Türkiye’de muhalafetin durumu apaçık ortada aslında; fotoğraf tüm çıplaklığı ile gözlerimizin önünde. Muhalefetin üzerinde bir ölü toprağı var sanki. Ne CHP’nin ne İYİ Parti’nin ne de HDP’nin Türkiye’ye ve bu toprakların insanına sunabileceği bir katkı yok. Ve bu durum, içinden çıkılmaz bir hal almaya başladı. İktidarın zayıflaması veya çürümesi gerekir iken bizde muhalefet çürüyor, malesef. Peki, muhalefet cephesinde yaşanan bu erimenin arka planında hangi gerekçeler bulunuyor? Neden muhalefet bu girdabın içinden bir türlü çıkamıyor? Neden aynı hataları yapmaya devam ediyor?

Evet, Türkiye’de bir muhalefet sorunu var. Asıl sorunumuz da bu. Gerektiğinde iktidarı denetleyen ve yol gösteren muhalefetimiz yok. Pek olacakmış gibi de gözükmüyor.

Bu önsözden sonra şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; muhalefetin yerli olamamak, organikleşememek gibi bir problemi var. Muhalefet, bu ülkenin “kurtuluşunu” dışarıda arıyor. Sorunları doğru bir perspektifle analiz etmekten uzak olduğu için sunulan reçete, dış kaynaklı ve sahte.

Bu meseleyi birazcık açayım. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce seçim döneminde şöyle bir laf etti; “Amerikalılar beni aradı.” Ancak kendini hangi Amerikalının aradığı söyleme gereği duymadı. Yaptığı hatayı anladığı andan itibaren geçiştirmeye ve durumu kurtarmaya çalıştı. Ama nafile. Millet İnce’nin “Amerika” vurgusu ile ne yapmaya çalıştığını anladı. İnce’nin zihninde iktidara yol milletten değil de Amerika’dan geçiyordu. Ancak sonunda milletin fendi, İnce’yi arayan Amerikalı’yı yendi.

İnce’nin gafının tuzu biberi ise Halk tv genel müdürü Şaban Sevinç’in CHP Milletvekili Tuncay Özkan’a atıfla söylemiş olduğu “CHP’de gizli bir karar merkezi var” sözü oldu. Gizli bir karar merkezi... Sahi, kime ait bu karar merkezi ve kimlerden oluşuyor? Dahası, CHP kimin partisi? 

Ya Meral Akşener’e ne demeli?

Almanya’nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Michael Roth, 24 Haziran seçimlerinden önce hem Kılıçdaroğlu’nu hem de Meral Akşener’i ziyaret eder. Meral Akşener ile görüşmesinde oldukça ilginç bir cümle sarfeder ve hatta bir söz verir. Der ki: “ Güneydoğu size oy verecek.” Peki, nasıl deyişinizi duyar gibiyim. Nasılı ben bilmiyorum. Bilen, sadece Akşener ve politbürosu... 

Oysa 24 Haziran seçimleri öncesinde AK Parti’nin seçim çalışmalarını engellemek için türlü türlü oyunlar kuran Almanya, neden Akşener’e yeşil ışık yakıyor? İYİ Parti’ye oy veren dostlar bize kızacaklar ama gerçekçi olmak zorundayız; böylesi bir siyasal tutum ile Akşener’in geleceği olamaz.

Muhalefet partileri bu ve benzeri söylem ve pratiklerine açıklık getirmedikleri müddetçe milletten oy alamaz. Kılıçdaroğlu ve Akşener uzatmaları oynuyor sadece.

Hülasa; yerli olmayanın, milli hassasiyetlere önem vermeyenin, dış mihraklarla/odaklarla iş tutanın bu ülkede bir karşılığı ve geleceği olmaz. Bizden söylemesi...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624