Madene karşı çıkan vatan hainidir

Türkiye’nin en sıra dışı çevrecisi Orhan Kural, madenlere karşı çıkmanın çevrecilikle bir ilgisinin olmadığını, madenler yerin altında dururken milli gelirden dışarıya para ödenmesinin vatana ihanet olacağını söyledi.

Madene karşı çıkan vatan hainidir
Tarih: 01.10.2016 10:13:02

İSMAİL ZELVİ

Sigaraya karşı eylemleri, Guinnes rekorları, Gezginler kulübü çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Orhan Kural ile güncel konuları konuştuk. 9 senedir İTÜ Maden Mühendisliği Bölüm Başkanlığı görevini sürdüren Prof. Kural, ülkemizde yer altında duran milli gelirlerin yeterince kullanılmadığından şikayetçi oldu.

SIRADIŞI BİR İNSANIM

-Hocam kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Ben sıradışı bir insanım,  bu yüzden sevenim var sevmeyenim var.  Standart bir kişi değilim, herkese hoş görüneceğim diye bir kaygım olmadığı için inandığım doğrultuda yaşıyorum. Karşımda bir avcı gördüğüm zaman o avcıya  ne güzel demem. Masum hayvanları öldürüyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Yere tüküren bir insan gördüğüm zaman bana dokunmayan yılan bin yaşasın demem. Bir insan yanlış bir şey yapıyorsa ben sessiz kalırsam belki bir başka canlının veya insanın hayatına mal olabilir. Yere izmarit atıyorsa giderim yanına beyefendi yere bir şey düşürdünüz derim. Eğer almazsa onu onun arabasının içine atarım. Orman yangınlarının çoğu izmaritten çıkıyor, orman yanacağına onun arabası yansın diye düşünürüm. Günde 3 saat uyuyor, çok çalışıyor, inandığım doğrultuda yaşıyorum.

80 darbesinde Babam Milli Eğitim Müdürü olduğu halde evimizin kapısı kırılarak, yasak kitap arandı. Arkadaşlarım, Selimiye kışlasında dayak yedi. Türk Halkı 15 Temmuz'da demokrasisine sahip çıktı.

DARBE YAPILMADAN ÖNLENDİ

-15 Temmuz'da bir darbe girişimi oldu, nasıl okudunuz bu girişimi?

15 Temmuz halkımızın tepkisine çok sevindim, ben darbe yaşamış bir insanım. Babam İstanbul Milli Eğitim Müdürü iken 1980 ihtilalinde askerler kapıyı kırıp eve girdiler ve kitap aradılar. Annem kitapları yırtıp kanala attı. Bir tane Aziz Nesin'in kitabını yakaladılar. Babam bu oğlumun kitabı dedi. Benim değildi o kitap.  Arkadaşımın Selimiye kışlasında dayak yediğini gördüm. Darbe'nin yapılmadan önlenmesi Türkiye demokrasisinin bir başarısıdır. Ben o gün İnegölde'ydim.  Orda bir şey olmadı. Sokağa çıkmadık. Televizyondan izledim. İstanbul'da olsam ben de çıkardım. Demokrasinin büyük bir zaferidir. İhtilaller sabaha doğru oluyordu, kimseye duyurmadan ilk defa erkene aldılar. Tanklar geliyor. Gece yarısı kimse bir şey duymuyor ama ondan sonra canını okuyorlardı herkesin. Darbenin önlenmesinden mutluyum. Yıllar yılı çok fazla partiden teklif aldım, belediye başkanlığı, milletvekilliği hiçbirine itibar etmedim, demokraside herkesin kendi fikri vardır. Kimsenin peşine takılmadım. Okullar da politikaya giremez tarafsız olmalıyız. Doğruları da söylemeliyiz yanlışlar konusunda ikaz etmeliyiz. Benim demokrasi anlayışım bu. Takım tutar gibi parti tutulmaz, gönül ülkemizi daha iyi günlerde görmek istiyor. . Türkiye'nin hakettiği yerde olmasını isteriz.

BİRİLERİ YASAĞI DELİYOR

-Cem Yılmaz ile polemiğiniz basına yansıdı,  Niçin mahkemeye düştünüz?

Türkiye'de bir kanun var, alkol ve tütün ürünleri reklamı yasak. Ama birileri bilerek bu yasağı deliyor. Biz gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmak için uğraşırken sigara ve alkol tröstleri de gençlere bunu özendirmek istiyorlar. Ben konserde alışkanlıkların kötü olduğunu anlatacaktım. O yüzden beni istemediler. Gizli reklam için alınan 2 milyon dolar gibi bir para var. Olay mahkemeye intikal etti. Yılmaz savcılığa verdiği ifadede sigara, alkol, kolaya hayatın gerçeği diyor. Eğer hayatın gerçeği ise, kendi çocuğuna sigara, uyuşturucu ve kolayı versin. Bu mücadeleyi büyüteceğim. Ben sembol bir ismim pes edersem olmaz. Gücümün yettiği kadar devam edeceğim.

