Araştırma ve geliştirme harcamaları ülkeler ve şirketler açısından çok önem arz ediyor.

Günümüz dünya ekonomisinde “rekabet edebilirliğin” baş etkenidir, Ar-Ge yatırımları…

Ekonomik büyümenin sağlanması ve devam ettirilebilmesi yani sürdürülebilir ekonomik büyümenin sağlanabilmesi, hem yeni istihdamınolması, hem de yeni ve farklı istihdam “alanlarının” temin edilebilmesi doğrudan Ar-Ge ile irtibatlı bir konu.

Diğer taraftan ulusal güvenlikten tutun enerji ve çevrenin korunmasına kadar birçok alanla da doğrudan veya dolaylı olarak ilintilidir.

Ar-Ge ile gelecek nesillere hizmet etmek onların daha üst seviyelerde hayatlarını yaşayabilmelerine yardımcı olmak çok daha kolay sağlanabiliyor.

Yani dostlarım… Ar-Ge dolaylı veya dolaysızekonomik büyüme ile ilgili konularda merkezi ve baş rol sahibi.

Gelişmiş ülke ekonomilerine bakıldığında da gerek hükümetlerin gerek şirketlerin Ar-Ge harcamalarının yahut yatırımlarının milli gelirlerine veya hasılatlarına göre çok önde ve yüksek olduğu görülür.

Dünyada Ar-Ge…

Dünyada Endüstri 4.0 ile beraber Ar-Ge çılgınlığı yaşanıyor.

Gerek ülkeler gerek şirketler Ar-Ge’ye devasa rakamlar ayırıyor… 2000 yılına nispeten dünya Ar-Ge harcamaları iki kat arttı. Türkiye’de ise yaklaşık 3 misli artış sergiledi.

2015 verilerine göre küresel Ar-Ge harcamalarının yıllık değeri 1,75 trilyon dolar.

2017 yılı sonundaki öngörü ise 2 trilyon doların aşılacağı şeklinde. Yani iki yılda % 15’in üzerinde bir büyüme…

ABD, Ar-Ge harcamalarındaki liderliğini korumaya devam ediyor.

AncakAsya ülkeleri de bu alanda anormal agresif ve iddialı bir kararlılıkla Ar-Ge harcamalarını artırıyor.

Amerikan Endüstriyel Araştırma Merkezi'ne (IRI) göre Çin'inküresel Ar-Ge payının yıllık artış hızı % 7. Bu rakam ABD ve Avrupa ülkelerinde yaklaşık % 3,5 civarında.

Bu artışlarla Asya kıtasının küresel Ar-Ge payı% 42’ye ulaştı.

1960’ta dünya Ar-Ge payı % 69 olan ABD’nin tek başına şu anki payı % 29.

ABD aleyhine gerçekleşen bu durum, tamamıyla Asya ülkelerinin ve özellikle Çin’in Ar-Ge paylarını artırmalarından kaynaklanıyor.

Örneğin; Çin'in Ar-Ge harcamalarının büyüklüğü, Japonya ve Almanya'nın yaptığı harcamalardan daha fazla.

En büyük pay yoğunlaşması, G20 ülkelerinde baş gösteriyor. G20'nin (Türkiye’nin aralarında bulunduğu en büyük 20 ekonomi) dünyadaki payı, yaklaşık olarak % 92.

Güney Kore Hala Asya Kaplanı…

Oransalda olduğu gibi parasal büyüklükte de ABD ilk sırada…

ABD’nin yıllık Ar-Ge harcaması 463 milyar dolar.

ABD'yi, Çin izliyor. Yıllık harcaması 377 milyar dolar.

Çin’i 346 milyar dolarla Avrupa Birliği takip ediyor.

Ancak harcamalara oransal olarak bakıldığında dünyanın tepesine Asya Kaplanı Güney Kore yerleşiyor… Güney Kore’de Ar-Ge harcamalarının GSYİH'ya oranı 2015 yılı rakamlarına göre % 4,23.

Türkiye…

Türkiye, son 15 yıl itibariyle Ar-Ge harcamalarının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranında Çin'den sonra en hızlı büyüyen ülke… Son 15 yıl ortalaması yaklaşık % 10.

Bu durum patent sayısına da yansıdı. 2003 yılına göre patent başvuruları 6 kat arttı.

Türkiye’nin Ar-Ge harcamalarının GSYİH’ya oranı yaklaşık % 1 seviyelerinde. Bu oran, gelişmiş ekonomilerin % 30’una tekabül ediyor.

Endüstri 4.0 sürecinin yaşandığı şu süreçte ne olursa olsun bu oranı % 7-8 oranına çıkarmak zorundayız… Bu oran, rakamsal olarak 56-64 milyar dolara tekabül ediyor.

Şuan ki harcamamızın tutarını düşünürsek çok acele ve çok yol kat etmemiz gerektiği şüphesiz…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.