Bizdeki yanlışlıklar Tiflis’te yapılmamış

• Bir haftalığına Malatya, Kars ve Gürcistan gezisi yaptım.

Bu gezide karşılaştığım, dikkatimi çeken ve dile getirilmesinin

gerçekten önemli olduğunu düşündüğüm durumları ve

tespitlerimi paylaşmak istiyorum.

Tiflis

İkinci durağımız, Ahıska’dan yaklaşık 200 km ve 3 saatlik yol mesafesindeki Tiflis oldu. Tiflis, genel bir bakışta özellikle Hıristiyanlık açısından kadim, derinlikli ve güçlü bir şehir olduğunu ilk anda ortaya koyuyor. Tiflis’in, görülen güçlü Hıristiyanlık alt yapısı ile bölgenin, hatta Rusya’nın Hıristiyanlaşma sürecinde etkili olduğu söylenebilir. Kiliseler ikonalarla dolu ve duvarlar, her yer dini resimlerle bezenmiş, süslenmiş durumdadır. Halkın dindarlığı hemen göze çarpıyor. Şehir baştan aşağı ağaçlarla dolu ve her caddesinde özellikle yeşilliğe dikkat edilmiş. SSCB’nin ikinci başkanı Stalin’in memleketi olan Gürcistan’ın başkentine özen gösterildiği, bu hassasiyetin herkesçe korunduğu anlaşılıyor. Eski ve yeni yerleşim yerleri birbirine tecavüz etmiyor. Tarihi binalar, yerler ve doğa korunmuş, yeni şehir eski şehre adapte edilmiş. Büyük caddeler, tarihi ve kültürel binalar kimliğini ve karakterini koruyacak biçimde kullanılmaktadır. Bursa’da, Malatya’da, Kars’ta ve diğer medeniyet ve kültür temsilcisi şehirlerimizde yapılamayan ne varsa Tiflis’te yapılmış ve şehrin tarih, kültür, medeniyet ve doğa değerleri korunmuştur. Binlerce yıllık kültür ve medeniyet merkezi Anadolu ise bu konuda sınıfta kalmış, günümüzün şehirleri tarih, kültür, medeniyet ve doğa katliamı içinde boğulmaktadır. İstanbul’dan ve Türkiye’nin diğer birçok şehrinden bu tarih ve kültür yok etmelerine, canımızı yakan, umutsuzluk veren ve bu kadar da olmaz dedirten sayısız örnekler vermek mümkündür.

Tarihini, kültürünü ve kimliğini koruyan şehir

Tiflis şehri, kendini korumuş, tarihine ve kültürüne sahip çıkarak dünya ölçeğinde, düzenli, temiz, trafiği işleyen, herkesin kurallara uyduğu ve şehre önem verdiği adeta bir Avrupa şehri gibi kendini yeniden var edebilmiştir. Tiflis’in SSCB sonrasının ekonomik sıkıntılarla boğuşulan günlerinden kurtulup yeniden ayağa kalktığı görülmektedir. Eski şehir merkezinde onlarca yerde restorasyonlar sürmekte, yeniden kullanıma ve ziyarete açılan binalar, yapılar ve yerler gerçek bir tarih, kültür ve medeniyet hazinesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Şehirdeki İran ve Selçuklu tarzı mimari etkileri açıkça görülmektedir. Ancak ağırlıklı olarak, özellikle SSCB dönemi ile birlikte yeniden Rus tarzında bir şehrin tasarlandığı da görülmektedir. Sokaklar adeta tarih kokuyor. Kültürel ve gündelik yaşam oldukça canlı. Ünlü caddelerinde kaldırımlarda çokça sahaf bulabiliyorsunuz. Müzeleri ve sanat galerileri oldukça önemli yapılar olarak tasarlanmış ve kullanılmakta. Şehrin parkları adeta sanat eseri gibi düzenlenmiş. Şehrin imarına ve tasarıma her bakımdan yüksek önem verildiğini yerinde görmek, bizim neden bu konuda eksik olduğumuz üzerine çokça düşünmeye yol açıyor. Genel olarak gıdalar, ziyaret yerleri ve konaklama fiyatları uygun. Ancak Gürcü parasının değerlenmesi sebebiyle, 2 TL aşağı yukarı 1 Gürcü Larisi iken bir miktar maliyet artmaktadır. Çok yüksek olmayan rakamlarla, ihtiyaca ve imkâna göre birkaç günlük Ahıska, Tiflis ve Gürcistan gezisi yapmak ve bundan keyif almak mümkündür.

