Mecnun; Leyla'sının köyüne gitmek için, bir deveye biner. Tek derdi, Leyla'ya kavuşmaktır. Devenin aklı ise yarıda bıraktığı yemeğinde kamıştır. O nedenle Mecnun bir an dalsa, deve ters istikamete doğru yönelir. Mecnun kendine geldiğindeyse, bulundukları yerden daha da geriye gittiklerini fark eder. Yolculuk böyle iki-üç gün sürer. Ancak Mecnun buna çok kızmaktadır. Nihayetinde dayamaz ve deveye dönerek seslenir. “İkimiz de aşığız. Fakat aşklarımız birbirine aykırı! Demek ki biz, birbirimizle yol arkadaşlığı yapmaya uygun değiliz. O halde en iyisi ayrılalım!” diyerek yola koyulur.

***

ABD Ulusal İstihbarat Şefi geçenlerde cevahir yumurtlamış. Türkiye'de bu yıl bir gerilim yaşanabilirmiş… Hayırdır nerden çıktı bu şimdi demeden edemiyor insan? Yoksa nereden biliyorsunuz mu demeliydim? Zira “biz kırk kişiyiz kırkımızda birbirimizi biliriz”…

Anlaşılan birileri yine bir senaryo peşinde. Geçi bu, yüzyıllardır hiç bitmedi ya neyse. Taşeron olarak da göçmenler arasındaki adamlarını mı kullanırlar, medyayı mı ya da başka bir unsuru mu bilinmez. Ama irtibatlı oldukları beslemeleri mi yok sanki içimizde. Bu noktada bitmek tükenmek bilmeyen FETÖ sevdaları da tekrar depreşmiş olabilir. Ne diyelim aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş.

Bunun nedenini ise irdelersek, Devletimizin PKK/PYD'ye müdahale etmemesi en bariz sebep. Kısacası suni gerilimlerle uğraşırken, K. Suriye'ye bigâne kalmamızı amaçlıyor olabilirler. Lakin hesap edemedikleri; 15 Temmuz gibi bir girişimden hemen sonra bile, K.Suriye ye girme kabiliyete sahip olmamızdır. Nede olsa konu bekamız ise “Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım” nidaları sayhalanırdı bu milletin sinesinde. Hem de iki bin yıllık bir devlet tecrübesine eşlik ederek…

Buna karşın Sn. Cumhurbaşkanımızın ilk resti; Trump'ın PYD'ye silah onayı kurumadan “Görüşmemiz virgül değil, nokta mesabesinde olacak” sözleri ile geldi. Diğeri ise Çin'deki  'Kuşak ve Yol Forumu'nun açılış töreninde. Zira Sn. Erdoğan'ın, Çin ve Rus Devlet Başkanlarını yanına alarak verdiği fotoğraf, fazla söze hacet bırakmıyor. O cihetle tereddütlerimizi gidermek adına, bizimle anlaşma yoluna gideceklerini söylemek mümkün. Zaten 16 Mayısta bunun izlerini fazlasıyla gördük. Şayet yine de ileride bildiklerini okumaya kalkarlarsa, o zaman bizim Mecnun olduğumuz yukardaki kıssanın tezahür etmesi kaçınılmaz.

***

Dünya yeniden şekillenirken, Devletimizin de oyunu şartlarına göre oynamaması beklenemez. Sonuçta dış politikada çıkarlar söz konusudur. O nedenle farkı alternatiflerle dış politikamızı zenginleştirmek oldukça yerinde. Örneğin Rusya ile geliştirilen ticari görüşmeler ve Çin'in yirmi trilyon dolarlık bir bağlantıyı şekillendirecek İpek Yolu projesi gibi. Bu kapsamında Devletimizle varılan işbirliği ise heyecan vericidir. Tabi Çin'in Türkiye büyükelçisinin; Şangay İşbirliği Örgütüne katılım görüşmelerine başlanacağını açıklaması da…

Bu açıdan Ülkemizde, ekonomik ve siyasal çalkantılar geçiren AB'nin sorgulanmasını normal karşılamalı. Senelerdir AB'ye alıyorlarmış gibi yaparak, iç işlerimize maydanoz oldukları ise ortada… Aslında AB'ye girmememiz, o ülkelerle ticaret yapılmayacağı anlamını da taşımıyor. Sadece birliğin zaten yararlanamadığımız imkânlarından, yine yararlanamayız o kadar. Yani öyle abartıldığı gibi bir şey de yok. Hülasa bu saatten sonra AB etik adımlar atmazsa, girişteki kıssa burada da devreye girebilir.   

***

Birileri çareyi “Sineyi AHİM” de araya dursun, kamuoyunu 21 Mayıs heyecanı sardı bile. Sn. Erdoğan'ın partisinde iş başı yapması, şimdiden bir yenilenme iklimini peyda etmiş durumda. Bu çerçevede Yeni Türkiye idealini, davasıyla özdeşleştiren adımların hız kazanması yadsınamaz elbette. Zira 21 Mayıs sonrasının; yeni bir soluk, yeni bir umut, yeni bir silkinme getirmesi, toplumun beklentileri arasında yer alıyor. O cihetle menfaatini davasına tercih edenler varsa, takkesini önüne koyup bir kes daha düşünmelidir. Yoksa Mecnun ile deve misalini hatırlatmakta fayda var.  

Bu vesileyle emaneti hakkıyla teslim edenlere selam olsun…

Vesselam…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.