurbaşkanı'nın sözleriyle bozulacak değildir’’ açıklaması ve Rus sözcünün "Moskova ve Ankara'nın görüşlerinin bir dizi konuda birbirinden farklılık gösterdiği kimse için sır değil. Fakat bu durum, görüş alışverişi yapmaya ya da görüşlerimizdeki bu farklılıkları tartışmaya devam etmemizi engellemiyor" ifadesi de gösteriyor ki Rus-Türk ilişkilerinde Macron’un dediği gibi ayrılık değil çatırdama bile yok. Haliyle Macron, Türk-Rus ilişkilerini bozduğunu sanarak ‘Çaylak’ bir tavır sergilemiş olduğu gibi devlet adamlığı ciddiyeti ile de bağdaşmayan bir üslup kullanmıştır.

Macron sadece son Suriye operasyonu ile değil; Türkiye’nin Fırat’ın doğusu ve Menbiç harekatına karşı olarak Paris’te PYD ile görüşmüş; Türkiye’ye karşı asker gönderme gibi söz söylese de daha sonra inkar etmişlerdi.

Dolayısıyla Kuzey Suriye’de Fransa, Türkiye’yi; Güney Suriye’de İsrail Rusya’yı engellemek niyetindeler. Türkiye, 1. ve 2. Dünya savaşı şartlarında olmadığı için Türkiye dolayısıyla da Erdoğan, Macron ve Fransa’yı ciddiye bile almıyor.(Haklı olarak) Ancak Rusları, Güney Suriye’de İsrail’in agresif/dengeci politikası bekliyor. Bu bağlamda Guta’nın, Rejimin eline geçmesiyle Rusların, İsrail’i umursamadığı görülüyor.

Toparlayacak olursak Fransa, ABD ve İsrail’in peşine takılarak ciddi hamle hatası yaptı. Macron ise Fransa iç siyaseti, ekonomisi ve işçi grevleri ile uğraşacağına kahramanlık ve popülerlik uğruna ‘çaylak’ bir tutum sergilediği gibi ABD ve İsrail trenine binerek Fransa’nın Suriye’deki kazanımlarını ve Sykes-Picot anlaşmasındaki Suriye tapusunu ‘çıra’ gibi yakmıştır. Dolayısıyla eski Cumhurbaşkanı Hollande gibi ciddi bir duruş sergileyememiştir.

Sonuç olarak geçen haftaki operasyonla meselenin Esed olmadığı, Esed'in burada bir bahane olarak Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki kaynaklara çökmek olduğu, Güney Suriye’de bir enerji koridoru açmak için Rusya'yı hedef aldığı, ardından da Türkiye’ye bir mesaj verilmek istendiği iyice anlaşılmaktadır. Bu bağlamda Türkiye, başta Fırat’ın doğusu olmak üzere, Sincar ve Menbiç operasyonlarını ertelemeden yoluna devam etmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.