Bilgili, donanımlı, vizyonu geniş siyasetçiler yetiştirmek için Ak Parti Siyaset Akademisi’nin düşünsel anlamda temelinin atılması ve uygulamaya konması, Ak Parti kurucu genel başkanı Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları ile olmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fikir babası olduğu ve Ak Parti teşkilatlarının eğitim çalışmaları arasında yer alan siyaset akademisi, Türkiye’deki geniş kapsamlı ilk siyasi eğitim faaliyetidir. Akademi, geleceğin siyasetçilerini ve özgün fikir adamlarını, Türkiye’nin sayılı ve alanlarında ün yapmış; siyasetçisinden akademisyenine, sanatçısından bürokratına, yazarından kişisel gelişim uzmanına uzanan zengin eğitmenler aracılığıyla yetiştiren büyük bir okul, siyasetçi fabrikası olma özelliği ile benzersiz bir çalışma olarak başlamıştır. 2008 yılından bu güne 50 binden fazla kişi akademide eğitim görme imkanı bulmuş, 25 binden fazla kişi de bu eğitimler sonucunda yapılan sınavlarda başarılı olup, başarı sertifikası almıştır. İllerinde derece alan katılımcıların merkezi sınavda ilk 5’e girenleri de Türkiye derecesi elde etmiştir.

Siyaset Akademisi, herhangi bir siyasi kimlik, işçi-esnaf-memur, genç-yaşlı vb. farkı gözetmeden, kadınlara da üstelik dereceye girenler arasında ilk üçte en az bir kadın olması şartıyla pozitif ayrımcılık uygulayarak tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını, geleceğin Türkiye’sinin şekillenmesinde etkin rol üstlenecek bireyler olarak konumlandırıp, hem siyasal hem de kültürel donanım kazandırmak, bu sayede siyasi hassasiyetleri olan sorumluluk sahibi vatandaşlar kılabilmeyi misyon edinmiştir. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çok büyük bir projesi olan siyaset akademisi, eğitim ve donatım faaliyetleri noktasında vizyonu geniş, bilgi birikimi yüksek ve siyasette söz sahibi olabilecek kişileri yetiştirme konusunda ciddi bir başarı elde etmişse de başarılı kursiyerlerden siyasette ihtiyaç duyulan noktalarda, etkin görevlerde; görevlendirme ve bilgi birikimlerinden faydalanma hususlarında maalesef hedeflenen amaca ulaşamamıştır. Yazık ki parti teşkilatlarına hafta sonları bir canlılık ve akademiye katılanlara birikim ve donanım sağlamaktan öteye gidilememiştir. 2008 yılından itibaren siyaset akademisi derslerine katılıp dereceye girenlerin herhangi bir yere seçildiğini veya atandığını gören, duyan oldu mu bilmiyorum. Olsa da çok azı olmuştur onlar da akademi başarılarından ziyade teşkilatlardaki üst yönetim kadrolarından birilerine olan yakınlıktan olmuştur. Maalesef algı ve gerçek budur. Daha üzücü olanı, kendi partilerinin kurdukları akademiden Türkiye derecesi elde eden kişiler, birçok ilde yerel siyasi elitler için gurur kaynağından ziyade korku kaynağı olmuştur.

Bu kurslara katılıp, başarılı olanların siyasette önlerinin açılacağı; siyaset akademisine katılmış olmak veya olmamak, Ak Parti’de siyaset yapmak isteyenler için bir farklılık oluşturacağı dile getirilmişti. Muhakkak ki siyasette akademisinde başarılı olanların, kendini bilgi ve birikimle donatanların tümüne hiçbir kıstas ve ayrım yapılmadan siyasette şans tanınması, önlerinin açılması mümkün olamaz. Ancak en azından imtihanlarda yüksek başarı elde etmiş, dava bilincini ve ruhunu taşıyan kursiyerlere belirli bir sayıda, aktif siyasette imkan ve şans tanınması, ellerinin tutulması, bilgi ve birikimlerinden azami derecede faydalanılması; akademiye ilgi ve katılımların artması hususunda bir motivasyon, partinin değişik kademelerde ihtiyaç duyduğu noktalarda da “donanımlı siyasetçi olma hususunda” da hazır bir kaynak olacaktır. Bunca emek, mesai ve masrafın da karşılığı da alınmış olacaktır.

