Varşova Paktı’nın dağılmasından sonra NATO, İslam alemini açıkça düşman ilan etmiştir. Bundan sonra adını ne koyarlarsa koysunlar İslam âlemine karşı Haçlı seferleri fiilen başlamıştır.

Gelişen hadiseler açıkça gösteriyor ki NATO bu hususta ısrarlıdır ve İslam alemini darmadağın etmek için bu projesini peyderpey devreye koymuştur. Bu projenin ilk adımını Afganistan’da atmış ve on sekiz yıldır NATO’nun patronu olan Amerika oraya yerleşmiştir.

Irak’la ilgili olarak gerek o zamanın İngiltere Başbakanı Tony Blair ve gerek Amerika Başkanı George Bush Irak’ta nükleer silah vardır bahanesiyle ve dünyanın en büyük yalanlarından birini söyleyerek, Irak’ı İşgal etmişlerdir. Irak’ta bir buçuk milyon kadar Müslüman öldürülmüş ve insanlık tarihinin en kanlı ve vahşi bir katliamı gerçekleştirilmiştir. Eli kanlı vicdanı simsiyah olan bu faşist ve ahlaksız güruhun askerleri Irakta yapmadıkları rezalet ve vahşet kalmamıştır.

İngiltere eski Başbakanı Tony Blair Irak darmadağın olduktan sonra özür dilemiş ve Irak’ta nükleer silah bulunmadığını utanmadan rezil bir itirafta bulunmuştur yüzbinlerce masum insanı öldürdükten sonra. Bu katiller sürüsü güya medeni dünyanın liderleri olarak lanse edilmiş ise de yaptıkları bu alçakça icraattan sonra Irak petrollerinin üzerine sırtlan sürüleri gibi çullanmışlardır.

Darmadağın edilen üçüncü ülke Sudan olmuş, sessiz sedasız bir şekilde Sudan ikiye bölünerek Haçlı ordularının bir projesi daha gerçekleştirilmiştir.

Libya’ da rahmetli Kaddafi devrildikten sonra Fransızlar bu ülke petrolünün yüzde otuz beşine e l koymuşlardır.

Mısır’da seçimle gelen Mursi’ye karşı yapılan askeri darbe de bu projelerin bir parçasıdır.

Türkiye NATO müttefiki olduğu halde NATO ülkelerinin büyük bir kısmı Türkiye’yi adeta düşman ilan etmiş ve PKK, PYD hatta DEAŞ, DHKPC gibi örgütleri Türkiye’nin üzerine salarak zayıflatmaya ve içten vurmaya gayretleri meydandadır. Çünkü bu örgütlerin elindeki tüm silahlar çoğunlukla NATO müttefiklerinin silahıdır.

Suriye ‘de gelişen olaylar Amerika’nın asla bir müttefik olamayacağını ortaya koymuş ve Türkiye’yi NATO dışında müttefik aramaya mecbur bırakmıştır.

Bütün bunlarla birlikte Birleşmiş Milletlerde Kudüs ‘ün İsrail’in başkenti olması için Amerika’nın tek başına aldığı kararı havada kalmış, yalnızlığı anlaşılmıştır. Çünkü Amerika her fırsatta müttefiklerine de kötülük yapmış olduğundan böyle bir duruma düşmesi kaderi İlahinin bir tecellisidir ve yaptığı kötülüklerin karşılığını bulmuştur.

Bu durumda NATO güvenirliliğini tamamen yitirmiştir. Türkiye sınırlarına yapılan saldırılara karşı NATO ülkeleri sadece sessiz kalmamış, Türkiye’nin muhaliflerini destekleyerek artık bu ittifakın bozulduğunu ve kendi aralarında da ihtilafa düşmüş bir NATO’ için gelecek, kocaman bir mezar olacaktır. Türkiye artık şeklen NATO’dadır. Yarın herhangi bir NATO üyesi saldırıya uğradığında Türkiye’nin onların yanında yer alması asla beklenemez.

Bütün bu gelişmeler açıkça gösteriyor ki hiç bir güvenirliliği kalmayan NATO ülkeleri kendi elleriyle adeta NATO’yu fesh etmişlerdir. İslam ülkeleri akıllarını başlarına alarak ittifak yapmalarından başka çareleri yoktur. Zaten Allah’ın emri de budur. İslam âleminin başına gelen bu felaketler İs lam dışı ittifaklara başvurmalarının kaçınılmaz bir sunucudur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.