Hayata pozitif bakmak insanı ayakta tutan, bir güç olabilir. Ve hayat yolunda aldığımız kararlarda istekle, arzuyla adım atmamıza katı sağlayabilir. Ama dengeyi tutturmak şartıyla yani; polyanacılığa kaymış, gerçekle bağı kalmamış bir mutluluk gerçekten mutluluk mudur?

Hatırlarsınız küçüklüğümüzden bu yana bardağın hep dolu tarafına bakmamız öğretildi, olaylara hep tek taraflı bakar, bakış açımızı daraltırdık. Gerçeklerle tanışmamış, üzerini örtmüş, kapatmıştık. Bu durumda İnsan ne kadar mutlu olur tartışılır. Çünkü ‘biz ne kadar görmezden gelsek te, gerçekler var olmayı sürdürürler’.

Aslında iyimser olmayız, polyanacı değil bu ikisini karıştırmamak gerekir. İyimser hayatı güllük gülistanlık olarak görmez, ona göre de hayat tozpembe değildir. Sorunların, zorlukların farkındadır. Fakat zorluklar karşısında elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışır. Zorlukları üstesinden gelinmesi gereken bir fırsat olarak görür.

Polyanacılık olarak adlandırdığımız gerçekten kopuk düşünce insanı kandıran, mutluluk oyunu oynattıran bir düşüncedir. Amerikan yazar W. Arthur Ward der ki: “Gerçek iyimser problemlerin farkındadır ama çözümleri de bilir, zorlukları görür ama üstesinden gelineceğine de inanır, olumsuzlukları yakalar ama olumlulukları da vurgular, en kötüye açıktır ama en iyiyi de bekler, şikâyet etmek için nedeni vardır ama gülümsemeyi seçer.”

İyimser insan pes etmez, kararından dönmez. Amaçlarına ulaşmak için başkalarının “yapamazsın” gibi türden olumsuz sözlerine kulak asmayıp kendilerine inanır, sınırlarını bilir ve ona göre hareket ederler. Kendi hayatlarından kendilerinin sorumlu olduğunun bilincindedirler.

Mutluluk hayatımızdaki ufak sorunları görmezden gelme girişimidir. Unutmayalım sorunsuz bir hayat yoktur, onlarla mücadele edebilmemiz için görmemiz gerekir. Hayata gerçeklerle bakmak kötümserlik olarak algılanmasın, gerçekler ve iyimserlik birbirini tamamlamalı, dengeyi tutturmalıdırlar.

Bilimsel araştırmalar iyimser insanların kötümserlere göre daha sağlıklı ve daha uzun yaşadıklarını göstermektedir. Bu da demek oluyor ki insanın kendisine inancı, mücadelesi, onun hayatını etkileye biliyor.

Dünyada çok fazla kötü, olumsuz olaylar oluyor ve bu durum kötülüğün zafer sesinin gelmesini sağlıyor gibi olabilir. Ama Bakara suresi-216’ıncı ayeti unutmayalım der ki: “Sizin hayır sandığınız şer; Şer sandığınız şeyde hayır vardı ALLAH (C.C) bilir siz bilmezsiniz. Ve bunu tüm içtenliğimle söylemeliyim ki: ‘Şer’ sandığımız şeylerde var ettiğin ‘Hayr’a hayranım Allah’ım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.