Merkez Bankası’nın geçen hafta içinde yüksek denebilecek faiz artışı, doğru bir hamleydi.

Ancak buna rağmen döviz özellikle de doların ateşinin yeterli düzeyde düşmemesi üzerine ikinci hamlesini gerçekleştirdi: ihracatçının Eximbank’a olan döviz cinsindeki kredi kurunu 4,2 TL’de sabitledi.

Bununla da kalmadı…

2010 yılından bu yana uyguladığı faiz koridoru politikasını terk ederek sadeleştirme politikası uygulayacağını duyurdu.

Bu suretle politika faizi oranı yüzde 16.5 olarak uygulanacak.

Merkez Bankasının, faiz artışı kararının bir yükü olacak…

Ancak ABD’nin yalın bir ifade ile dünyadaki dolarlarını kendi ülkesine çağırmasının önünü almanın başlıca ve en keskin yolu da faiz artışı yapmak.

Yalnız burada vatandaş şu soruyu soruyor: Döviz kuru yüzde 20’nin üzerinde artıktan sonra Merkez Bankası neden geç müdahale etti?…

Açıkçası, doğru da olsa bu hamlelerin geç yapılması döviz ve dolaylı olarak ekonomiyi manipüle edenlerin işine yaradı…

Yani Merkez Bankası bir kez daha sınıfta kaldı.

Merkezin hamlesi yalnız bırakılmamalı…

MB’nın döviz artışına ilişkin yerinde ve doğru hamleleri çıkarılmak istenen panik havasını büyük oranda bertaraf etti.

Ancak bu spekülatif oyunda millet olarak bize de iş düşüyor.

Seçim sürecindeki Türkiye’de oluşturulmak istenen telaş havasının dağıtılması başta ekonomi kurmayları olmak üzere hepimizin sorumluluğunda.

Örneğin; faiz artışının geldiği gün ve ertesinde 4,48 TL’ye kadar gerilemesiyle yurtiçinden 2 milyar dolarlık alım yapıldı.

Halbu ki, bunu fırsat olarak değerlendirmemek lazımdı.

Nitekim; faiz artışıyla 4,48 TL’ye gerileyen dolar, söz konusu yurtiçi alımlarla kısa sürede tekrar 4,70 TL’ye yükseldi.

Bu sebeple Merkez’in faiz artışı adımı, kesinlikle yalnız bırakılmamalıydı.

Başta sorumluluk sahibi ekonomiden sorumlu siyasetçiler olmak üzere vatandaş, tüccar, bürokrat, memur ve tüm partilerin mensuplarına kadar herkese görev düşüyor, bence

Aksi takdirde Merkez Bankasının, TL’nin kıymetini koruma enstrümanlarının etkinliğini yeterli düzeyde sağlanamaz.

Dolar başta olmak üzere dövizle iş yapanların döviz ihtiyacını karşılaması ve bu bağlamda alımda bulunması gayet normal.

Ancak döviz/dolarla iş yapmayanların alımdan uzak kalması mücadelenin etkinliğini optimum kılacağı da şüphesiz.

Erdoğan’ın çağrısıyla gelen artış…

Özellikle son 3-4 yıldan beri Cumhurbaşkanımızın TL’ye dönüş çağrısı ve yürütme erkinin başı olarak yurt dışı temaslarında bu konu üzerinde durmasıyla; ihracatın TL ile yapılmasında ciddi artışlar meydana geldi.

2010-2018 arasında TL ile yapılan ihracat, yaklaşık 5 kat arttı…

Bu artışla TL ile yapılan ihracatın toplam ihracat içindeki payı yüzde 9,2'ye yükseldi.

Karşılıklı milli paralarla ihracat, dolar üzerindeki spekülatif dalgalanmalarla mücadele etmede de önemli bir husus.

Hedef 24 Haziran mı?...

Maliye politikası sıkı bir disiplinle uygulanıyor.

İhracat ortalama % 9 artıyor.

Bankacılık sistemi güçlü bir yapı sergiliyor.

Ekonomi yüksek oranlarda büyümeye devam ediyor.

2018 verilerine göre turizmde patlama yaşanıyor… Yani turizm gelirleri artıyor.

Evet. Tüm bunları Türkiye Ekonomisi olarak biz gerçekleştiriyoruz.

Bu göstergeler güçlü ve iyi bir ekonominin var olduğunu bize sergiliyor.

Bu olumlu rakamlar ortada iken döviz kurlarındaki aşırı yükselişin sorgulanması gerektiğini düşünüyorum...

Yukarıdaki rakamlar döviz kurlarının pasif veya yatay bir seyir izlemesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Ancak seçim kararı ile beraber döviz artışının olması soru işaretidir.

Darbeyle deviremedikleri Erdoğan’ı, seçimi manipüle ederek devirmeye çalışıyorlar.

Bunu da en kısa vadede döviz ile yani ekonomiyi bozarak gerçekleştirmeye çalışıyorlar…

Bunun tek bir açıklaması var… “Seçmenin iradesine darbe vurmaya” çalışıyorlar…

Türkiye’yi 90’lı ve 70’li yıllara götürmeye çalışıyorlar…

Kim bunlar?

Aslında son derece açık…

Abdülhamit’e darbe yapanlar… Menderes’i teslim alanlar... Özal’ı bizden alanlar... Erbakan’ı devirenler; Erdoğan’ı da bizden istiyorlar.

Başaracaklar mı?

Bize bağlı…

Ya önceki Liderleri aldıkları gibi oturup seyredeceğiz; yahut irademize gem vurmalarına müsaade etmeyecek; oyunlarını bozacağız…

Ben, bu oyunu bozacağımızı ve izzetimizi koruyamaya devam edeceğimizi düşünüyorum…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.