25 Ekim’de yürürlüğe giren 7036 sayılı Kanunla hukukumuzda yeni bir müessese ihdas edildi.

Arabuluculuk, bir uzlaşma yolu…

Bu sistemle; uyuşmazlığın dostane yol ve usullerle çözüme kavuşturulması amaçlanıyor.

Aslında öncesinde eş-dostların araya girmesi ile kültürel olarak uygulanan bu sistem, yapılan düzenleme ile kanunilik özelliğini de kazanmış oldu.

Dava için ön şart…

İşçi-işveren ihtilaflarında dava açabilmek için arabulucuya başvurulmuş olması şart.

Ancak bunun istisnası var…

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bu tür uyuşmazlıklarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları için “arabulucuya önceden başvurulmuş olma” ön şartı aranmıyor. Dolayısıyla bu tür ihtilaflar için iş mahkemesi,birinci çözüm yeri olmaya devam edecek.

Müracaat yeri…

Davacı taraf, karşı tarafın; karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna müracaat ediyor.

Arabuluculukbürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvuru yapılıyor.

Arabulucu, bu bürolar veya yazı işleri müdürlükleri tarafından belirleniyor.

Ancak tarafların “arabulucu listesinde” yer alan bir arabulucuda uzlaşmaları halinde anlaşılan arabulucu görevlendiriliyor.

Uzlaşma sağlanırsa…

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren “üç hafta” içinde sonuçlandırmak zorunda.

Bu süre, arabulucu tarafından “en fazla bir hafta” ve “sadece zorunlu hallerde” uzatılabilir.

  • Taraflaraulaşılamaması,
  • Taraflarkatılmadığı için görüşme yapılamaması veya
  • Yapılangörüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması yahut
  • Yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamaması hâllerinde

Arabulucu, arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve “son tutanağı” düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirmesi gerekiyor.

İlk toplantıya dikkat…

Taraflarından birinin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilmek mecburiyetinde...

Bu durumda ilk görüşmeye katılmayan taraf “olası açılacak davada kısmen veya tamamen haklı çıksa” bile yargılama giderinin tamamından sorumlu olacak.

Ancak ilk görüşmeye katılmayan tarafın geçerli bir mazeret göstermesi halinde bu sorumluluk ortadan kalkıyor.

Son tutanak olmazsa…

Arabuluculukfaaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması durumunda davacı mahkeme yoluna gidebiliyor.

Dava açılması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi lazım.

Buna uyulmaması hâlinde mahkemece ihtar çekiliyor.

İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın dava usulden red ediliyor.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın“dava şartı yokluğu” sebebiyle usulden reddine karar veriliyor.

Yani her halükârda iş-işveren uyuşmazlıklarında arabulucu ve buna ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi gerekiyor. Aksi takdirde esasa geçilmeden dava red ediliyor.

Müessese kolaylık üzerine yürütülmeli…

Arabulucu, bu sistemde karar veren konumunda değil.

Sistem;“tarafların uzlaşarak ihtilafı çözmesi” üzerine kurulu...

Arabulucunun görevi taraflar arasındaki uyuşmazlığı ve menfaatleri tespit etmek ve anlatmak; tarafların sağlıklı tartışmalarını sağlamak ve çözüm bulmalarını temin etmeye çalışmak...

Sonraki görevi ise düzenleyeceği tutanakla durumuarabulucu bürosuna bildirmek.

Efendim!..

İşveren; ülke ekonomisini omuzlayan, istihdam sağlayan önemli ve vazgeçilmez baş aktör.

Hangi sebeple olursa olsun işten ayrıldığı gibi işverenden ne koparabilirim mantığıyla hareket edenlerin bu sistemde iyi eritilmesi, haksız kazanç yollarının kapatılması ve önlenmesi gerekiyor.

İşverenimiz böylece eminim daha rahat olacak… Ve suistimallerin önüne geçilmiş olacaktır…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.