Para, tıpkı dün olduğu gibi bugünde en etkili operasyonel güç. Nitekim zamanımızda da birçok ülke için kullanılıyor. Amaçları ise herkesçe malum… Kısaca açıklamak gerekirse; ülkelere siyasi sınırlar çizmek ve belli başlı konularda sözlerini dinletmek… Tabi bu maksatla gelenlerin son tahlilde, IMF’yi sahaya sürerek pazılı tamamladığına da geçmişte hep şahit olduk. Çünkü IMF'nin girdiği ülkelerde, sanki bir siyasi parti lideri gibi AHKÂM KESMESİ ve hükümetlerin BAĞIMSIZ KARALAR ALMASINI ENGELLEDİĞİ kesinlikle yadsınamaz.

Özetle; Dolara ANAHTAR görevi yükleyenlerin, PSİKOLOJİK ve SİYASİ etkilerinden faydalandığı bir vakıa. GÜNÜMÜZDE ise onlarca ülkenin benzer operasyonlara tabi tutulması, zaten aynı noktayı işaret ediyor. Fakat işin boyutu sadece bu kadarla da sınırlı değil. Zira 40 civarı Afrika ülkesinin de IMF tarafından adeta prangaya vurulması, BÜYÜK PLANIN birer parçasını oluşturuyor. Kaldı ki söz konusu operasyonların, özellikle Akdeniz ve İpek Yolu ekseninde seyretmesi bir tesadüf olmasa gerek.

Bu açıdan deyim tamda yerinde; “İnsanlık, sinsi bir kurgu ile yüzleşmektedir”. Oturdukları yerden bankalara, dükkânlara hatta evlere varıncaya dek topyekün geliyorlar. Bilmem farkında mısınız ama Dünya, 2. Dünya Savaşı öncesinden daha kötü bir yere doğru savruluyor. Global siyasi atmosferde, inanılmaz bir stres brikimi mevcut. Keza insanlığın şakağına DOLARIN NAMLUSU doğrultulurken; bir tarafta Müslümanlara ve İslam’ın ta kendisine, öte tarafta ise diğer uluslararası değer yargılarına müdahale edildiği kati surette inkâr edilemez.

Yani adına Yeni Dünya Düzeni taktıkları dönem için “acımasız bir kaos stratejisi” uygulanıyor dersek yeridir. Bunun Avrupa’dan Ortadoğu’ya, Pasifikten Afrika’ya kadar ciddi KIRILMALARA sebep olması ise işten bile değil.  O cihetle söz konusu durum “bir imha hareketi” tabirini de hak ediyor. Neticede her şey, ülkelerin sahip olduğu değerleri, yapısını ve tarihi birikimini yok etmeye matuf ilerliyor. Gerçi gözünü para ve enerji bürümüş, İLMUNAT bir mantaliteden de başkasını beklemek saf dillik olurdu…

***

Hal böyleyken ülkemize yapılan KUR OPERASYONLARINI aynı çerçevede değerlendirmek elzem. Zaten 2013’den beri para spekülasyonlarının, kaotik olaylarla birbirini izlemesi bunu anlatmaya yeterde artar bile. Ülke menfaatleri gereği BAĞIMSIZ kararlar aldığımızda, hep bu ikiliyi karşımızda gördüğümüz aşikâr. Mesela en son 15 Temmuz da bunu iliklerimize kadar hissettik. 15 Temmuzdan bu yana da, ekonomimize tüm güçleriyle abandıkları çok bariz. Yoksa Dolar’ın gerçek ederinin, şu an geldiği nokta olmadığını neredeyse çocuklar dahi biliyor. Elbette ki kur üzerinden nasıl bir SİYASİ HEDEF belirlemek istendiklerini de… Ne var ki ortada fol yok yumurta yokken, sıcak para akışının kesilmesi şöyle dursun, borsadan bir gecede çıkan milyarlarca doların izahı başka türlü açıklanamaz.

Anlayacağınız; kendi aralarında Ortadoğu, Akdeniz, Afrika ve Kıbrıs üzerinde bir takım paylaşım hesapları yaparlarken, bizi NÖTRLEŞTİRMENİN çabası içerisindeler. Türkiye’yi durdurup, bugüne dek sürdürdüğümüz onurlu mücadeleden geri adım atmamızı umdukları net. Şayet bu davadan vazgeçtiğimizi söylesek yâda IMF'den tekrar borç almayı kabul etsek, belki DOLAR biranda dip yapabilir. Fakat o vakit ORTA VE UZUN VADEDE KAYBEDECEKLERİMİZ, bunun yanında devede kulak mesabesinde kalacaktır. AKDENİZ’in, KIBRIS’ın ve ORTADOĞU’nun etki alanımızdan çıkacağı gibi, boynumuza geçirecekleri muhtemel boyunduruk ise cabası…

O nedenle oyunu doğru okumak, herkes için bir ZORUNLULUKTUR. Çünkü bu bir ÜLKE meselesidir, BEKA meselesidir, dolayısıyla da COĞRAFYA meselesidir. Kilometrelerce öteden gelip bize ait olana çökmelerine, tüketmelerine ve pis midelerini doldurmalarına MÜSAADE EDECEK MİYİZ, ETMEYECEK MİYİZ MESELESİDİR. Lakin birlik ve beraberliğimizi koruğumuz ve özverili davranmaya devam ettiğimiz sürece başarmaları imkânsızdır. Öyle ki bazı belli odakların “ne yaparsanız yapın ama Müslümanları uyandırmayın” tezi ancak bu şekilde bozulabilir. 24 Haziran ise bunun İLANI olacaktır.

Vesselam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.