Hepimizin malumu son bahar hazan mevsimi olarak kabul edilir. Bu mevsimde sadece ağaçlar yapraklarını dökmez. Tüm canlılarda değişim ve dönüşüm olur.İnsan da bu değişimden nasibini alır.

Bu gerçekliğe rağmen bizler çok aceleci ve acemice davranışlar sergiliyor sonrasında da yaptığımız hataların telafisi için gaf üstüne gaf yapmaktan kendimizi alamıyoruz. Mevsimsel değişimin kaçınılmaz sonu sık hava değişimine bağlı olarak yaşanılabilecek üşütme soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklar önemsenmezse kış boyunca zor günler bizi bekleyebilir.

Son birkaç makalemde ele aldığım şişmanlama ile ilgili gerçekliklere sizlerden de olumlu tepkiler gelmesi nedeni ile bir kez daha değerlendirme yapmak istiyorum.

Bildiğim doğruları sizlerle paylaşmak dışında başka bir amacım elbette olamaz. Doğruları aktarırken haddimi aşmam da mümkün değil.  İslam’ın altıncı şartının haddini bilmek olduğuna inananlardanım .

Obezite ve şeker hastalığı zemininde bizleri risk altına sokan başka hastalıkların oranı füze hızı ile artmasa meseleye bu kadar önem atfetmezdim.  Özellikle kanser, kalp damar hastalıkları, beyin felci, kemik ve eklem hastalıkları romatizma ve daha birçok hastalık istatistiki olarak giderek daha kontrolü zor hale geliyor. Yukardaki hastalıkların ortak suçlusu ise diyabet Obezite stres ve sigara.

Diyetler, mucize formüller, bitkiler, karışımlar, hipnoz,akupunktur gibi birçok  çözüm metodu Obezite tedavisinde  istenen sonucu veremediği için son yılların giderek modası olan ameliyatlar  çözüm olarak sunulmaya başlandı.

Arz talep dengesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak günümüzde peynir ekmek yer gibi Obez insanlar çare ve çözümü ameliyatta arar oldu. Son günlerde üst üste gelen ölüm haberlerinin etkisi ile sağlık bakanlığımız olaya el koydu. Artık isteyen isteyeni Obezite tedavisi için bıçak altına yatıramayacak.

 Millet olarak hamaset ve abartıdan nemalanmayı severiz. Şifanın kaynağını unutarak hastalıklarla mücadelede işi şahsileştirmeyi de severiz. Hatta o kadar ileri gideriz ki, şirk kapısına bile dayandırırız işi. Beni şu iyileştirdi gibi gaflarımız da yatsınmayacak kadar çok.

Şişmanlıkla mücadelede ünün modası mide küçültme. Bir önceki dönemde sık uygulanan balon yöntemi tu kaka.  Yakın bir gelecekte bu işlemle ilgili olumsuzlukların artmasından ciddi olarak endişe ediyorum. Çünkü balonu çıkartmak mümkün oluyordu ve çeşitli sebeplerle balonlarını çıkarttıran başka hastalarımda oldu. Mide küçültmede midenin alınan kısmı yerine yapıştırma şansıda yok. Mideden alınan büyük bir kısım ile aynı zamandan binlerce mide hücresinin yaşamına da son vermiş oluyoruz. Bu hücrelerin ürettiği çeşitli hormonlarda doğal olarak artık yok

Bu kadar laf-ı gürzaftan sonra gelelim saadete: İrade silahı ile nefis düşmanı dizginlenmediği sürece obezite,  kabusumuz olmaya devam edebilir. Batılı ülkeler ve Amerika’nın başına bela olan ve adeta veba gibi yayılan bu illet şimdide bizim kapımıza dayanmış durumda. Tıbbı nebevide açık olan evrensel gerçeklikten sapmaya devam ettiğimiz sürece diyet miyet vız gelir.

Acıkmadan yememeyi,doymadan sofra nimetlerinden uzaklaşmayı er geç başarmalıyız. Çiğneme süremiz ve yeme hızımız asgariye indirilmeli. Sofraları savaşma ve vuruşma alanı olmaktan çıkarmalıyız.

Damaklarımıza sonradan yerleşen şeker tadının tatsızlığından kurtulmak için çaylarımızı şekersiz içmeye başlayarak niyetlerimizde ne kadar samimi olduğumuzu test edelim. Adımlarımızı çoğaltarak biriktirdiğimiz fazlalıkları üzerimizden atalım. En önemli düsturumuz ise sabır ve sebat olmalı.

Haydi dostlar hep beraber niyet ederek diyetimizi kendimize göre ayarlayalım. Diyetler niyetsiz yapıldığında rahmeti ve bereketi az oluyor. Niyet edelim. Yediklerimiz şifamız ve ilacımız olsun.Sağlık ve mutluluk dileklerimle.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mansur uyar 2017-11-19 21:44:11

Hocam kalemine sağlık