Yazıyor, yazıyor… 24 Haziran’da erken seçim olacağını yazıyor!..

Yazıyor, yazıyor… 24 Haziran’da sandık başına gidileceğini yazıyor!..

 “Hey gidi günler hey!” diyesi geliyor insanın… Öyle değil mi? Sokak gazeteciliğinden vatandaş gazeteciliğine dönüşüm…  İnsan gerçekten teknolojinin geldiği noktaya hayret etmiyor değil! Bir de üstüne sosyal medyanın günümüzdeki varlığı, gücü ve etkisi bu manzaranın oluşumunu hızlandırıyor…

Milletçe gazeteci olmuş durumdayız… Şaka değil gerçek! Birer medya mensubuyuz. Haberi topluyoruz, alıyoruz, veriyoruz. Bu kadar basit yani! Bir tek sarı basın kartımız yok…

Orası tamam da bugün nasıl bir medya yapısı ile karşı karşıyayız?

Medya algıları yönetiyor mu?

Medya; izleyici, okuyucu taleplerini mi değerlendirmeye alıyor, yoksa kendi bildiğini mi okuyor?... gibi gibi gibi aklımda deli sorular...

Çok kafa yormamız gerek çoook… Çünkü bu soruların cevabı neredeyse yok!!!

Gazete satan çocuğun masumiyetini düşünün bir… Oradan oraya koşan ve dikkat çekici haberleri bir ağızda sunan… Medya ve masumiyet kavramları bir araya gelince nasıl bir tezat oluşturuyor öyle değil mi?

Medya iyi ellerde şifalı bir ilaç, kötü ellerde ise etkili bir silahtır. Hele ki denetiminden çok uzak bir sosyal medyanın nasıl bir tehlike oluşturabileceğini düşünmek bile insanı korkutmaya yetiyor. Buradan nereye mi geliyoruz? Elbette ki 24 Haziran seçimlerine…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı kritik görüşme neticesinde 24 Haziran tarihinde erken seçime gidileceği açıklandı. AK Parti ile MHP'nin 24 Haziran'da seçim yapılmasına ilişkin önergesi TBMM Genel Kurulu'nda görüşüldü, tartışıldı ve nitekim seçim önergesi oylamanın ardından 386 oyla kabul edildi. Buraya kadar her şey normal, peki ya sonrası…

Algılar, algılar, algılar…

Özellikle sosyal medya üzerinden yürütülen algılar… Önce bu konudan başlayalım… Daha şimdiden manipülatif ve dezenformatif içerikler sosyal medyadaki hesapları süslemeye başladı. Gerçeği de var içinde, sahtesi de… Hele hele troll hesapların işgüzarlığı da cabası… Görüyorsunuz yani anlatmaya gerek yok, o derece…

Bazı kaynaklara(!) göre 10, bazılarına göre ise 12 milyon oy mühürlenmiş çuvallara yerleştirilmiş ve 24 Haziran’ı beklemeye koyulmuş(!)… Bu ve daha niceleri şu an sosyal medyada paylaşılıyor… Doğru mu yanlış mı kimin umurunda! Mesele algıyı oluşturmada…

Seçim gecesine ışınlanma şansım yok ama o gece gerek medyada gerekse de sosyal medyada neler konuşulacağını tahmin etme şansım var!

Evet, ben bir kâhin miyim?

 Haşa huzurdan hayır elbette değilim… Amaaaa görünen köy de kılavuz istemez… Yani uzakta değildir. Neler mi olacak o gece? Gelin o zaman hep beraber bakalım:

- • Seçim sonuçları yavaş yavaş gelmeye başlayacak; “kimse sandığını bırakmasın” denilecek ama sonuçlar yine tartışılacak…

- • Arkadaşlar birbirine girecek, sosyal medyada arkadaş listesinden çıkarmalar, engellemeler meydana gelecek…

- • Anadolu Ajansı seçim sonuçlarını açıklamaya başladıktan sonra sosyal medyada yine kargaşa ve tartışmalar başlayacak…

- • Bazı yayın organlarında yine oyların çalındığına dair duyumların geldiği iddia edilecek, oyların yeniden sayılma talepleri YSK’ya iletilecek…

- • Sosyal medyada mühürsüz oyların kullanıldığı ve bunların da sayıma dâhil edildiği iddia edilecek…

- Ve en sonunda ise Türkiye’nin nasıl bir sabaha uyanacağı irdelenecek…

Sosyal medya ve televizyon, o gecenin en önemli iki mecrası olacak. Bu âşikâr… Sağduyulu olmalıyız milletçe. Birlik, beraberlik içerisinde hareket etmeliyiz. Sükûneti elden bırakmamalıyız. Herkesin görüşüne, fikrine saygı duymalı; bir seçim yüzünden kimsenin kalbini kırmamalıyız… Arkadaşlığı, dostluğu siyasi tartışmalara alet etmemeliyiz…

Bu bir imtihan, medyanın da imtihanı…

 Medya mensuplarının da unutmaması gereken bir şey var. O da şu… Savaş değil, bu bir seçim. Halkın tercihi oldukça önemli… Demokrasinin dayanak noktası seçimdir.  Tercihlerimizle ya var oluruz, ya da yok oluruz… Burada önemli olan nokta ise özellikle böyle hayati günlerde daha tarafsız olmaya çalışmak ve savaş çığırtkanlığı yapmamaktır. Medyadan beklenen budur!

Sosyal medyada paylaşılan içeriği sorgulamadan kabul etmek, bu içeriği teyit etmeden paylaşmak birilerinin ekmeğine yağ sürecek… Hatta şimdiden sürülmeye başlandı bile!… Bundan nemalananlar olacak, kaostan beslenenler çooook...

Medyanın yoğun bir şekilde tartışıldığı, kritize edildiği şu günlerde Türkiye hayati bir seçime gidiyor. Türkiye’nin geleceği bu seçimle birlikte şekillenecek. Bu imtihan sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda Türk medyasının da imtihanı olacak…

Zira her seçim önemlidir, her seçim hayatidir. Her seçim öncesinde “bu seçim hepsinden farklı” denir… Ben size yanınıza şunu alın, bunu götürün demeyeceğim… İnandığınız doğrunuz ne ise onun peşinden koşun, vicdanınızla hareket edin, sonra üzülmeyin…

Benden söylemesi... Kalın sağlıcakla...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Serdal Yetkin 2018-04-22 04:50:39

O günkü manzarayı tahmin edebiliyorum.

Avatar
Milat Sevdalısı 2018-04-22 06:17:21

herkesin tercihi olacak. i̇nşaAllah en hayırlısı olsun ülkemiz için...

Avatar
Mesut Reis 2018-04-22 12:33:45

Oyumuz belli hocam Ak Ak Ak

Avatar
Serdar ERYILMAZ 2018-04-22 14:21:22

her dönem aynı terane. bin seçim olsa da yine kaybederler. :))

Avatar
Bilal Birtan Aksu 2018-04-22 15:47:24

Seçim gecesi hakikaten beni de engelleyenler çıkıyor. Umrum mu elbette değil...

Avatar
Büşra Gürhan 2018-04-22 21:11:32

seçim haktır tabii. yüce rabbim doğrunun yanındadır.

Avatar
Mehmet Akif Doğan 2018-04-22 15:10:41

hocam çok içten ve samimi bir diliniz var. milatta bir sizi bir de serdar arseveni okuyorum. kaleminize sağlık.

Avatar
Halil İbrahim Kurtuluş 2018-04-22 16:04:01

seçim için kalp kırmaya değmez ben de katılıyorum. ülkemiz için hangisi hayırlısıysa o olsun