Herkesin çocukluğu kendine güzel, kendine özeldir. İşte o nedenle “Ah çocukluğum ah!” diye başlamaz mıyız çoğumuz? Geçmiş günleri yâd etmez miyiz? Ama ne yazık ki parklarda, bahçelerde koşuşturmak; körebe, saklambaç oynamak unutuldu artık!

Çocuklar bu oyunları bilmiyor bile!

Ama olsun hepsinin elinin altında internet var! Araştırır; akıllı telefonlarından öğrenirler canım! Çok şükür bizler oynadık, eğlendik. Arkadaşlarımızla bir arada sosyalleşebilmeyi öğrendik.

Peki ya yeni nesil?

Yeni nesil için çok üzülüyorum açıkçası. Teknolojinin merkezinde yer alan, dijital dünyanın göbeğinde doğmuş, ancak asosyal bireyler yetişiyor, yetiştiriliyor. Ve zamanında müdahale edilmezse iletişimsiz bir dünyaya doğru emin adımlarla gidiyoruz. Rabbim hakkımızda hayırlısını nasip etsin!

O masum oyunların oynandığı, o çıkarsız dostlukların oluştuğu ortamların yerini sanal dünya aldı. Ağlar arası ağ olarak adlandırılan internet, sosyal medya ve anlık mesajlaşma uygulamalarının da etkisiyle birlikte tek düze bireyler yetişmesine neden oldu… En ufak bir anlaşmazlıkta tartışan, kaba kuvvet kullanan, birbirlerine hakaret eden çocukları, gençleri görmüyor muyuz? Tahammülsüzlük ne yazık ki had safhada…

Hatırlarsanız gerek Türkiye’de, gerekse de dünyada birçok intihar vakasına sebebiyet veren Mavi Balina oyunu oldukça tehlikeli bir potansiyele sahipti. Rusya'da gençler arasında yaşanan çok sayıda intihar olayları ile ilişkilendirilen Mavi Balina oyununun mucidi 21 yaşındaki Rusya vatandaşı Philipp Budeikin, çıkarıldığı mahkemede suçunu kabul etmiş ve insanları “biyolojik atık” olarak nitelendirmişti. Bu olay tam unutuldu, ortadan kalktı derken yeni bir tehditle karşı karşıya kalmaya başladık. Momo adı verilen bu oyun ise dünyada en çok kullanılan anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp üzerinden yayılmaya başladı. Başlangıçta Latin Amerika üzerinden yayılmaya başlayan ve etkilerini özellikle Fransa, Amerika Bileşik Devletleri ve Nepal gibi ülkelerde hissettiren Momo; özellikle çocukları tehdit ediyor.

Telefon kodlarına çok dikkat etmek gerekiyor!

Momo'da, Meksika (+57), Japonya (+81) ve Kolombiya (+52) uzantılı üç ayrı numara kullanılıyor. Özellikle İspanyolca konuşulan ülkelerde kullanım son derece yaygın… Oyun; Whatsapp üzerinden gönderilen linke tıklanmasıyla başlıyor. Öncelikle her şey son derece masumane gözüküyor. Fakat şiddet ve siber zorbalık içeren görseller çocukların psikolojik gelişimlerine büyük ölçüde zarar veriyor. Linke tıklandıktan sonra telefona casus yazılım yükleniyor. İşte ne oluyorsa o dakikadan sonra başlıyor… Kişisel bilgilere, telefon rehberine, fotoğraflara erişim sağlanıyor. Tehdit ve şantajla birlikte çocuklardan zorla para elde edilmeye çalışılıyor. Depresyon ve kaygı atakları da çocukların tüm yaşamını allak bullak ediyor.

Momo, Meksika Polisi Siber Suçlar Birimi tarafından da tehlikeli bir oyun olarak değerlendiriliyor ve aileler bu noktada uyarılıyor. Hatta geçtiğimiz hafta Arjantin’de yaşayan 12 yaşındaki bir kız çocuğunun bütün anlarını kaydederek intihar etmesinin sebebinin Japonya’dan gelen Momo davet linki olduğundan şüphe ediliyor. Japonya’nın Momo oyunu ile çok hassas bir bağlantısı var. Çünkü oyunun simgesi Japon sanatçı Midori Hayashi'nin bir heykelinden esinlenerek oluşturulmuştur.

 Ancak Momo hakkında birçok şehir efsanesi de mevcut. Şu ana kadar medyada Momo’ya yönelik herhangi bir görüntü ya da içeriğe rastlanmadı. Dolayısıyla rivayet ve dedikodular da en üst seviyeye ulaşmış durumda. Nitekim Momo’nun fotoğrafını Whatsapp profiline koyup arkadaşına şaka yapmaya başlayan çocukların sayısı şimdiden artmış bile… Yine de konuya tedbirli yaklaşmak gerekiyor. Geçmişteki intihar vakaları asla ama asla unutulacak nitelikte değil…

Çocukların bu oyunlara ilgi göstermesinin iki nedeni var. Bunlardan bir tanesi merak, diğeri ise ailenin sevgi ve şefkatinden yoksunluk… Belki merak konusuna anında müdahale etmek zor ama çocuklara ilgi ve sevgi göstermek ailelerin bizzat elinde! Öncelikle bizlerin şu akıllı telefonlarımızı bir kenara fırlatmamız gerekiyor. Ardından Türkiye’nin geleceği olan çocuklarımıza, gençlerimize daha fazla vakit ayırmamız büyük önem arz ediyor.

Bundan böyle dijital okuryazarlık şart!

 Dijital okuryazarlık; “akıllı telefonlar, tabletler, dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar gibi ağ cihazları aracılığıyla bilgiyi bulma, analiz etme, üretme, anlama ve paylaşabilme becerilerinin tümü” olarak ifade edilebilmektedir. Yasaklar her zaman insanları daha fazla cezbeder. Özellikle çocukların yasaklara karşı olan ilgisi ve merakı düşünüldüğünde dijital okuryazarlığa olan ihtiyaç somut bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Dijital dönüşümü daha iyi anlamak ve siber zorbalığa maruz kalmamak için dijital okuryazarlık elzemdir. Haftaya yeniden görüşebilmek ve paylaşımda bulunabilmek dileğiyle…

Kalın sağlıcakla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Samet Şentürk 2018-08-05 07:07:07

Mavi Balina gibi bir oyun. Çok dikkat etmek lazım.

Avatar
Samet Şentürk 2018-08-05 07:07:40

Mavi Balina gibi bir oyun. Çok dikkat etmek lazım.

Avatar
Kemal Tekdoğan 2018-08-05 14:10:04

medya okuryazarlığı dersini mutlaka iletişimciler vermelidir. destek için teşekkürler hocam.

Avatar
Saim Demiröz 2018-08-05 16:30:12

akıllı telefonlar bizi zehirliyor dikkatli olmakta fayda var.

Avatar
Canan Sengul 2018-08-05 21:35:00

ziya hocam sesimizi duy lütfen

Avatar
emre ayyıldız 2018-08-07 08:47:51

di̇ji̇tal dönüşümü yakaladigimiza i̇naniyorum.

Avatar
Sabri Taşar 2018-08-07 08:48:20

dijital dönüşümü yakaladık şükür

Avatar
Cemil Akyüz 2018-08-07 12:10:39

sevgiden yoksun büyüyen bireyler başarılı olamaz.