Parkların, sokak arasında top oynayan kardeşlerimin önünden geçerken çocukluğumu hatırlarım usul usul… İnternetin ne olduğunu bilmediğimiz, sadece atari gördüğümüz, çocuk masumiyetine sahip olduğumuz o yıllarda yaşadıklarım anılarımda canlanır hep. Bisküviyi, çikolatayı paylaştığımız, meşrubat kutusunu tekmelediğimiz, zaman zaman gerilerek birbirimize bağırdığımız sevgi ve dostluk dolu o yıllar gözlerimin önüne gelir ve geçer… Şimdiki nesil çok şanslı deniyor. Acaba gerçekten öyle mi! Bizler mi şanslıydık, yoksa şimdiki nesil mi? Yaşadıklarımızı göz önünde bulundurarak sizin yorumlamanızı rica ediyorum.

İnternet teknolojisi ve sosyal medya ne yazık ki kayıp bir neslin oluşmasına neden oldu. Bu durum Türkiye’de etkisini daha yoğun bir şekilde hissettirdi. Birbirinden kopuk, iletişim kuramayan, kendini ifade edemeyen bir nesil var karşımızda... Aynı sınıf içerisinde olan, ancak yanında oturan arkadaşının ismini bilmeyen bir gençlik var... Empati yok, anlayış yok, özeleştiri yok! Katıldığım etkinliklerde gelen soruların en başında hep aynı soru yöneltiliyor: “Ya ben bu yeni nesli anlamıyorum. Ellerinde telefon cak cak yazışıyorlar, oynuyorlar. Bunu engellemek için ne yapmamız gerekiyor?”

Bu sorunun cevabı aslında soranlarda saklı. Neden mi diyeceksiniz? Çünkü anne ve babalar da günümüzde gereken ilgiyi, alakayı, özeni çocuklarına ne yazık ki göstermiyorlar. Şimdi diyebilirsiniz ki paraysa para, eşyaysa eşya, ihtiyacıysa ihtiyacı… Her şeyini karşılıyoruz. 

Peki bu yeterli mi sizce?

Yani çocuğun maddi ihtiyaçlarını karşılamak onun sağlıklı bir birey olarak yetişmesini sağlıyor mu? Peki ya manevi ihtiyaçlar, ilgi, alaka, sevgi, anlayış…? Bunlar ne olacak? “Kuru soğan ve ekmek yerim, mutlu olurum…” sözü asla boşuna söylenmemiştir. Diyeceksiniz ki bu adam bunları neden anlattı?  Çocuklarımızı ve gelecek neslimizi derinden etkileyebilecek sanal oyunların oluşturduğu tehlikeye işaret edebilmek için bu konuya değinmek zorunda kaldım.

Bilgisayar aracılığıyla internet üzerinden oynanan oyunlar çocuklarımızı büyük bir uçuruma sürüklüyor. “Aman başımdan gitsin, aman sesini kessin, aman konuşmasın” diye gelişigüzel bir şekilde bilgisayar ve internet karşısında kalan çocuk ne yazık ki büyük tehlikelerle karşı karşıya kalıyor. Geçmişte büyüklerimiz sokakta oynarken “Sana bir şey verirlerse sakın yeme!”, “Sakın kimsenin peşinden gitme!” derlerdi. Reel hayat için bunları söylemek oldukça kolay. O dönem tehditlerin ne ya da neler olduğu belliydi. Bugün internet ortamında, çocuk ve organ mafyası, pedofili tehdidi, cinsi sapıklar, sanal hırsızlık ve daha niceleri kol geziyor. “Çocuğumuzu bu konular hakkında nasıl uyaracağız?”, “Nasıl kontrol altında tutacağız?” sorularını sorduğunuzu duyar gibiyim… Bu sorunun cevabını elbette vermeye çalışacağım.

Türkiye’de internet oyunlarıyla gerçekleşen ölüm vakaları ne yazık ki günden güne artıyor. İstanbul Esenyurt’ta bilgisayarının başında ölü bulunan ve son olarak ağır şiddet içeren Metin2 adlı oyunu oynadığı öğrenilen 13 yaşındaki küçük Hakan’ın intihar ettiği belirlenmişti. Bu oyunda neler olmuyor ki… İnsanlar parçalanıyor, vahşi hayvanlar tarafından etleri yeniyor. Satırlar, bıçaklar, kılıçlar, baltalar havada uçuşuyor; oyuna başarısız olan, hesabı kapatılan çocuk ne yazık ki intihara doğru sürükleniyor. Bu tarz oyunlarda 18 yaş sınırı oluyor ama ne yazık ki dinleyen yok! Çocuk sözleşmeyi okumadan kabul ediyor ve şiddet dünyasına giriş yapıyor.

