İnsanlığın hayatı, bugün  her alanıyla ve boyutuyla teknolojinin egemenliğine girmiş bulunmaktadır. Kendi hayatımız üzerindeki kontrolü kaybetmiş durumdayız. Cep telefonları, bilgisayarlar, tabletler ve elektronik oyunlar, her an  kendilerine ulaşabileceğimiz şekilde bizimledir. Teknoloji, artık    kendilerini kullandığımız  araçlar toplamı olmaktan çıkıp, kendimizi onlara kullandırttığımız  amaçlar manzumesi  düzeyine çıkmış bulunmaktadır. Kişinin kendisini gönüllü bir şekilde  teknolojiye kullandırtmasını ve nesneleştirmesini, günümüzün en kaygı verici gelişmesi olarak  okuyabiliriz.

Teknoloji bağımlılığı deyince, daha çok internet bağımlılığı anlaşılmaktadır. Teknoloji ve internetle kurulan ilişki, bütün insani ilişkileri zayıflatan, bozan, hatta ortadan kaldıran bir durum meydana getirmektedir. İnternet ve teknolojinin bütün insani ilişkileri  işlevsizleştirerek, kendisini tek bir ilişki  biçimi olarak dayatmasına teknoloji veya internet bağımlılığı diyoruz. İnternet ve teknoloji bağımlılığının en temel özelliği, kişinin  teknolojik araçları kullanma konusunda kontrolünü kaybetme durumu içinde olmasıdır. Kişiler, internete ve sosyal medya platformlarına sürekli girip çıkma, oralarda vakit geçirme ihtiyacı duymaktadırlar. Kişinin su gibi, hava gibi  internete ve sosyal medya platformlarına ihtiyaç duyduğu  yanılsamasını gerçek sanması, dijital bağımlılığın hayatımızda oluşturduğu bir anormalliktir.

İnternet ve sosyal medya platformları sayesinde her yerde  ve zamanda kolaylıkla  mesajlar yolluyor, yazışıyor ve  başkalarıyla iletişim imkanına sahip olduğumuzu düşünüyoruz. İnternet bağımlılığı,  insani ilişkilerimizi ve iletişimimizi zenginleştiren bir durum değildir. İnsanların siber seksin, pornografinin, sanal kumarın veya dijital oyunların kölesi haline geldiğini görüyoruz. İnternet üzerinde geçirilen zaman ve yapılan işler, insanın ömrünü tüketen, çürüten ve yozlaştıran  kötülükler olarak karşımıza çıkmaktadır.

İnternetin  hayatımızı  kaplayan tek bir alan haline gelmesi, zihin, düşünce ve duygu dünyamız üzerinde derin sarsıntılar meydana getirmektedir. İnternet sonrası dünyada insanın hala  bir zihne sahip olup olmadığı sorusu tartışılmayı hak etmektedir. İnternette dolaşırken  sahip olunan zihinsel durum ile, internetten çıktıktan sonra yaşanılan durum aynı değildir. Sanal ve gerçek hayatlarımız arasında gidip gelen bizler,  birbirinden farklı  iki zihin  dünyasını yaşamaktayız. Sanal  ve gerçek dünyalar arasındaki farklı zihin durumları, zihin bütünlüğümüzü bozmakta,  sanal bağımlılığımız bizde zihinsel  düzensizlik, yani zihinsel patoloji olarak karşımıza çıkmaktadır. İnternetin egemen olduğu bir dünyada  zihin sağlığını ve bütünlüğünü korumak, artık imkansız hale gelmiştir. Sanal bağımlılık, dünyayı zihinsel sağlığını yitirmiş çılgınlarla dolu bir yer haline getirmektedir.  Google’a aşırı girip çıkmanın,  sanal kumar oyunlarını aşırı şekilde oynamanın,  Facebook ve Twitter’da aşırı zaman geçirmenin  insanı anormalleştirmesi, çok önemli bir sorundur. Bugün aşırılık kavramı, artık internetle ilişkili  olarak kurulmaktadır. İnternet ve teknolojinin kullanımındaki aşırılık,  her açıdan insanı dengesizleştirmekte ve anormalleştirmektedir. Günümüzde ve gelecekte insanlığı bekleyen  en yıkıcı aşırılık biçimi, sanal radikalizm olacaktır.

İnternet ve teknoloji bağımlılığı, insanın fiziksel ve  manevi varlığını tehdit eden köklü bir  psikolojik, sosyal ve maneviyat   sorunudur. İnternetten biraz uzak kaldığında hayatının anlamsızlaştığını  düşünenlerin sayısı artmaktadır. İnternetin  yokluğunda insanlar daha çok içe çekilmekte, her şeye ve herkese karşı yabancılaşmaktadırlar. İnternet bağımlılığı, sadece internette aşırı bir şekilde zaman geçirmek değildir. İnternet bağımlılığı, aşırı   sanal kullanım yüzünden kişinin günlük hayatının, işlerinin ve ilişkilerinin sürdürülemez hale gelmesi ve radikal kesintilerle veya krizlerle yüz yüze kalması durumudur.

İnternet bağımlılığı yaşayan kişiler, sürekli olarak sanal hesaplarını ve mesajlarını kontrol etmekte, sosyal medya profillerinde değişiklikler yapmakta ve internette iken büyük bir  tatmin yaşadıklarını sanmaktadırlar. İnternet, telefon, ve bilgisayarla ilişkisiz  her şeyle bağını koparan insanlar, diğer insanlardan ve toplumdan uzaklaşmaktadırlar. İnternet, kişinin dünyasında derin bir iç çöküşün oluşmasına neden olmaktadır. Günlük hayatlarını normal bir şekilde devam ettiremeyen dijital bağımlılar, sadece  internete girdiklerinde huzursuzluklarının  sona ereceğini sanmaktadırlar. Dijital bağımlılık kişiyi  gerçeklikten kopararak  illüzyonlar ve halüsinasyonlar dünyasına hapsetmektedir.

İnternet ve uyuşturucu  birbiriyle aynı işlevi gördüğünden dolayı, uyuşturucu bağımlılığı gibi  internet bağımlılığından söz edilmektedir. Uyuşturucu gibi internette, insanın  duygusal, psikolojik,  sosyal ve  fiziksel varlığında  değişikliklere neden olmakta, başka bir ifade ile modunu  değiştirmektedir. Sanal alemin modunu değiştirdiği kişi, insanlığından çok şey kaybetmiş olan kişidir. Teknoloji ve insan arasındaki ilişkinin insanlığımızı yozlaştırmayacak şekilde  yeniden kurulabilmesi için dijital bağımlılık sorununun ciddiyetle ele alınması gerekmektedir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.