Gün geçmiyor ki yeni bir cinayet haberiyle sarsılmayalım. Hoşgörüsüzlük, anlayışsızlık, empati kuramamak o kadar içimize işledi ki empati dediğimiz kavram ne yazık ki mevta oldu. Neden bu noktaya geldik sorusunu kendimize yöneltmemiz gerekiyor. Bunun altında yatan etmenleri kimi siyasi, kimi iktisadi, kimi de sosyolojik etmenlere bağlıyor.

Ancak…

Kimse bu olaylar karşısında medyanın tutumu ve rolünü irdelemiyor. Medyanın 4.kuvvet olduğunu, hatta ne 4.kuvveti, yasama, yürütme, yargıdan daha önemli bir konumda bulunduğunu zikretmiyor! Reyting, tiraj ve hit düzeni içerisinde insanoğlu almış başını gidiyor…!

Peki ya ayın karanlık yüzü?

Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet sadece Türkiye’nin sorunu değil ki…

Medya ne yazık ki kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine çok farklı açılardan yaklaşıyor. Herkes kendi açısından değerlendiriyor, kendine göre bir politika güdüyor. Ama bu olayların önlenmesine yönelik hiçbir adım atılmıyor, çözüm yolları sunulmuyor…

Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı (2016-2020)’de yer alan istatistikler bu sorunun sadece Türkiye’ye ait olmayıp, tüm dünya genelinde de yaşandığını gözler önüne seriyor. Mesele istatistik vermek, mesele birilerini suçlamak değil, mesele bu cinayetlere son vermekte...

Helin Palandöken cinayeti noktasında medya nerede?

İçimizi acıtan en son haber de Helin Palandöken’den geldi. İstanbul Pendik’te 17 yaşındaki lise öğrencisi Helin Palandöken’in eski erkek arkadaşı Mustafa Yetgin'in sosyal medyadan tartıştığı genç kızın okul arkadaşı Cemil Yıldız ile Güzelyalı Tren İstasyonu’ndaki randevusu ne yazık ki ölümle noktalandı.

Yine bir vahşet hem de pompalı tüfekle! Medyadaki dil ne öyle?

Evet artık Helin Palandöken aramızda yok ama “Aşk kurşunları”, “Aşkına karşılık bulamayan gençten vahşet”, “Aşk cinayeti” gibi başlıkları atan sadece reyting, tiraj, kar, gelir elde etmeye çalışan medya mensupları aramızda, hatta içimizde… Sabah, öğle, akşam cinayetleri aktaran, aktarmayı bırakın neredeyse canlandıran televizyon programları da tam gaz (!) yollarına devam ediyor.

Kahin olmaya gerek var mı?

Diyeceksiniz ki bu adam hep medyayı suçluyor, diyeceksiniz ki tek suçlu medya mı? Böyle bir iddiam olmadı, olamaz da… Lakin biraz da at gözlüklerini çıkarıp gerçekleri görmemiz gerekiyor. Bu olayın dramatize edilip, hikayeleştirilmesi ne yazık ki gençlere örnek teşkil ediyor. Gençlerimiz büyük bir tehditle karşı karşıya…

Öncelikle dil ve uslüp değişmeli…

Medyanın en temel işlevi bilgi ve haber sunmasıdır. Bizler medya aracılığıyla bilgilenmekte ve yaşanan gerçekliklerin farkına varmaktayız. Medyanın en önemli unsuru da şüphesiz dildir. Heidegger’in ifadesiyle; 'dil, varlığın meskenidir' Medyanın Helin Palandöken ve kadın cinayetlerinde kullandığı dil hiçbir şekilde etik ve ahlak ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Daha fazla okunmak uğruna, daha fazla izlenmek uğruna bir can malzeme olarak kullanılmamalıdır. Bu insanlıkla asla bağdaşmaz.

Vallahi ben kendi adıma çok üzülüyorum. Neden mi?

Vatandaş bunu istiyor, biz de veriyoruz diyen insanlarla aynı ortam içerisinde yer almak bana çok koyuyor. Medya okuryazarlığının doğru dürüst aktarılmaması, teşvik edilmemesi, bu dersin zorunlu değil de seçmeli olarak okutulması, iletişimciler yerine çok farklı alanlarda yetişen, eğitim gören kişilerin vermesi bir iletişim fakültesi mezunu olarak bana çok dokunuyor.

Kısacası Helin Palandöken cinayetinde görmediğimiz bir nokta var. Cinayeti işleyen kadar bu cinayete teşvik edenler de, bunu bir kazanç kapısı olarak görenler de bir o kadar suçludur benim gözümde. Kimler mi bunlar? Siz anladınız…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
derya güler 2017-10-14 15:22:14

medyanın dilini değişmesi gerek. kalemine sağlık sn hocam

Avatar
Erkan Çiçek 2017-10-14 15:46:54

Sayın hocam ve ustadım, öncelkle bu ince ve hassas konuyu gundemleştirip işlediğiniz icin teşekkür ederim. Medya mensubu Gazeteci ve Akademisyen kimliği ile bu konuyu insani ve niteliksel olarak işlemeniz umarım birilerinin hayatında derya ya da deniz olur ve kadın cibayetlerinin önlenmesinde pizitif rol oynar. Hocam Heidger'in dil sadece aktaricı değil ayni zamanda inşa edicidir mealindeki tespitinizede katilıyorum. Saygılarimla.

Avatar
serdar çolak 2017-10-14 22:12:13

medya ah medya

Avatar
zeynep karademir 2017-10-16 13:15:20

medya adamı rezil de vezir de ediyor milat gazetesinin en iyi kalemi murat hoca

Avatar
murat acar 2017-10-18 19:20:11

tebrikler