Bazı tespitler ve değerlendirmeler

Burada, yaşadığımız deneyimler ve edindiğimiz izlenimler ekseninde genel olarak Gürcistan ve Tiflis hakkındaki tespitlerimi şöyle aktarabilirim:

1-Medeniyet ve Kültür derinliği: Mimari, sanatsal özellikler, kitaplara verilen değer, şehir planı ve kamusal birliktelik düzeni gibi özellikler oldukça oturmuş, trafik ve sokaklarda temizlik (sigara izmariti atmama) gibi kurallara uyum çok yüksek seviyededir. Tarihi ve kültürel eserleri önceleyen şehirleşme ve yapılaşma başarılmıştır.

2-Yeşillikler içinde bir şehir: Caddeleri büyük ölçüde geniş ve hemen hepsi istisnasız ağaçlarla bezenmiştir. Bu, şehri yeşillikler içinde ve yaşanabilir kılıyor.

3- Temiz ve bakımlı caddeler: SSCB’nin ikinci başkanı Stalin’in memleketi olduğu ve bu sebepten ilgi ve özen gösterildiği şehrin düzenli, ihtişamlı ve temiz halinden kolayca anlaşılıyor. Şehrin diğer SSCB dönemi önde gelen şehirleriyle karşılaştırılması bu anlamda ilginç sonuçlar verebilir.

4- Bögede İran’ın etkisi yüksek: Halkının Türklere karşı davranışı genel olarak gayet iyi durumda. Ancak, farklı etnik kökenlilerin yaşamasından ve tarihten gelen sebeplerle Türklere düşmanlık yapanlara da rastlamak mümkündür. Rusya dışında İran’ın bölgede etkisi yüksek. Çeşitli ekonomik faaliyetlerde İranlılar başı çekiyor. Özellikle Tiflis, bir nevi Rusya’nın ve İran’ın arka bahçesi durumunda.

5- Türk plakalı araçlar trafik polislerinin hedefinde: Çeşitli ayrımcılıklar yaşadık. Özellikle Türk plakalı bir araçla gitmiş olmamızdan dolayı trafik polislerinin hedefindeydik. Girişten birkaç saat sonra ilk cezayı yedik. Ceza sebebi ise şerit ihlali ve tünelde ışık açmamak olarak belirtildi. Oysa ki otobandaydık ve yanımızdan yüzlerce araç ışıklarını açmadan tünelden geçiyordu ve şerit ihlalini de otobanda tamamen engellemek mümkün değildi. İkinci ceza işlemini dönüşte Ahıska’da geceleyin yaşadık. Yine aynı sebeple, şerit ihlali sebebiyle bir trafik polisi aracı bizi durdurdu. Bu sefer kamera tespiti istedik. Ve bunun teknik olarak açıklanmasını istedik. İtirazımız açıktı: Yolda çizgiler yokken nasıl şerit ihlali yapabilirdik! İtirazlarımız sonucunda polisler ceza yazmadan bizi bıraktılar. Ancak gümrükte Türk polislerinden de öğrendiğimize göre, özellikle Türk plakalı araçlara karşı her türlü sebepten veya bahaneden yoğun olarak Gürcü polisleri ceza yazmaktadır. Bunu, Türk yetkililerin mutlaka karşı tarafın yetkilileri ile görüşüp bir çözüme kavuşturmalıdır.

6- AB ile bütünleşme isteği: Ekonomik ve sosyal gelişmesi hızlı bir bölge. AB bayrakları ile Gürcistan bayrakları birçok yerde yan yana kullanılıyor. Bu konuda, Gürcistan’ın devlet politikası olarak AB ile bütünleşmeyi arzuladığını görmekteyiz. Halkın da buna destek verdiği söylenebilir.

7- Milliyetlerine sahip çıkıyorlar: Kimliğine, kültürüne ve medeniyetine sahip çıkan bir siyasal ve toplumsal yapı var.

8- Toplum dindar: Dindar bir toplum gözlemlenmektedir. Kiliseler insanlarla doluydu. Sadece turistler değil, yerli halkın da gündelik yaşamda kiliselerle iç içe olduğu farkediliyor.

9- Toplumda kadının ağırlığı var: Görebildiğimiz iki devasa anıtta kadın figürü kullanılmış. Bir tanesinin elinde kılıç var. Bu anlamda kadının Gürcü toplumunda etkili bir yere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Esnaflara ve çalışan insanlara baktığımızda kadınların gözle görülür bir ağırlığı var. İnsanları genelde çalışkan.

Hem yakın, hem uzak bir ülke

Gürcistan ziyareti, hemen yanıbaşımızdaki farklı ancak bize yakın ilkeleri olan bir toplumu ve yaşam alanını tanımak için güzel bir fırsat sunuyor. Özellikle Tiflis’te, günübirlik gelerek ziyarette bulunan birçok Türkiyeli turiste rastlamak mümkün. İmkan bulabilenlere böylesine bir ziyareti, dile getirdiğimiz koşulları da dikkate alarak yapmasını tavsiye edebiliriz.

YARIN:

Kars, yeniden diriliyor

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624