Diğer taraftan 2013 yılına kadar siyaset akademisinde 5 yılda 15 dönemlik bir eğitim verilmiş olmasına rağmen, 2013-2017 yılları arasında ise sadece 2 dönemlik bir eğitim verilebilmiştir.

Eğitimler sınırlı sayıda düzenlendiği gibi, ödül olarak sayın Cumhurbaşkanımızla yurt dışı gezisine katılacağı söylenip heyecanlandırılan ve bu heyecanla çalışmalarını daha çok artıran 15. dönem Türkiye derecesi sahiplerinin bir kısmı hala bu sözün gerçekleşmesini beklemektedir. Hiç şüphesiz ülkemiz son yıllarda darbe teşebbüsleri ile kuşatılmış ve bu yıllar vatan mücadelesi ile geçmiştir. Ancak nitelikli siyasetçi ihtiyacını karşılaması umulan bu eğitim yuvalarının iki elimiz kanda da olsa faal olması eğitim-ödül vb konularda süreklilik arz etmesi gerekir. Çünkü siyaset akademileri hem teşkilatlara hem illere hem de katılımcılara siyasi ve kültürel müthiş bir hareket getirmektedir. Ak Parti mensupları ve eğitimcilerinin birbirlerini tanımalarına ve birbirleriyle kaynaşmalarına da ortam hazırlamakta, birçok noktada katılımcılar ve hatta eğitimciler için de ufuk açıcı olmaktadır eğitimler. Özetle siyaset akademisi hem eğitimciler için hem de taşra teşkilat mensupları için metal yorgunluğunun panzehiridir.

Olumsuzluklarla ilgili endişelerimizi paylaşırken diğer yandan belirtmek isterim ki, siyaset akademisinin bağlı olduğu AR-GE başkanlığına genç bir ruha ve dinamik bir kişiliğe sahip Ak Parti İzmir Milletvekili Av. Hamza DAĞ’ın atanmasının, siyaset akademisine yeni bir heyecan ve iyi bir performans katacağına inancım tamdır.Siyaset akademisinin yeniden canlı ve heyecanlı günlerine geri dönmesi ve daha verimli bir hal alması; eğitimler sonucu başarılı olanların ve kendini bilgi ve birikimle donatanların siyasette de etkin ve yetkin görevlerde şans bulabilmesinin kronik birçok sorunun çözümüne de katkı sağlayacağı açıktır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murat 2017-10-18 09:14:00

Olması gerekenleri çok güzel bir dille dile getirmişsiniz. Yeni kana ihtiyaç var...

Avatar
cihat toprak 2017-10-18 11:09:47

AK PARTI Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın, 1044 gün sonra katıldığı AK Parti Grubunda yaptığı konuşma hala etkisini koruyor. Cumhurbaşkanı Erdoğanın burada parti teşkilatı ile ilgili olarak, "Önümüzdeki süreyi çok iyi değerlendirmeliyiz. Tüm bakanlarımızdan 180 günlük kısa vadeli bir eylem programı istedim. Bu yıl sonuna kadar il teşkilatlarımız, ilçe teşkilatlarımız, belde teşkilatlarımızın tamamını güncelleyeceğiz. Yeniden gözden geçireceğiz; çünkü ortada bir metal yorgunluğu var. Bunu aşmamız lazım. Onun için de çok daha dinamik ekiplerle inşAllah 2019'a hazırlanmamız gerekiyor" ifadeleri de tartışmaları beraberinde getirdi. Bir çok AK Partili burada Cumhurbaşkanı Erdoğanın ne demek istediğini anlamaya çalışırken özellikle
‘Metal Yorgunluğunun ne olduğu ise merak konusu oldu.
Peki Metal Yorgunluğu kelime anlamı itibariyle nedir?
Adından da anlaşılacağı gibi metal yorgunluğu metallerde yaşanan yapısal bozukluklardır. Titreşim , çekme , basma , sürekli es