Türk toplumunun büyük bir bölümü sigara içerken, Tayyib beyin sigara yasağı kanununu çıkartması yaptığı en güzel iştir. Adil Gür'e yaptırdığımız anketleri görünce, Türk halkının yüzde 80'ini mutlu etmek için kanunu çıkardı.

SİGARA KANUNU BENDEN

-Sigara ile mücadele için neler yapıyorsunuz?

Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için 81 ilimizde 140 ülkede 5 bin konferans verdim. Sayısız kitap bastırıyorum ve dağıtıyorum. Sigara, uyuşturucu, israf, zamanı boşa harcamak, güzel Türkçe konuşmak, konularını anlatıyorum. Türkiye en çok sigara içen ülkeler arasında yasa çıktı, ama insanların uygulaması lazım. Cumhurbaşkanımızın yaptığı güzel işlerden en güzeli sigara ile ilgili kanunu çıkartmasıdır. Raporları Tayyip beye ilettik. AK Parti'de o dönemde,  toplumun yüzde 85'i sigara içiyor, sigara kanunu çıkarsa oy kaybederiz kaygısı vardı. Adil Gür Bey'e bir anket yaptırdım. Anket sonuçlarına göre sigara kanunu çıktığında Türk insanının mutlu olacağı görünüyordu. Tayyip Bey'e siz sigara kanunu çıkartırsanız, Türk insanının % 80'ini mutlu edeceksiniz dedim. Adil Bey'in anketini ilettim. O da “Adil Bey söylüyorsa doğru söylüyordur” dedi.  Kanunun arkasında durdu. Biz şimdi gençlerimize futbol ve televizyon seyretme yerine, spor yapmalarını, kitap okumalarını, doğayı gezmelerini, hayvanları ve insanları sevmelerini öğretmeliyiz. Sigaraya başlamak merak ve özentiden oluyor. Gençlerimizi gizli reklamlardan uzak tutmalıyız.

ARTVİN'DE TERANE OKUNUYOR

-Çevreye karşı çok duyarlısınız? Türkiye'nin en kaliteli maden mühendisi yetiştiren okulunun başındasınız. Çevre ve maden konularında tartışmalar var. En son Cerattepe'de olaylar oldu. Siz madenler konusunda ne düşünüyorsunuz?

Türkiye madencilik konusunda çok iyi bir yerde. Yeni enerji bakanımızın maden haritası ile ilgili projesini destekliyorum. Bor'dan birçok ürünü üretebiliyoruz. En son deterjan ürettiler. Ama madenlerimize karşı bir ön yargı var. Deterjan üretmek devletin işi mi diyorlar. Evet madenleri değerlendirmek gerekirse devletin işi. Rezervlerimizi satıyoruz diyorlar. Biz vermezsek adamlar zaten başka yerlerden alır. Maden toprak altında taş olarak kalır, insanlarımız toprağın üstünde madenden üretilen ürünlere para verir. Türkiye madenler konusunda elinden geleni yaptı. Kömürümüz çok kaliteli olmasa da oldukça zengin, kullanmak zorundayız. Altınımız çok önemli. Uzun süre Bergama için direndiler. Ağaçlar ölecekti, insanlar ölecekti. Ne oldu. Artvin'de yine terane okuyorlar. Maden'de tabiata zarar verilmez. Maden kapatıldıktan sonra doğa eski haline getirilir. Oraya bir otel yaptığın zaman. Bir beton bina diktiğin zaman geri dönüşümü olmaz. STK'lar gitsinler onlarla mücadele etsinler.

-Cerattepe'ye gittiniz mi?

Gittim. Orada Bakır ocağı var, altın da var. Bakırı da Türkiye dışardan alıyor. Bütün çalışmalar yapıldı. ÇED raporları çıkartıldı. İnsanlar istemezük diyeceğine ÇED raporlarına baksınlar. Yanlış bir şey varsa ben de karşı çıkarım. Yeni Zelanda çevre konusunda en hassas ülke. Gözlerimle gördüm şehrin yanında ocak çalışıyor. Siyanür kullanıyorlar kimsenin sesinin çıktığı yok. Hava ile geçiyor ölçümler yapılıyor. Ocağa gittiğinizde siyanür alarm cihazına sigara dumanını üfleyin Ondan çok daha fazla siyanür var.

GUİNNES NEDEN GELMİYOR

-Uzun süre isminiz Guinnes rekorları ile anıldı. Yeni rekorlar var mı?

