Yıllardır aşkı ve aşkın akışını yazma teşebbüsünde, teşebbüsünde müteredditliğim, gayretler bitap. Bir kelimecik dahi karalarken paralanıyor gönül, gönlümden zamanın tüm evrelerini geçirme zahmetindeyim, sanırsın yangınlar faslı. Kelimeler nakışlı olsun istemiyorum, nakış nakış olan şu gönlün ömrünü ifşa etme biçareliğinde, biçareliğindeyim gönül denen kirvemle...

Ne çabuk tükeniyor ömür denen harabe. Zamana ve zemine, gökyüzüne ve yeryüzüne, gayba ve gaybın tüm kuşaklarına ersin diye gönül melekem, ersin diye tüm zahmetler, ersin diye karalanıyor kelimeler, kelimeler vasıtasıyla aşk denen hülya, darı dergâhı kelimelerle ifşa sanatı, sanatkârın ulu saltanatına sahne olsun kelimeler…

Her kelime zikir ehlinden, fikir fehminden olsun istiyorum. Can sarsın kelimeleri, canan yansın kelimelerde, kelimeler dokunsun tüm dertlere, bandaj olsun yaralara kelimeler, yâr olsun yaralara, yardım olsun yangınlara, duman olsun dağlara ovalara, aman olsun ahlara, vahlar olsun bahtlara… Kelimeler… Kelimeler gebe kalsın istiyorum tükenen hasrete, hasretin hayretine, hayretin halvetine…

Kelimeler aşkın ifşası olamaz. Aşkın avazı olsun bari şu hâlin hayretine. Hayretin hâlsizliğine, çaresizliğine halsizliğin…

Aşk… Ömrün insicamı, serencamı sancılar sadasının…

Gel bağla yarama örgülerini, kapa gönlüme sürgülerini, sapla kuytuma süngülerini, yak, yak en derinden türkülerini…

Kelimeler, kekeme gönüller müdafisi. Aşk sılasına suskun serzeniş…

Kelimeler, biçare kelimeler… Açsam gönlümün cephelerini, anlatsam ömrümün cenklerini, başa sarsam dertlerimi, narı cehennem eylesem eylemlerimi, müjde saysam söylemlerimi, az, yine az, ömrüme bürünen şu naz, naza izah, ah, izahsız kelimeler…

An oluyor bir tabur asker biçiyor ömrümü, an geliyor beşer kaçıyor yollarımdan, bitkiler bile terk ediyor yıllarımı, zaman ziyan oluyor, zemin zahmet mekânı, kader keder kuyusu, ah an oluyor ana sıkışan öteler ötesi ferman, ferman olsa selamın, selamın sarsa kelamı, doysa, doysa meramım, isminin zikriyle sancılı her hâlım… Hâlâ hayretlerde heceler bile, kelimelerse bir uzun zahmet, tümceler acep neyedir akıbet…

Tozlu bir kütüphanenin metruk seyriyim, kelimelerin sancılarından kadere sızan keder...

Ömür denen örtünün son esnekliğidir seyrine daldığım dalgınlık…

Gönül, tükenen bir zaman mısın, coşan kabaran bir aman mı, ah, ahı sızı…

Tuhaflıklar içinde tümlenen o anlam kopukluğu…

Şimdi sarın belanızı kelimelere, biçare kelimeler, izahsız kelimeler…

Bu yük ağırken gönlün mizanlarına bile, tabi ki kısır kalır kelimelerin izahları bile…

Mor bulutlar, gökkuşağı desenler, narı cehennem, dar-ı saadet, şu senin gönlün, gönlün ömrüme örtün, ne hacet kelimelere…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
h.y 2018-01-15 14:14:05

tebrik ediyorum...