- İslam âlemi, yaşamadığı İslam'ı ve nasıl bir paradoks içinde çırpındığını ve emperyal kapitalizme tohumlarını nasıl kaptırdığını irdelemeli!
- Müslümanlar Kerim kitapları olan Kur'an'ı keşfetme teşebbüsünde bulunmadığı müddetçe muvaffak olmanın tadına eremeyecektir!
- Müslümanlar İslam'a yabancı olduklarını evvela itiraf etmeli sonra İslam'la tedavi olmalı!
- İslam! Tarihin akış seyrinde bir türlü gerçek anlamda ve derin bir gayeyle Müslümanların kucaklaş(a)madığı yegâne ölçü!
- ‎İslam, Müslümanlar ve kâinatın gülü Hz. Muhammed, insanlığın en büyük temsil kabiliyeti.
- ‎Hz. Muhammed'in yaymak istediği İslam anlayışının sınırları aşkla sınırlıdır ve aşk, sınırsız bir sonsuzluğa seyreden o nurani ilhamdır!
- İslam, o en yüksek ahlakın Muhammed Mustafa'yla birleşip, Müslümanlaşmış mukaddes buluşmasıdır...
- Şafağın, serin bir esintiden sonra dünya burçlarına yayılması gibidir Muhammed Mustafa'in, dünyanın derin gafletinden sonra nur sağanağıyla yeryüzüne inmesi, gökyüzünün icazetiyle...
- Henüz ırk bataklığına saplanmış bir ayrıntıdaysa dünyalının kavgası ve bu kavganın taraflarında Müslümanlar var ise, o âşıklar peygamberine bir muhabbet iddiasında bulunma durumunda değildir ruhları nasırlaşmış ırklılar.
- Merhamet müdafaasıdır tabip Muhammed Mustafa'nın dava dediği fazilet yolu.
- Müslümanlar, akleden bir kalble yığılmalı o gül yüzlü elçinin yollarına, filizlenmek için yollarından, izzet ikram dolu müjdelerle.
- Müslümanlar olarak durup beynimize keskin bir talimat vermeli: ruhumuz beynimizin emriyle şok geçirmeli ve kendine gelmeli Müslüman, yırtarak söküp atmalı üzerimizdeki biçarelik pelerini. Ve aşkıyla her hal hemhal kalmalı...
- Nefsimize darbe yapmalı, "hastalıklı kalbimize" savaş açmalı, şeytanla ortaklıktan tez kurtulmalı, firavun mağlup olmalı, içimizdeki karunlar prangalanmalı, içimizde ta en içimizde volkanlar patlamalı, yine yeniden fethedilmeli gönül, Muhammed'in aşkıyla akışıyla.
- Hira medeniyetinin etrafında toplanmalı, o en anlamlı davamız yeniden toparlanmalı.
- Nasip işidir aşk, aşka talip olmalı, nasiplenenlerden nasiplenmek için. Müslüman, İslam ve semada Ahmed namıyla zikredilen huzur hanesine katılmak için. Nasip, nasibine talip olmalı.
- Samimiyetsizliğin her türlü türeviyle karşılaşan bizler, İslam denen takva elbisesini giymeden mi gömüleceğiz. Bu nasıl bir sancı ki acı unutturan.
- "Elhamdülillah Müslümanım" nidalarıyla kurtulacağımızı sandığımız bir hal değildir bu halsizlik. Hayret gerek. Hayret.
- Sanemler vadisinde o çökmüşler kim? Allah'a inandığını iddia edip, maddeperestler bulvarında nefis doktrininden sır devşiren kim?
- Satılmışlara terk ettiğimiz bu kulvarlar kimin, bu metruk gönül kimin, dünya taşrasında kim, kimin?
- Şehit kim, şehitliğe kim şahit!
- Şimdi söyleyin ey Müslümanlar, sadık kim, dürüst kim, âşık kim, kim.
- Ağlayan kim, üzülen kim, kat kimin, yat hayali kimin. Makam kimin, dertli kim. Cihad sancısı kimde, mücahit kim.
- İsimsizler kim- o sadık olanlar, yediği yemekli masalardan, giydiği esvaplardan reklam devşiren putlar kim?
- Muhammed Mustafa'ya o sadıklar kim, klavye coşkusunda sabahlayan kim.
- Söyleyin mücahit kim, müteahhit kim!

- Yaşansın diye kılavuz olan Kur'an Müslümanı nerde! Sadece dünyaya demir atmış o dünyalı nereli sahi?

-Bedelini ödüyor dünyalı, o âşıklar peygamberinin sevdasına karşılık verememenin.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.