Keşke diye başlamak istiyorum… Ah keşke size güzel şeylerden bahsedebilseydim ve içinizi ferahlatacak haberler aktarabilseydim. Yüzünüzü güldürebilseydim ve olanların bir şaka olduğunu dile getirebilseydim… Ama maalesef, nasipten öte köy yoktur. Olmayınca olmuyor, olamıyor… Takdir-i ilahi demekten başka çare kalmıyor…

TV 8 bünyesinde yer alan ve yayınlandığı her gün reyting rekorları kıran yarışma programı olan Survivor bu sefer bambaşka bir olayla gündeme geldi. Bu defa yarışmacılar arasında yaşanan bir kavga yoktu! Elenen, adadan ayrılan kimse de yoktu…

Ne mi vardı?

Çok üzücü ve yüreğimizi burkan bir olay vardı! Hem de kan donduran, bu kadar da olmaz, olamaz denilen!…

Eğri oturalım doğru konuşalım…

Survivor, hakikaten farklı bir yarışma programı… Halk tarafından yoğun ilgi gören bir içeriğe sahip… Milletçe rekabeti seviyor, mücadeleden hoşlanıyoruz! Bir de format farklı, yarışmacılar iddialı olunca tabiri caizse tadından yenmiyor!

Gelelim formatın oluşum sürecine…

Bu formatın temelleri 1992 yılında atılıyor. Yapımcı Charlie Parsons tarafından geliştirilen bu format öncelikle İngiliz televizyon kanallarına pazarlanmaya çalışıldı; fakat bu noktada başarı sağlanamadı. Hiçbir televizyon kanalı istemedi! Bundan yaklaşık 5 yıl sonra İsveç’te yayınlanan Survivor günümüzdeki halini aldı ve özgün bir yarışma programı olarak izleyicilerin dikkatini çekmeyi başardı. 2005 yılından itibaren Türkiye’de farklı televizyon kanallarında yayınlanmaya başladı ve son olarak TV 8 ekranlarında kendine yer buldu.

Peki ne demek Survivor? Bu kelime ne anlama geliyor?

Tüm yarışmacılar ıssız adada yiyecek, içecek ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını kendileri karşılamak zorunda! Elenmeden rekabete alışmak ve mutlu sona ulaşıp büyük ödülü kazanmak temel amaç! Survivor; hayatta kalmak demek… Zorluklarla mücadele ettikten sonra sağ salim olmak demek…

Hayatta kalarak hedefi 12’den vurmak demek Survivor…

Ama o hayatta kalamadı, mücadelesi yarım kaldı… Kimi anlattığımı çok iyi anladınız!

Alper Baycın!

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon Sinema bölümü mezunuydu. Bir yıl boyunca da, görev yaptığım Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Farabi öğrenci değişim programı kapsamında benden ders almıştı. Çalışkan ve azimli bir öğrenciydi. Geleceğe dair büyük umutları vardı. Hakikaten iş bulmanın zor olduğu medya sektöründe öncelikle kameraman olarak çalışmak istediğini belirtiyordu hep. Tabii iletişim fakültesi öğrencilerinin birçoğunun aklından geçen yönetmenlik onun da hayaliydi.

Alper’i diğer arkadaşlarından ayıran yönü de fanatik Fenerbahçeli olmasıydı. Hocam “Fenerbahçe TV’de para almadan çalışmaya bile razıyım!” cümlesi hala kulaklarımda… Nitekim çalıştı ve o hedefine de ulaştı. Başarısı Acun Medya’nın da dikkatini çekti. Kısa zaman zarfında ekip arkadaşları tarafından sevilen bir isim oldu… Zafere giden yolda oldukça büyük bir başarıya ulaşmıştı. Bir iletişim öğrencisi için Acun Medya’da çalışmak zirveydi, hatta bir rüyaydı. Ulaşılabilecek son noktaydı. Alper bunu yapmıştı!

Hani kader, alın yazısı değişmez ya… Niye bu cümleyi kullandığımı şimdi daha iyi anlayacaksınız… Alper, Survivor yarışma programının çekimleri için ekip arkadaşlarıyla birlikte Dominik Cumhuriyeti’ne gitti.

“Ölüm an kadar yakın, fizan kadar da uzaktır!”

24 yaşında hayatının tam baharında olan Alper, işi için, ekmeği için gitmek zorunda olduğu Dominik Cumhuriyeti’nde çantasını ve telefonunu gasp etmeye çalışan saldırganlar tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürüldü.  

Düşünün bu olayın Türkiye’de yaşandığını!

Tüm dünya medyasında manşetsiniz! Kaçarı asla yok! Ama dünya medyasını şöyle bir taradım da bu olayla ilgili tek bir ses yok! Olanlar da hızlıca geçiştirilmiş! Hayret ediyorum, gerçekten hayret ediyorum!

Objektif denilen dünya medyasında insan canına hiç mi saygı yok!

Acun Ilıcalı ise Alper için başsağlığı diledi, taziyelerini iletti. Ben kendi adıma Ilıcalı’nın maddi-manevi gereken desteği ailesine vereceğine inanıyorum, inanmak istiyorum…

Ailesinin halini hiç mi hiç düşünemiyorum! Aklıma geldikçe tüylerim diken diken oluyor… Evlat acısı bu, hiç kolay değil!… Aslen Antalyalı olan Alper’in ailesine de sabırlar diliyorum. Yüce Allah büyüktür. İnşallah mekânı cennet, ruhu şad olur…

Alper, hayatta kalma mücadelesini ne yazık ki kaybetti… En büyük hayali yönetmen olmaktı. Bu hayalini gerçekleştiremedi, gasp çetesi ona bu şansı vermedi! Ondan dolayı diyoruz ve bir kez daha haykırıyoruz. Ezcümle kimsenin yaptığı kimsenin yanına kalmaz! Hayatının baharında olan bir genci bu dünyadan koparmak insanlığa asla sığmaz!

Buna benzer acı olayların bir daha yaşanmaması en büyük temennimiz… Allah’ın verdiği canı yine sadece Allah alır… Alper ise hep gülümsemesi ve heyecanıyla hafızamdaki yerini alacak…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bülent Benzer 2018-07-01 12:41:04

Çok duygulandım. Mekanı cennet olsun.

Avatar
Büşra Durgun 2018-07-01 18:33:53

Allah mekanını cennet etsin.

Avatar
Ahmet Vedat Güröz 2018-07-01 18:36:53

survi̇vor beni̇m de i̇zledi̇ği̇m bi̇r programdi̇. bu ölüm çok aci̇ oldu be alper...

Avatar
Marmara iletişimli 2018-07-01 20:42:08

alperi çok severdik hocam duygularımıza tercüman oldunuz. Mekanı cennet olsun.

Avatar
Sabri Taşar 2018-07-01 21:02:49

onun neşesi̇ çok farklidi özlüyoruz.

Avatar
emre ayyıldız 2018-07-01 23:36:54

Allah ailesine sabırlar versin. insanoğlu işte kuş misali... bugün var yarın yok.

Avatar
Durmuş Doğan 2018-07-02 09:13:54

Allahın verdiği canı yine sadece Allah alır. bu kadar!

Avatar
alper fan 2018-07-02 18:00:03

erken gittin be kardeşim seni seviyoruz