Almanya’nın Köln Kenti’nde, İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatı’na (IGMG) bağlı uluslararası insani yardım kuruluşu Hasene tarafından düzenlenen “Arakan Konferansı”ndan yansıyanların bir bölümünü dün yansıtmıştık.

Öyle bir “Soykırım” ki bu…

Sadece, “Tecavüze uğrayan sayısı 120 bini aşmış durumda!..” desek…

Bu “utanç” bütün insanlığa yeter de artar.

Ve bizim durumumuz…

“1 buçuk” Milyar Müslüman!..

Başımıza gelen her “felâketin” ardından…

Bize bunları yaşatan “Haçlı-Siyonist İttifakı”nın zalim diktatörlerinden “merhamet” beklemek durumunda kalışımıza bir yanabilsek!..

Her katliamdan sonra, az katılımlı “selfie”lik eylemler!..

Bir haftalık “boykot” kampanyaları!..

İslam Dünyası’nın arz ettiği bu “acziyet tablosu”nun bir yerinde, “dik mesajlar veren” bir Türkiye var…

İslam Dünyası’nın “tek umudu” Türkiye.

Hasene International’ın çok başarılı bir organizasyonla gerçekleştirdiği “Uluslararası Arakan Konferansı”nda “sunum” yapmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen hatırı sayılır akademisyen ve aktivistlerin dediği de bu;

“İyi ki Türkiye var, iyi ki Recep Tayyip Erdoğan var.”

Bu durum bir yandan “gururumuzu okşar” ve bize “Osmanlı’dan esintiler” sunarken…

Diğer yandan da…

Üzerimizdeki yükün ağırlığını hatırlatıyor…

Çok çok az okuyup, çok çok fazla konuşan…

Çok çok az okuyup, çok çok fazla seyreden…

Bizler…

Taşıyabilecek miyiz bu yükü?..

Dünyanın dört bir yanında hunharca katledilen, ırzlarına geçilen, nesil emniyetine ağır darbeler indirilen, evlerinden, barklarından sürülen…

Vatansız, kimliksiz, çaresiz bırakılan milyonlarca Müslüman’ın yükü omuzlarımızda…

Yükü dağları bile korkutan Türkiye’nin başında bin türlü belâ; ne PKK’sı biter, ne DEAŞ’ı, ne FETÖ’sü…

Ne de, her türlü “ittifaka” açık, nice kifayetsiz muhterisi!..

Burada…

Almanya’da…

Avrupa’nın dört bir yanından gelen Milli Görüş Ruhu’nun “gurbet çilekeşi” temsilcileriyle geceler boyunca bunları konuştuk, konuşuyoruz…

 Her sohbet halkası, buralardaki bilinç düzeyinin ne kadar yüksek olduğunu, gurbet ellerde “ayakta kalma mücadelesi” veren bu kardeşlerimizin olan biteni ne kadar yakından takip ettiklerini…

Bütün oyunların nasıl farkında olduklarını gösteriyor bize…

Almanya’da büyük çileler çeken ve memleketlerinde umdukları sıcaklığı bulamayan bu insanları çok iyi tanıdığımı zannediyorum.

Çünkü…

Ben de buralardan geldim.

Almanya doğumluyum, ailem 1960’ların başında buralara göç etmiş; Rahmetli Ninem, Rahmetli Babam, Validem, Ablam, Dayım, Amcam, kuzenlerim…

Hepsi buraların çilesini çekmiş ve Türkiye’den de maalesef “sıcaklık” görememiş insanlar…

Benim hikâyemde biraz onlardan izler var, biraz da bambaşka şeyler…

Neyse…

Buralardayız ya…

Çok güzel şeyler gördük, konuya gelelim hemen…

Geçtiğimiz aylarda İstanbul’da düzenlenen TRT World Forum’da “muhteşem gençlerle” tanıştığımızı yazmıştık…

Yurt dışında eğitim almış, en az iki lisana hâkim, daha da önemlisi “Anadolu Kültürü”ne, “Anadolu Tarihi”ne hâkim…

Çok daha önemlisi…

Kur’an ve Sünnet’e sıkı sıkıya bağlı gençleri görünce, moralim düzelmişti.

İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilâtı (IGMG) / Hasene Derneği’nin organizasyonunda da benzeri bir tabloyu gördüm…

Genç beyefendi, genç hanımefendi kardeşlerimizin, Anadolu’yu ne kadar yakından takip ettiklerini, tuzakları nasıl sezdiklerini görmek beni ziyadesiyle memnun etti.

Bizde nasıl oluyorsa oluyor, şu “lisan” işi bir türlü halledilemiyor…

Bazı gençlerin Türkçe ve Almanca’ya ilâveten, sular seller gibi İngilizce konuştuklarını…

Bazılarının da bunlara Arapça ve/veya Fransızca’yı eklediklerini gördüm…

Kimi Milli Görüş önde gelenleri, çocuklarının “dörder lisan” bildiğini söyleyince memnuniyetim iyice arttı.

Gençler 28 Şubat’ı uzun uzun anlatıp, Türkiye’nin nerelerden nerelere geldiğine dair misalleri sıralayınca keyfimizin nasıl tavan yaptığını tahmin edersiniz…

MİLLİ GÖRÜŞ/ MİLLİ EĞİTİM!..

Burada…

Milli Görüş Teşkilâtı, “eğitim işini”  bir ölçüde çözmüş gibi…

Bunlar kolay işler değil, çok zor işler, çok zor.

Buralarda genç olmak, buralarda bir gencin ana babası olmak bin kat zor…

Nefsi zorlayan nice tuzak, zihni meşgul eden nice “âlem” var…

“Âlemlere akmak” varken…

İlme, irfana, Anadolu’ya yönelebilmek…

İslam’a sarılabilmek…

Bununla birlikte, “Küresel Rekabet Şartlarında” ayakta kalabilmeyi sağlayacak donanıma sahip olabilmek az iş değil elbet.

Türkiye, bu potansiyelden mutlaka faydalanmalı ve “Eğitim Modeli”nin geliştirilmesi için buralardan mutlaka katkı almalı.

İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilâtı, onca zulmün, onca istismarın muhatabı olmuş bir “bilinç abidesi” olarak yükseliyor…

Meseleleri ele alırken “gerçeklerden” kopmuyor, yaş tahtalara basmıyor!..

Avrupa’daki Milli Görüş Ruhu, “ilm-i siyaset”in ustası olmuş…

Eskiden “edilgenlik” tarafı ağır basarken şimdi…

“Etkin” ve “Etken” bir tavırla…

Vaktin ve zeminin gerçeklerine ters düşmeden ve dahi teslim de olmadan…

Yoluna devam ediyor.

Türkiye’deki “dar alanda kısa paslaşmalar” halini aşıp, farklı bakış açılarıyla buluşmak isteyenlerin…

Avrupa’daki Milli Görüş Tecrübesi’nden almaları gereken çok ders var.

“Almancı” diyerek sözüm ona “alaya alınan” buralardaki varlığımız, özünü muhafaza ederek farklı kültürlerden beslenmenin avantajıyla Anadolu’ya büyük katkılar vaat ediyor.

İstifade edelim.