Guinnes'in şu anda Türkiye'de temsilcisi yok. Kanada, İngiltere Londra, ABD New York'ta merkezleri var. 2009 yılında ben temsilciliği bıraktım. Bir şey olunca yine bizim ekibe soruyorlar. Bu arada biz dünyada hiç yapılmayan çocuk rekorları ve kadın rekorları organizasyonları yapıyoruz. Onları yarıştırmıyoruz. Büyük devlet olmak sadece büyük ekonomiye sahip olmak demek değildir. Büyük devlet olmak, bilim ve sanatta da öncü olmaktır. Gaziantep'te barış aşuresi yaptık. 6 ülkenin büyükelçilikleri malzemeleri getirdi 40 bin kişi yedi. Gayet güzel oldu. Bir çok yeni rekor için hazırlanıyoruz. Kardan adam rekoru, menengiç çayı rekoru, örgü örme rekoru, battaniye rekoru, resim yapma rekoru bunlardan bazıları.

-Gezginler kulübü çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Gezginler kulübü 16 yıl oldu. Hayatta yaptığım en güzel işlerden biridir. Mutluyum amaç insanı sevmekti. Biz gittiğimizde otelde yatmıyoruz. Tüketen, hiçbir şey yapmayan kumda yatan denize giren insanların yaptığı gezmek değildir. Gezgin en ufak şeylerden zevk alan insandır. Onların sayısı artsın diye uğraşıyoruz. Beyoğlu'nda metruk bir bina satın aldık. Büyük para harcayarak o evi bir ev haline getirdim. Konsolosluk görevi yapıyor. 300'e yakın üyemiz var. Dünyanın değişik ülkelerine gidiyoruz, Çarşamba toplantıları, filim okuma çalıştayı yapıyoruz, filmi durdura durdura yorumluyoruz. Neyin propagandasını yaptığını irdeliyoruz. Film seyretme konusunda bilinci bir toplum oluşturmaya çalışıyoruz. Dünyada gitmediğim 7 ülke kaldı. Oraya da gideceğim. Gezdiğim yerler hakkında kitaplar bastırarak faydalı olmaya çalışıyoruz.

Stadyumlar ve AVM'ler kapitalizmin tapınaklarıdır. Gençlerimizi  sigaradan koruduğumuz gibi, televizyon seyretmekten, futbol seyretmekten, şehirlerimizi de AVM'lerden korumalıyız

AVM'ler kapitalizm tapınakları

-İstanbul'da şehircilikten memnun musunuz?

Doğadan kopuk bir şehirleşme var. Köylerde bile beton bina yapılıyor. Yeşil görmeyen insan mutlu olamaz. AVM'lerin hepsinin yok olması lazım. AVM'ler tüketim mabedi içine giriyor insanları aptallaştırıyor dolaştırıyorlar amaç orada tüketmek. İstanbul yüksek binalarla çok kötü bir şehir oldu. Her gelen istanbul'da beton yığını görüyor. Metrolar yapılıyor harika… 3. Havalimanı da gerekiyordu. Ama mümkün mertebe az zarar vermek için bütün otoyolların etrafında milli park ilan edilmeli. Oraları da beton yapmasınlar yeşil bitti son olarak o bölge etrafı hiç olmazsa yeşil kalsın. İstanbul her şeye rağmen güzel, ama ona yardım etmek lazım, büyük bir bölümünü kaybettik maalesef ama geri kalanlarını korumak görevimiz.

-İslam Coğrafyası diye bir kitap yazdınız?

İslam coğrafyası, şimdiye kadar çok fazla gezginlere kendini kabul ettiremedi. Kimse gideyim ben demiyor. Belki biraz Mısır kabul ettirdi. Halbuki Libya'da dünyanın en güzel Roma şehri var. Yemen şimdiye kadar dünyanın en huzurlu ülkelerinden biriydi, daha çok insanların tercihi Amerika, Avrupa, uzak doğu oldu. Bu kitabı hazırlamamın sebebi oydu. İslam Coğrafyasını gezdik. Orada çok ilginç şeyler var. İslam konferansına dahil olan bütün ülkelere tek tek tanıttık. Büyükelçiliklere gönderdik. Mısır dört tane kitap yayınladı turizm patlaması oldu. Çok enteresan ülkeler var ama maalesef bu ülkeleri tanıtamıyoruz”

Orhan Kural kimdir?

Günümüzün Evliya Çelebisi Orhan Kural, 1950 yılında İstanbul'da doğdu, Orta öğrenimini Kadıköy Maarif Koleji'nde tamamladı. 1970 yılında İTÜ Maden Fakültesi'ni bitirdi. New York Columbia Üniversitesi'nde Maden Yüksek Mühendisi oldu. 1978'de İTÜ Maden Mühendisliği'nde “Doktor” ünvanı aldı. Bugüne kadar 246 ülkeye gitti. 5 binin üzerinde konferans verdi. 15 gezi kitabı yayınladı. 9 Yıldır İTÜ Maden Mühendisliği Bölüm ve Anabilim dalı başkanlığını yapıyor.

 


Etiketler: cerattepe, orhan kural, madenler