Ülkemizin tek parçalı en büyük üçüncü ovasının bulunduğu Muş, tarım alanları, mera, çayır ve ormanları ile ihtiyaç duyduğumuz tarımsal kalkınmanın lokomotiflerinden olabilecek potansiyele sahip bir ilimiz. Üstelik 2017 itibariyle 42 “Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu” İl Koordinatörlüğü arasında üreticiye verdiği toplam hibe desteğiyle birinci gelen ilimiz. 2017 yılı içinde Muş ilinde tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi amaçlı toplam 15 proje için 12.172.305TL hibe kamu desteği olarak verilmiş. Yani sahip olduğu potansiyeli verimli biçimde kullanabilecek insan kaynağı da mevcut.

2011 yılında hem bölge insanı hem de ülkemiz için ümit vaat eden bir işbirliği gerçekleşmiş, TİGEM’e bağlı “Muş Alparslan Tarım İşletmesi” “Berce A.Ş.” tarafından 29 yıllığına kiralanmıştı. Ümit vaat eden tarafı ise söz konusu işletmenin kullanılacak yeni teknolojilerle, verim artırıcı usuller, kaliteli ürünler ile model olacağı düşüncesiydi. Ancak geçen altı yılın sonunda, en azından basın yoluyla edindiğimiz bilgilere göre beklentiler pek de karşılanamadı. Neydi bu beklentiler? Özet olarak;

Entegre bir üretim merkezi oluşturmak(tohum, yem bitkisi, et, süt ve süt ürünleri).

Anadolu’ya özgü büyükbaş ve küçükbaş hayvan ırklarının saflaştırılıp çoğaltılması.

Anadolu’ya özgü uygun tohum çeşitlerinin geliştirilmesi.

Yöreye özgü hayvan ve bitki çeşitlerinin korunup yaygınlaştırılacağı bir araştırma merkezinin kurulması.

Tek cümle ile söyleyecek olursak yörede tarımsal kalkınmanın lokomotifi olacak bir model işletme bekleniyordu. Gelinen nokta itibariyle vaat edilenler ile yapılanların denetimi arazinin sahibi olan TİGEM’in yetkilileri ile Muş Tarım İl Müdürlüğünün sorumluluğundadır. Yapılacak tarafsız bir değerlendirme ile söz konusu işin ülke ve yöre menfaatlerine ne derece uygun olduğu tespit edilip kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

Konuya dikkat çekerek bizi bilgilendiren Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat alternatif yaklaşımlar sunuyor. Bahse konu arazi TİGEM tarafından geri alınırsa Üniversite bünyesinde kuracakları “Uygulamalı Bilimler fakültesi” kapsamındaki Ziraat ve Veteriner fakültelerinin bu araziyi araştırma ve uygulama alanı olarak kullanabileceklerini dile getiriyor. Fethi hocanın bir de teklifi var, “bu arazi Muş Alparslan Üniversitesine verilsin” diyor. Hocanın gerekçelerini aynen aktararak ilgililerin dikkatine sunuyorum.

“Neden bu arazi üniversitemize verilmelidir?

Muş Alparslan Üniversitesinde kurulan, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Ziraat ve Veteriner Bölümlerinden oluşmaktadır. Ziraat Fakültelerinin en önemli unsuru, bitkisel ve hayvansal üretimden oluşmasıdır. Ziraat bölümü ile bölgemiz için yeni, verimli, hastalık ve zararlılara dayanıklı çeşit ve bitki türlerin belirlenmesi, verim ve kaliteyi artırıcı yeni teknolojiler geliştirilebilecektir. Veteriner bölümü ile de yeni ırk hayvanlar üzerinde çalışılacak verimli ırkların geliştirilmesi ile et ve süt üretiminin artışı sağlanabilecektir. Fakültenin çalışmaları ile tarım ve hayvancılıktaki gelişmeler bölge ve ülke ekonomisine olumlu katkı yapacak ve bölge çiftçisinin refahı artacaktır. Ülkemizde yer alan Ziraat Fakültelerinin büyüyebilmesinin en önemli unsuru hiç kuşkusuz Tarımsal Uygulama ve Araştırma Alanlarının mevcudiyetine bağlıdır. Maalesef Ülkemizde pek çok Ziraat Fakültesi’nin hâlihazırda yeterli veya hiç tarımsal uygulama ve araştırma alanlarının olmaması en büyük eksikliktir. Bu durumda gerek AR-GE gerekse Eğitim ve Öğretimin en önemli unsurlarından olan Öğrencilere pratik bilgi ve birikimlerin kazandırılamaması en büyük eksiklik olarak karşımıza çıkacaktır. Tüm bu çalışmaların yapılabilmesi ve belirtilen sonuçların alınabilmesi için belirtilen araştırmaların yapılabileceği bir araştırma deneme alanına ihtiyaç olduğu kuşkusuzdur.

Öte yandan bu arazinin Muş’ta ilk kez açılacak Tarım Lisesi, Tarım Meslek Yüksekokulu, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Bitkisel ve Hayvansal Ürünler Bölümü, Tarım Araştırmaları Merkezi, Tohumculuk Enstitüsü bu sahada kurulabilir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin Zavalsız 2018-02-16 11:37:29

Yazarımaza tamamen katılıyorum yazarımız Konuyu çok güzel özetlemiş üniversite yetkilileri ile görüşüp neden yök bu konuda ciddi adımlar atmıyor Halbuki tarım Mühendislik meslek okulları kendi alanları ile ilgili şirketler ile beraber Arge çalışmalarını birlikte yürüterek, bu şirketler katkı sağlayarak sonuca ulaşılmalıdır üniversiteler öğrencileri yetiştirmek dışında uygulama konularında hatta kendi alanlarıyla ilgili şirketler ile beraber çalışmalarını yürütmektedir Üniversite Öğretim görevlilerinin de bu alanda sorumluluk yüklenip sonuca doğru gidilmelidir ders anlatmakla görev bitmez bizzat sahada da olmak lazım Böylece hem halkımıza ve şirketlerede kolaylık sağlanmış olur her üniversite kendi alanları ile ilgili şirketler ile beraber hareket edip o şirketlerin ihtiyaçları ve toplumun ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalar yapılmalıdır örneğin Mühendislik alanlarında kendi alanları ile ilgili şirketler ile beraber çalışılıp Arge çalışması ilgili üniversitenin katkılarıyla yapılmalı Böylece bu şirketlerde üniversitelere ekonomik katkı sağlamalıdır