IGMG

Şöyle anlatıyor önde gelenleri:

1960’lı yıllarda, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde çalışmak üzere Türkiye’nin yanı sıra diğer ülkelerden de milyonlarca Müslüman Avrupa’ya göç etti. 1970’li yılların başından itibaren Türkiyeli işçiler, küçük cemaatler oluşturarak mescitler etrafında toplandılar. 80’li yıllara gelindiğinde ise, bu küçük cemaatler bir araya gelerek bölge ve federasyonlar oluşturdular. Bu kuruluşların bir “Genel Merkez” oluşturma ihtiyacı, cami inşası, hac ve umre organizasyonları, imam ve dinî hizmet veren irşad görevlilerinin temini ve eğitimi gibi çeşitli dinî hizmetlerin yerine getirilmesi için bir zorunluluk oldu. Bundan dolayı 1995 yılında kurulan İslam Toplumu Millî Görüş, dönemin ekonomik ve sosyal gelişmelerinin şekillendirdiği süreçte, toplumsal gerçeklere göre davranarak programlar oluşturdu. Bu plan ve programlar çerçevesinde yürüttüğü çalışmaları ile IGMG her geçen gün hizmet götürdüğü bölge, şube ve üye sayısını artırarak, bugün bulunduğu Avrupa’nın en büyük sivil toplum kuruluşları arasındaki konumuna ulaştı. IGMG bugün, 7’den 70’e hizmet sunan bir kuruluş olarak bünyesinde barındırdığı; Kadınlar Teşkilatı, Gençlik Teşkilatı, Üniversiteliler ve Kadınlar Gençlik Teşkilatı ile birlikte 2330 şubeye sahiptir. Avrupa’da 12 ülkede, ayrıca Avustralya ile Kanada’da hizmet veren köklü bir teşkilat olma vasfını taşıyan kuruluş; 35 bölge, 17.000’i aşkın idareci ve 127.000 civarında üye olmak üzere toplam 350 bini aşan cemaatiyle hizmetlerine aralıksız devam eder…

(Başta Merhum Necmettin Erbakan olmak üzere…Bütün Milli Görüş Mensuplarına…Dualarımızla…)

IGMG/Hasene International’ın Türkiye’deki adresi, Fatih’te.

Akşemseddin Mah., Fevzi Paşa Cad. Feyzullah Efendi Sokak No:2. Fatih/İstanbul

[email protected]

[email protected]

0212-438 8191

İlgilenenlere duyurmuş olalım.

FOTOĞRAFALTI:

Hasene International tarafından Köln’de gerçekleştirilen “Arakan Konferansı… Uluslararası Rohingya Krizi ve Çözüm Yolları” konulu etkinliğin ardından IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, Hasene Derneği Başkanı Mesud Gülbahar, Arakan Komisyonu Direktörü Muhammed Turhan ve dünyanın dört bir yanından gelen akademisyen, aktivist, gazetecilerle birlikte… Final Hatırası…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSIZ 2018-05-04 01:28:27

Yazarımız dan Allah razı olsun milli görüş ile ilgili gelişmeleri bize aktardığı için. Milli görüşle ile ilgili gelişmeleri okudukça ümüt üm daha da çok artıyor Allah'ın izniyle daha da iyi olacağız. Üzüldüğüm Bir konu da Var milli görüşü temsil ettiğini söyleyen Saadet Partisi CHP'yle nasıl aynı safta olabilir aklım almıyor Saadet Partisi'ne hizmet vermiş insanlar bunu nasıl sindire biliyorlar Saadet Partisi'ne özellikle karamollaoğlu milli görüşü temsil ettiğine inanmıyorum. Bu benzemezler nasıl olur da bir araya gelebiliyor,kimin çıkarına hizmet ediyor bunlar Allah ım milli görüşün yolunu açık etsin Gönlümüz ve Dualarımız onlarla Allah'ım sayın Erdoğan'ın yolunu açık etsin tüm kalbimizle sayın Erdoğan'ın yanındayız milli görüşün yeri AK Parti'nin yanıdır. Selam ve dua ile hayırlı cumalar

Avatar
Fikret türk 2018-05-04 11:47:24

Önce yukarıdaki kardeşim e en kalbi Şükran’larımı ediyorum ve yazdığına tek nokta ilave etmeden aynı duygu ve düşüncelerini paylaşıyorum Rabbimiz cümleye başta bu fakir olmak üzere kalb-i feraset versin amin