Müslümanların hakimiyetindeki Endülüs İspanyası ve Sicilya’da yaşanan altın çağlardaki bilimsel gelişmişlik sayesinde, Ortaçağın Müslüman Avrupalıları “Yeni Dünya” olarak bilinen Amerikaların (Kuzey, Orta ve Güney Amerika) keşfinde büyük rol oynadılar. Müslüman astronomlar ve denizciler Kolomb'a rehberlik yaptılar. Müslümanlar tarafından icad edilen astronomik araçlar ve haritalar göstermektedir ki, Müslümanlar, yeni keşfettiği kıtayı, son nefesinde bile Hindistan zanneden Cenevizli Kristof Kolomb'dan çok uzun yüzyıllar önce Yeni Dünya ile temas kurmuştu.

İlim adamı Ahsani’nin, Latin Amerika'daki Müslümanlar üzerine yaptığı detaylı bir araştırma; İspanya ve Afrika'dan gelen Müslüman seyyahların, Meksika, Orta ve Güney Amerika ile Kolomb’dan çok daha önce kıt’aya geldiklerini hatta Güney Amerika kıyılarında, 800’lü yıllarda Arap sikkeleri bulunduğunu gösteriyor.

Sadece Kolomb’un değil, Portekizli denizci Vasco de Gama’nın da Hindistan seferlerinden önce Müslüman astronom Ahmed bin Mecid ile istişarelerde bulunduğunu tüm bilim çevreleri kabul etmektedir. Bundan da öte, ecdadımızdan Gelibolulu Piri Muhyiddin Reis’in (Ahmet ibn-i el-Hac Mehmet El Karamani) haritaları da Müslümanların bu coğrafyaya sömürgecilerden çok uzun süre önce ulaştıklarının en büyük delilidir. Daha da ilginci, Hıristiyanlardan Kolomb’la birikte kıt’ya gelen ilk kişi olan Rodrigo de Triana da İspanya’ya geri dönüşünde Müslüman olmuştur.

Kolomb’un Yeni Dünya’ya ilk seferi 1492’de, yani İspanya’daki son İslam toprağı olan Granada’nın (Gırnata) Katolik Krallıklar tarafından teslim alındığı yılda gerçekleşmiştir. Hatta, Katolik Kastilya Kraliçesi İsabel ve Aragon Kralı Fernando’nun Granada’yı son Nazari Sultanı Ebu Abdullah Es Sagir’den teslim aldığı anı gösteren temsili resimde Kristof Kolomb da bulunmaktadır. Tarihte onlarca kez olduğu gibi, Katolik Krallar anlaşma şartlarına uymadılar ve Endülüs Müslümanlarına, Çingenelere ve Yahudilere engizisyon mahkemelerinde eşi benzeri görülmemiş zulümler yaptılar. İşte tam da bu aşamada, bu mazlum halklar yeni keşfedilen kıt’aya gitmeyi tıpkı Mekke’de müşriklerin zulmü neticesinde ilk Müslümanların önce Habeşistan’a ve daha sonra da kafileler halinde o dönem Yesrib isimli Medine’ye hicreti gibi gördüler ve Latin Amerika’ya akın akın yerleşmeye başladılar.

İlk başlarda, daha çok bekar olarak bu seferlerle Latin Amerika’ya gelen Müslüman zanaatkarlar ve esnaflar, yerli kadınlarla evlendiler, bunlara Mestizo ismi verilmiştir. Bunların torunları Meksika, Guatemala, Küba, Kolombiya, Ekvator, Peru, Bolivya ve Brezilya'da sanat ve mimarilerini korudular geliştirip korudular. İşte bu yüzden, bir gün karşımıza Meksika’nın en büyük bir şehrinde veya ücra bir kasabasında Arap mimarisi tarzında yapılmış binalar çıkabilir.

Yeni Dünya’da artan Müslüman etki ve nüfusunun kendileri için ileride bir tehlike oluşturacağını düşünen İspanya’nın yeni hükümdarları bazı kanunlar çıkardılar. Hatta V. Carlos, 1543'te Amerika'da yaşayan Müslümanların sürülmesini emretti.

Yukarıdaki ayrıntılar Müslümanların Amerika'nın "keşfedilmesi" ve yerleşim yerlerinin kuruluşunda önemli bir rol oynadığını açıkça doğruluyor. Bununla birlikte, daha önceki yazılarımda bahsettiğim gibi, Amerika'daki Müslüman varlığın en önemli kanıtlarından biri de, Afrika'dan taşınan kölelerdir. Ne yazık ki, bu kölelerin çoğunun kaderi İspanyol Müslümanlarınkine çok benziyor. Hemen hemen tamamı baskı ve işkencelerle Hıristiyanlığa geçmek zorunda kaldılar:

Vaftiz, efendilerin kölelerine karşı ahlaki bir zorunluluğu haline gelmişti. Sadece Kolombiya’da resmi rakamlara göre 300 bin Afrikalı zorla vaftiz edildi. O tarihte bu rakamın ne kadar büyük bir sayıya tekabül ettiğini takdir edin.

Tıpkı İspanya ve Sicilya adasında olduğu gibi, Latin Amerika’nın yeni işgalcileri de, başlangıçta Müslümanları topraklarından silmekte başarılı oldular. Ne kadar büyük zulümler ederlerse etsinler, Müslümanlar bu kıtada var olmaya devam ettiler ve daha sonraki Osmanlı beldelerinden ve Hind alt kıtasından gelen Müslümanların da eklenmesi ile şimdi İslam, Katoliklikten sonra Latin Amerika’nın sayıca ikinci büyük inanç kesimini oluşturmaktadır.

İKİ DOĞU ve İKİ BATI’NIN RABBİNE EMANET OLUN...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624