Bugün Mardin’de öylesine yumuşak bir güneş vardı ki omuzları ve gönlü pamuk gibi okşamaktaydı... Bugün Mardin medeniyet tasavvuruyla ilham alıyordu gökten, gök, saadet diye parlıyordu Mardin’e gölge verdiği için... Bugün Mardin deli taylar gibi coşkulu, narin ceylanlar gibi saadet dağıtıyordu...

Yerli ve yabancı binlerce turist coğrafyamızla hemhâl olurken aklım aklıma isyan ediyordu, ne oluyor ki bize aynı mana uygarlığının insanları, her dem ü daim cihana barışı tanımlayan bu aziz ülkenin insanı kendi ülkesinin cümbüşüne kasteder...

Ne oldu, nasıl oldu bize, kim kıydı ki kalbimize, biz kâinat harikası coğrafyamızı tanımaz olduk... Bugün Mardin, kalbe sızan bir nikâh gibi mahzun ve memnundu...

Bugün Mardin, ruhun nuru gibi alametler taşıyordu, görmesini bilene...

Bu coğrafyanın insanı olmaktan ötürü mahcubum mahzunum ama memnunum...

Ben bu coğrafyanın insanıyım ve ırkım insan, sadece sade insan, lisanım aşk ve ahlak...

Ah Mardin yüce gönüller diyarı...

Kültürler kadrajı Mardin, inanca saygıdan öte bir hâldesin, hürmet ve hakikat iklimindesin... Ey Mardin! Hikmet irfanındasın, derin enginlik makamındasın...

Tarihin dehlizlerinde yürürken sizi hoşgörü peleriyle örten Mardin bir kentten ötedir. İçinizi ısıtan bir kent nasıl olur da serin bir meltemle ruhunuza Kevser serinliği de verirmiş. Taşlardan değildir Mardin, yârin örgülü saçlarındandır sanki endamlı duruşu. Kelam sarf etmenize müsaade etmez Mardin, bizatihi suskun seyriyle büyüler, duyguya dair ne varsa. Tarih ne ağır bir yüktür Mardin’in omuzlarında, her dem bu yükü bir gül zarafetiyle muhafaza etme durumunda kalan Mardin. Abaralarında zaman zemine sinen. Yokuşlarında yakıcı bir haz, tarihin alametleridir pusula niyetine görmeden hissettiğiniz.

Şehirlerin ruhu yoktur, beklentileri vardır. Kentlerse baştan başa ruh, boydan boya bağrı açık. Mardin, dingin, mistik, şiirsel bir büyünün ruha entari biçmiş hâlidir.

İbadethaneleriyle öylesine tesettüre bürünmüş ki Mardin, bakir bir mahremiyetle tarihin satır aralarını her misafire ayrı ayrı açmada. Mardin, tarihin gizli bir dalıdır, seyri sefasına nakkaşlar bile hayran. Öylesine bir tuval ki kadim kentlere mihrap, gönül egemenliğindedir Mardin. Azgın bir volkanın gökle kavuşma sahnesi anca burada izlenir, iz tam da burada demlenir. Mardin süslü bir gelinin izdivaç beklentisinde her lahza, ürkek bir âşığın samimiyet ve doğallık nazarıdır gördüğünüz Mardin’de, aynasız bir kenti konuşuyorum, göğün simasını ayna diye önünüze serpe seren.

Tam da burada anlıyorum inancın hürriyet halkasını. İbadethaneler geçidiyle hoşgörü kılavuzu. Ümidi öğreten bir medresedir Mardin, rahlesinde aşk diye okuttuğu. Ey Mardin, o müzeyyen nazarında bir ölçü saklıdır, dünyanın ve dünyalının muhtaç olduğu o medeniyet metni…

Mardin…

Mardin’e gitmediysen aşk noksan…

Mardin’i görmediysen hiç yoktan…

Serin meltemler okşamaz seni ruhtan…

Mardin, yüce gönüllüler diyarı…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
RAMAZAN DİNLER 2018-04-17 12:15:09

ülkemizin her bir beldesi ayrı güzel...
yunanistana ve avrupaya tatile gidenlere şaşıyorum
vize kuyrugunda rezil rüsva olup birde üste para veriyorlar
cennet vatanımın güzelliklerinden bi haberler.