Her kara parçası vatan değildir. Vatan olmak bedel ister. Her yığın, kalabalık, topluluk da millet değildir, millet olamamıştır. Millet olmak da insanlık tarihi kadar eskidir.

Tarihî, siyasî, sosyolojik ve kültürel unsurları ile bir topluluğun millet olup olmadığı bellidir. Milletin kendine has dili, edebiyatı vardır öncelikle. Aslında her şeyden önce bir milletin destanı, destanları olmalıdır. Aynı dildeki bu kahramanlık metinleri farklı coğrafyalarda aynı ana kol üzerinden yayılmalıdır. Sözlü ve yazılı yayılan bu hikâyeler ile millet, sesini ve ruhunu her coğrafyada ve her dönemde perçinleştirir. Dil, milletin kendisidir. Dil hep vardır, sonradan oluşmaz. Gelişebilir, etkilenebilir ama karma bir dil, yapma bir dil olamaz. Millet de böyledir. Karma bir milletten söz edilemez!

Ne olduysa “ırkçılık, ulusçuluk” hastalığı ile başladı her şey. Avrupa’yı kasıp kavuran bu hastalık sanki Osmanlı’yı parçalamak için yayılıyordu. Sonuçta bizi de parçaladı. Kala kala Anadolu coğrafyası kaldı. Şimdi buraya da göz diktiler. Son kale dememiz de bundan.

Orta Doğu haritası masada çizilmişti. Bu çizgiler belirlenirken tamamıyla ve özellikle İngiltere’nin çıkarları esas alınmıştı. Müslüman kanının akıtıldığı bu coğrafyanın acısı hiç dinmedi. Ayrılıklar hiç azalmadı. Kardeş kavgası sürdü gitti. İslam’ın ilk dönemlerinden başlayan dinî ve etnik ayrılıklar hâlâ sürüyor. Sanırım Kerbela’nın âhı tuttu.

“Osmanlı yok olsun da ne olursa olsun” düşüncesi özellikle Arap şeyhleri tarafından kabul gördü. Güçlü aileleri ikna eden İngiltere, bunları Osmanlı’ya karşı kışkırttı. Sözde devletler kuruldu! Hep uydu devlet olarak kaldı bunlar, hâlâ da öyleler.

Avrupa’nın, daha doğrusu Roma’nın kuyruk acısı yüzündendir yaşadıklarımız. Batı Roma’yı ve Doğu Roma’yı yıkan Türklerden intikam alma savaşı devam ediyor. Bu savaş, Haçlı ruhu dediğimiz ruh ile onun karşısındaki tek bir güç olan Müslüman Türkler arasındadır. Türk’ün, Batı’daki karşılığı Attila’dır, Alparslan’dır, Fatih’tir, sonuçta İslam’dır.

Neden Müslüman Türkler, Batı’nın en büyük düşmanıdır? Bizler, İslam’ın bayraktarlığını yapan en cesur ve en düzenli milletiz. İslam’a hizmeti, yaşayış sebebi gören bir milletiz. Davamız da budur! Devlet kurabilme özelliği olan en güçlü milletiz. En önemlisi de Türklerin kurduğu devletler masa başında kurulmamıştır. Bu özelliğimizi iyi bilen Batı, Türkiye’nin önünü kesmek için yüz yıldır savaş veriyor.

Masada kurulmayan Türkiye ile masada kurulan Orta Doğu’nun devletçikleri arasında Batı’nın ve ABD’nin müsaade ettiği ölçüde ilişki kurulabilmiştir. Türkiye hangi Arap ülkesi ile yakınlaşsa, o ülkenin başına bir iş geliyor. Katar bunun örneğidir. Çünkü Türkiye bölgenin en eski ve en güçlü ülkesidir. Kökü güçlüdür, Osmanlı’nın ruhu vardır yine de. Evet, bu coğrafyada hâlâ Osmanlı’nın ruhu var. Batı, bu ruhu biliyor.

Bu ruhun örneği olacak bir mektuba rastladım. Osmangazi Üniversitesinde okuyan Filistinli Ahmed Younıs isimli genç, Eskişehir Valiliğine bir mektup yazıyor ve diyor ki:

“Filistin vatandaşı bir gencim, altı yıldır Türkiye Cumhuriyeti devletinin verdiği burs ile eğitimimi devam ettirmekteyim. Türkiye’nin ekmeğini yiyen bir Türk genci gibi, ben de Türkiye’nin ekmeğini yiyen ve suyunu içen bir insan olarak Türkiye’de askerlik vazifesini bir vefa borcu olarak görüp yerine getirmek istemekteyim.” İşte Batı bu ruhu biliyor. Aslında Türkiye, Türkiye’den çok büyük! Gönül coğrafyası esastır.

Farenin kendisini aslan sandığı günlerden geçiyoruz. Bilinmelidir ki aslan harekete geçerse tüm kemirgenler sığınacak yer bulamaz! Masada devlet kurulacağına inananlara diyoruz ki akıllı olun, ahde vefa gösterin. Bir de kulağınıza küpe olsun şu söz: Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır.”


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ömer DEMİR 2017-09-29 06:25:03

Allah CC razı olsun elinize, dilinize, gönlünüze,kaleminize sağlık.