Çocukların oyun kisvesi altında ortadan kaybolmalarını sağlayan 48 Hour Challenge ise son dönemlerin en tehlikeli oyunu olarak lanse ediliyor. Britanya ve Amerika’da hızlı bir şekilde yayılan bu oyun için popüler sosyal paylaşım ağı Facebook direkt olarak soruşturma başlatmış ve konuyla ilgili önlemler alacağını kaydetmiştir. Sosyal medyadaki hız ve haz olgusundan çocuklar yoğun bir şekilde etkilenmekte; kaybolarak adından sıkça söz etitrecekleri ve herkesten daha çok beğeni alacakları bu oyun aracılığıyla kendilerine empoze edilmektedir.  48 Hour Challenge’ın 2015 yılında ortaya çıkan ve çocukları 72 saat ortadan kaybolmaya teşvik eden Game of 72 adlı oyunla da bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Çünkü 48 Hour Challange’de adınızdan ne kadar bahsedilirse ya da ne kadar beğeni alırsanız o kadar puan kazanıyorsunuz. Dolayısıyla günümüzün rekabetçi ortamı çocuklarımız bu oyunun pençesine alıyor ve tüm dünyadan koparıyor. Aynı zamanda manevi dünyadan kopuş meydana geliyor ve çocuklarımız boşluğa doğru sürükleniyor.

Mavi Balina (Blue Whale) oyunu ise gerek dünyada, gerekse de Türkiye’de adından sıkça söz ettirmeye başladı. Bu oyun diğerlerinden daha tehlikeli bir potansiyele sahip. Mavi Balina oyunu yüzünden tüm dünyada tam 130 kişi intihar etti, Türkiye’de ise 142 intihar vakası bu oyunla ilişkilendirildi. Geçtiğimiz günlerde Almanya'da yaşayan 14 yaşındaki Furkan Şen aynı oyun nedeniyle intihar etmiş, son olarak da Ordu’nun Altınordu ilçesinde yaşayan 17 yaşındaki lise öğrencisi İbrahim Can Duman, 'Mavi Balina' oyunundaki bir talimatı yerine getirmek için kendini doğalgaz borusuna asarak hayatına son vermişti. Gerçekten insanın tüyleri diken diken oluyor!

Mavi Balina oyunu aracılığıyla gerek çocuklar, gerekse de gençler tehdit, şantaj ve siber zorbalığa maruz kalmakta, psikolojik travmalar geçirmektedirler. Bu tarz oyunlara yeltenen çocukların ortak noktası ne yazık ki asosyalliktir. Özellikle toplum tarafından dışlanmış, psikolojik sorunları olan, aile baskısı yaşayan ve yasaklarla karşılaşan gençler Mavi Balina oyununda teselli bulmakta, böylece kendilerinden geçmektedirler. Mavi Balina oyununun ne internet adresi ne de sanal ortamda satışı bulunmaktadır. Çocuklar bu oyunla sohbet odalarında ve sosyal medyada tanışıyorlar. İnternet ortamında yer alan çocukların bilgisayarlarına virüsler sokularak öncelikle tüm kişisel bilgilerine erişim sağlanıyor; bunun ardından tehdit ve şantaj yoluyla çocuklardan oyunda verilen bütün talimatların yerine getirilmesi isteniyor. Mavi Balina oyununda verilen talimatlarla manipüle edilen çocuklar, 49 günlük görevleri boyunca kendilerine psikolojik ve fiziki zararlar verip hayattan koparılıyorlar. Ellerini, ayaklarını keserek, çok tehlikeli noktalarda bulunmaları isteniyor. Bazen bir çatı üzerinde, bazen bir köprü kenarında belirli bir süre kalmaları tembih ediliyor. 50. günün sonunda kendilerine verilen final görevi ise “balina olmak” adını taşıyor. Oyuncunun balina olması için intihar etmesi emrediliyor. Bilindiği gibi Rusya’da 21 yaşındaki Philipp Budeikin 8 ölüm grubu oluşturmak suçlamasıyla tutuklanmış; Mavi Balina oyununun kurucusu olmakla suçlanmıştı.

