Merkel'in açıklamalarını bekliyorlar.

Kuzey Irak'a uçuşları durdurmayan iki ülkeden biri Avusturya, diğeri de Almanya.

İsrail uydusu terör devleti kurulmasını amaçlayan uyduruk referandumu hararetle savunuyorlar. Merkel'in : "Türkiye'ye turist gitmesin."demesinden sonra malum Ulusalcılar da aynı minvalde açıklamalar yapmışlardı. Almanya'nın 15 Temmuz'a  'tiyatro' demesini, Merkelciler de  'kontrollü' diyerek  destekliyorlar.

Şimdi de Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Müftüoğlu'nun  "Söz konusu kişi konsolosluğun listesinde kayıtlı personeli olmadığı gibi, diplomatik ve konsüler bağışıklık sahibi de değildir" dediği, ABD İstanbul Başkonsolosluğunda  'irtibatçıMetin Topuz'un  FETÖ'cü olduğu şüphesiyle tutuklanmasını Türkiye aleyhtarlığına dönüştürmek için   manşetler atmaya başladılar.

Türkiye, var olma mücadelesi verirken içimizdeki  bu Merkellere  karşı da azami derecede uyanık olmak zorunda.

3 Ağustos 1990'da başlayan Körfez Krizinde nasıl  takoz  oldularsa şimdi  de aynı  rolerini oynuyorlar. 1991'de merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Türkiye'nin gerekirse Musul'a  ve Kerkük'e girebileceğini söylediğinde  Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay istifa etmiş, bunlar da  "İstemiyiz." naralarıyla  sokaklara dökülmüşlerdi.

Türkiye'nin  o günlerde  elleri ayakları bağlandı. Vesayet odaklarının hükümran olduğu günlerdi.

Terör örgütü, bu tarihten sonra Kandil'e yerleşerek saldırılarını artırdı. Böylece  Türkiye'nin terörle mücadelesinde  siyasi, ekonmik ve sosyal meseleleri katlandı. Bugün Türkiye'nin Fırat Kalkanı'nı yapma iradesi, ülkenin katettiği mesafeyi göstermesi açısından önemli.

Merkelgil, üç yıl önce tam da bugünlerde  (6-8 Ekim 2014) iç savaş provası yapmıştı. Aralarında  kurban eti dağıtanYasin Börü'nün de  olduğu  elli üç kişiyi başörtülü ya da sakallı oldukları için  katlettiler. Azmettiriciler arasında başta terör örgütünün siyasi uzantısının  eş genel başkanları olmak üzere  Türkiye'nin  DEAŞ'a yardım ettiğini söyleyen  ABD başkan yardımcısı  Joe Bayden'la  Türkiye'nin mültecilere kapılarını kapattığını iddia eden  BM'nin Suriye Özel Temsilcisi Stafen de Mistura da vardı. 

Gezi'de, 17-25 Aralık'ta  tuzakları bozulunca  1 ve 19 Ocak 2014'te MİT Tırları üzerinden Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak istediler. Olmadı.  6-8 Ekim 2014'te Aynel Arap (Kobani) olaylarını provoke ettiler. Yetmedi. 2015'in kışında hendek- çukur kazıp bombalı tuzaklar kurdular.

Olayların seyri...

11 Haziran 2014'te Türkiye'nin Musul Konsolosluğundaki  kırk dokuz kişiyi DEAŞ'a  rehin aldırdılar.  Bu, aynı zamanda  10 Ağustos'ta yapılacak olan cumhurbaşkanı seçimini  sabote etmeye dönük bir olaydı. Nitekim seçim meydanlarında bunun üzerinden Recep Tayyip Erdoğan'ın üzerine çullandılar. Rehineleri, yüz bir gün sonra  (20 Eylül 2014MİT,  bir operasyonla  kurtardı.  Bu durumdan,  kartel medyası ve tescilli Türkiye düşmanları  çok rahatsız oldular. Terör örgütüne tavizler verildiğini iddia ettiler.  Çünkü onlar,  bu rehinelerin öldürülmesini ve Türkiye'nin itibarsızlaştırlmasını planlıyorlardı.   

Terör örğütünü  hareketlendirdiler. Rehinelerin kurtarılmasından  On altı gün sonra  6-8 Ekim'de  Kurban Bayramında Diyarbakır'da katliam yaptılar.  Bu olaylardan bir yıl sonra 10 Ekim 2015'te ( 1 Kasım milletvekili seçimleri öncesi!) Ankara Garı önünde yüz bir kişiyi katlettiler. 2 Kasım'da  " Türkiye'nin İç Şavaşı" manşetini attılar. Aralıkta da hendek- çukur kazarak 'öz yönetim' ilan ettiler. Ancak o hain emelleriyle birlikte  kazdıkları çukurlara gömülmekten de kurtulamadılar.

15 Temmuz'da  darbe gerçekleşseydi  terör devletini güle oynaya  ilan edeceklerdi.

2018 ve 2019 kritik iki yıl.

16 Nisan'da kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 3 Kasım 2019'da tam olarak yürürlüğe girecek.

Kuvvetle muhtemeldir ki Merkelgil de Türkiye'nin huzur ve istikrarına karşı sabotaj ve suikastlara yeltenecek.

Her yönüyle bir 'yarma harekâtı' olan 15 Temmuz Diriliş  Destanı, Fırat Kalkanı Harekâtı ile  devam edecek, yüz yıllık kayıpların telafisi mümkün olacak.

Zorlu bir mücadele...


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.