Zaman akıp geçiyor. Yıllar, aylar ve mevsimler kayıyor avuçlarımızdan, hayatımızdan her gün bir hayat yaprağı daha dökülüyor. Gündemler sıcak, kuşatıcı, yıpratıcı, acıtan halleri ile günlerimize akarken, gerçek gündemin tam da ortasında buluyoruz kendimizi.

Gerçek gündem, biricik halleri ile,müstesna seslenişlerle, arıtan iklimlerle tam da yanı başımızda bizi bekliyor. Rabbim, bir nefes gibi çağıldayarak akan ırmakların coşkusuyla, yanan, kavrulan çöllerde kavuşulan serapların serinliğiyle gönderiyor mevsimlerini.

Üç aylar, mübarek aylar, arıtan aylar, yaklaştıran aylar, Rabbe taşıyan aylar, Resulü anlama zamanlarını yüreklerine ilmek ilmek dokuyan aylar geldi.

Dostlar! Müjdeler yüklü, kurtuluşu sinesinde barındıran mübarek zamanların her anını hakkını vererek değerlendirme halleri ile soluklanacağımız günlerdeyiz.

Mübarek zamanlar ılgıt ılgıt arıtan, temizleyen, duru ve bahar tazeliğinde akarken günlerimize, siyasetin zorlu yarışına şahit oluyoruz. Ümmetlerin kaderi vardır. Toplumların kaderi vardır. Ülkem, örnek ve önder siyasilere öylesine muhtaç. Çocuklarımıza bırakacağımız yarınlar, miras bırakacağımız günlerin özlemiyle temiz, kirden ve riyadan arınmış, has ahlakı kuşanmış bireylerin vekil olmasını, gerçek milletin vekili olmasını gönülden arzuluyoruz. İstiyoruz ki kimse incinmesin, bu mübarek topraklarda birlik beraberlik sarsın, kuşatsın insanımızı. İstiyoruz ki Efendimiz’i andığımız şu günlerde, O’nu anlamaya çalıştığımız şu günlerde, O’ndan bir esinti sarsın, kuşatsın donuk çehreleri, merhametten yoksun yürekleri.

Efendimizin Hira’ya yürüyüşü vardır. Gönlüne, acılarına, içinde bulunduğu insanlığın sancılarına, yüreğinde yavaş yavaş yeşermeye başlayan muştu gibi yüreğini kuşatan risalete yürüyüşü vardır. Hirasına yürüdüğünde, nice meşakkatle uzun yolculuklar sonu Nur Dağı’nın zirvelerindeki o kutlu mağaraya sığındığında, anlıyoruz ki asırlar sonra asıl yürüyüşü yüreğindeki Hirasınayapmıştır. Yüreğindeki imanî sancılarına yürüyerek, umudu, aşkı, huzuru, süruru kuşanarak yaralı coğrafyasına, Nur Dağı’nın doruklarından dualar göndermiştir. Mübarek çehresini yalayıp geçen gözyaşları ile, bedeninden ziyade yüreğindeki acıların yorgunluğu onu kuşattığında, uzaktan gördüğü Mekke’nin kavrulan evlerine, Kutlu mescide kim bilir hangi kurtuluş dualarını göndermiştir.

Onun, kutlu mescit Kâbe’ye gönderdiği dualar; şirk, adaletsizlik, isyan, nifak, fuhşiyat bataklığında çırpınan insanlığa gönderdiği seslenişi ve duası, hala bugünün sokaklarında yankılanmaktadır. Bu sesleniş, gerçek ve mutlak kurtuluşun müjdesi olan bir sesleniştir. Bu seslenişe kulak vereceğimiz mübarek zamanlar gelmiştir. Esenlik yurdunun serin meltemlerini yorgun ve yıpranmış yüreklere taşıyan rüzgâr, artık durmaksızın esmektedir.

Dostlar! Mübarek, kutlu ayların bağrından ayaklarımızı kaldırarak kendi Hiramız’a doğru bir yürüyüşe çıkalım. Yüreklerimizdeki Hira’ya doğru arıtan, dirilten, bağışlatan, yakınlaştıran yolculuğun heyecanı ile yürüyelim kurtuluşumuza. Kendi Hiramız’ı, yüreklerimizdeki o en coşkun ve sıcak hal ile bize hâkim olan azamızın çeperlerinde ararken, ümitsizliğe kapılmadan yolcu olalım.

Dostlar! Kutlu mevsimlerin arınmış zamanlarında gariplere hâmi olalım. Yolda kalmışa dost, kimsesizlere çare olalım. Kurtuluşumuz, vermenin erdemli duraklarında, paylaşmanın sevincindedir, unutmayalım. Mübarek aylarda Efendimizin izinden Rabbe iltica makamlarında Hiramız’a yürürken hayırlı bir ümmetin bireyleri olarak bencillikten uzak, hep yardım makamında olalım. Bilelim ki verdiklerimiz bizimdir, sahip olduklarımız değil. Kırgın, yaralı bir dostun yüzünü güldüren birlikteliklerle, maddi-manevi paylaşacağımız her türlü sermayemizi ortaya dökme zamanlarındayız. Yüreğimizin derinliklerinde kurtuluş yolculuklarına çıkma zamanlarındayız.

“O halde içinizden, hayra davet eden ve iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun! Ve işte kurtuluşa erenler, ancak onlardır.” (Âl-i İmran Suresi, 104)

Rabbimizin kurtuluş seslenişine uyma zamanlarında soluklanırken, mübarek aylar kutlu olsun, kurtuluş olsun, dua olsun, cennet olsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.