Mavi Balina oyunu ile çocuklar daha çok WhatsApp mesajlaşma programı üzerinden kendisine yollanan bir link aracılığıyla tanışıyorlar. Önce kişisel bilgiler paylaşılıyor, daha sonra kendilerine verilen görevlerin yerine getirilmesi amaçlanıyor. Bu noktada ailelerin ilgisizliği çocuğun sanal ortama hapsolmasına neden oluyor. Tedbirsizlik, ilgisizlik ve çocuğun kendi haline bırakılması bu tarz oyunların etkilerinin artmasına neden oluyor. Önemsenmemek ve yasaklamak iki önemli noktayı oluşturuyor. Çocukların önemsenmesi, isteklerinin yasaklanmaması ve ailenin hep birlikte hareket etmesi bu tarz vakaların sayılarının azalarak yok olmasına zemin hazırlayacaktır. Aile bağlarının kuvvetli olması ve güçlü bir iletişim sanal oyunların zararlarını minimum düzeye indirgeyecektir. Bu oyun hali hazırda aktif olmakla birlikte henüz oynanmasına yönelik bir engel bulunmuyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) da oyunla ilgili uyarılarına sürekli devam ediyor ve aileleri bu tehdide karşı dikkatlice uyarıyor.

 Medyanın da Mavi Balina konusunda hataları yok değil! Medya da bu konuyu sürekli güncel tuttuğu için çocukların oyuna özenmesi ve merak etmesi sağlanıyor. Bu noktada dikkatli olmamız gerekiyor. Son olarak ailelere bir çift söz söylemek gerekiyor: “Benim çocuğum yapmaz.” demeyin! Mutlaka çocuklarınızla ilgilenin ve onlarla arkadaş gibi hareket edin. Değerli öğretmenlerimiz, kıymetli eğitimcilerimiz; sizler de şefkatle, ilgiyle yaklaşın yavrularımıza. Ailelerin emanetlerine dikkatlice bakın. Üzmeyin, dışlamayın, kırmayın. Kısacası onları mavi balina olmaya terk etmeyin!


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Beyhan korkmaz 2017-11-12 21:08:15

Ben bir anne olarak çok üzgünüm. Rabbim yardımcısı olsun ailelerin. İyiki Milat gazetesi var da bu konuları öğreniyoruz. Allah razı olsun. Selametle

Avatar
Kevser Yolcu 2017-11-12 20:17:14

Hocam çok haklısınız. Bu oyunlar karşısında çocuklarımıza dikkat etmek gerek. Benim oğlum 8 yaşında ve sürekli başında duruyorum. Önerileriniz için teşekkür ederim.

Avatar
Azmi Keleşoğlu 2017-11-12 20:25:21

Ali Murat hocam öncellikle kaleminize sağlık.. Medya bu tür haberleri yaparken oyunların ismini zikretmemeli. Anne babalara çok görevler düşüyor tabii. Artık klasik anne-baba olmamalı, gündemi takip etmeli siz değerli hocalarımızın uyarılarını dikkate almalılar. Aslında bu konularda hepimize görev düşüyor. Siz ve sizin gibi hocalarımız da bu konularda stklarla birlikte daha çok seminer, konferans düzenlenmeli hep çocuklarımız hem de anne babalara kısa süreli ama sürekli eğitimler verilmeli.
Bu bağlamda bu değerli yazınız için tekrar teşekkür ederim..

Avatar
Zafer Halatçı 2017-11-12 22:50:05

Hocam çok güzel bir yazı olmuş. Mavi Balina da üst aklın bir oyunu olabilir. Araştırmak lazım. Tebrikler.

Avatar
Mithat yüksel 2017-11-13 01:25:24

Milatta böyle kıymetli yazarları görmek çok güzel. Allah yar ve yardımcınız olsun . Yazılarını keyifle okuyorum hocam selametle

Avatar
Bir garip yolcu 2017-11-13 02:16:55

İnterneti hiç tasvip etmedim. Saddce beyin yıkıyo başka ne görevi var! Uyanık ol ey müslüman

Avatar
Milat okuru 2017-11-13 09:07:35

İnsan gercekten sasiriyor. Yani nasil oluyor da bu oyun oynatiliyor? Bizim de destek saglamamiz gerek. Cocuklarimizi bu illetten kurtarmaliyiz.

Avatar
Resül uzun 2017-11-13 01:46:34

Mavi balina konusunda hepimize dusen gorvler var. Cocuklarimizi bu pis oyundan korumak gerek. Aksi takdirde yazidaki gibi kayip nesil bizi bekliyor.