Bizler şimdiye kadar hikmeti modern batı psikolojisinde, Sigmund Freud’da, William James’te Gustav Jung’ta Abraham Maslow’da, Eric Fromm’da Victor Frankl’da aradık.

İnsanın anlam arayışına tam manasıyla çözüm sunamayan psikoloji ve psikoterapi yaklaşımlarının varoluşsal bunalıma ve ruh sızısına da ilaç olamadığını gözlemledik. Modern Psikoloji ve Psikoterapinin insanın “metafiziği yaşama” arzusuna ve ihtiyacına pozitivist bir bakış açısıyla çözüm üretebilmesinin mümkün olmadığını tecrübe ettik.

Burada insana kutsiyet düzeyinde değer atfeden ve sevgi temeli üzerine bina edilen maneviyat geleneklerimize başvurmak zorunlu hale gelmiştir. Maneviyat Psikolojisi, mutluluğu daha çok kazanmada, daha çok tüketmede arayan, kaygı ve depresyon rahatsızlıklarına duçar olan çağımız insanına yol gösterecek yaklaşımların en önemlisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Gordon Allport’un ifadesiyle “ruhsuz Psikoloji’den” “ruh merkezli maneviyatı dikkate alan psikolojiye” geçmek durumundayız.

Büyük Mutasavvıf Şibli’ye soruldu. “Bu yolda sana kim kılavuzluk etti?”, “bir köpek” dedi. Onu bir gün su kuyusunda susuzluktan neredeyse ölmüş bir halde gördüm. İçmek için suya eğilince sudaki aksini görüyor, korkup geri çekiliyordu. Onun başka bir köpek olduğunu sanıyordu. Sonunda susuzluğu öyle bir noktaya geldi ki korkusunu bir kenara atıp suya daldı. “Öteki köpek” kaybolmuştu. Köpek, kendisi ile arzusu arasındaki engelin yine kendisi olduğunu ve artık yok olduğunu gördü. Benim engelim de, kendi benim olarak aldığım şeyin aslında kendi engelim olduğunu öğrendiğimde ortadan kalktı. Benim yolum, bana bir köpeğin davranışı ile gösterildi.

Kâinata ibret nazarıyla bakan insan, yaratılmış olan her şeyden kılavuzluk desteği alabilmektedir. Bizim maneviyat geleneklerimizde ve kişinin tekamülünün özünde en büyük engel kendi nefsidir. Nefsi-i emmareyi aşmadan manevi tekamül gerçekleşmez. Manevi tekamülü gerçekleştirmeyen birey en küçük sarsıntıda darbe alır ve içsel buhranlar yaşamaya başlar.

Aslında psikoloji ve psikoterapide istifade edebileceğimiz, manevi tekâmülünü ve içsel aydınlanmasını tamamlayan y o kadar çok değerimiz var ki, Muhiddin Arabi, Feridüddin Attar, Mevlana Celaleddini Rumi Yunus Emre, Hacı Bayram Veli, Eşrefoğlu Rumi, Davut el-Kayseri, Ebul Hasan el-Harakani, Gazali vb.

Maneviyat büyüklerinin öğretilerinden psikoterapi yöntem ve tekniklerinde istifade etmek önemlidir. Psikolojik terapi yöntemi olan Bibliyoterapide mesnevi hikayelerini kullanmak faydalı olacaktır.

Mevlana’yı, Muhiddin Arabi’yi, Yunus Emre’yi batıdan, oryantalistlerin çevirilerinden anlamanın gereği de yoktur. Psikoloji, Psikiyatri ve Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümlerinde, enstitü ve araştırma merkezlerinde; Mevlana Kürsüsü, Davut el- Kayseri Enstitüsü, Muhiddin Arabi Uygulama ve Araştırma Merkezi, Beyazıd-ı Bestami Kürsüsü vb. birimlerin kurulması, derinlemesine araştırmaların yapılması ve modern batı psikolojisinin bu önemli değerlerimizle tanışmasının vakti gelmiştir. Bunun yanı sıra Ümmül Kitap olan Kuranı Kerim’in insan psikolojisine bakışı üzerine çalışmalarda bulunmak gerekmektedir.

(Mustafa Atak hocamızın IV. Ulusal Maneviyat Kongresi’nde yaptığı açılış konuşmasını aynen yayınladık.)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.