Türkiye ve NATO arasındaki ilişkiler uzun zamandan beri kriz boyutunda sürmektedir. NATO, kuruluşundan beri ilk defa kendi üyesi olan bir ülkeye karşı olumsuz ve düşmanca tutumlar içine girebilmekte ve onu hasım yerine koymaktadır. Norveç’te yapılan Trident Javelin isimli NATO tatbikatında ülkemizin kurucu Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ve mevcut Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın hedef olarak kodlanması, büyük bir krize yol açmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, derhal tatbikata katılan kırk askerin geri çekilmesi talimatını vermiştir. Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir NATO tatbikatında hedef olarak kodlanmalarının yarattığı kriz, kolay aşılacak ve hazmedilecek bir olay değildir. NATO yetkililerinin ülkemizden özür dilemesi, ortaya çıkan krizin vehametini gidermeye yetmemektedir.

15 Temmuz darbe ve işgal girişimi sırasında NATO, ülkemize yeterli desteği vermemiş ve FETÖİST işgale karşı net bir karşı duruş sergileyememiştir. Birçok FETÖİST darbecinin, NATO merkezlerine sığındığı ve buralarda korunduğu bilinmektedir. NATO, FETÖİST darbecileri derhal ülkemize teslim etmeli ve FETÖ çetesiyle yıllardır kurduğu ilişkileri sonlandırmalıdır. FETÖ ve NATO arasındaki kirli ve karanlık ilişkiler devam ettiği sürece FETÖ, ülkemize ve dünyaya tehdit olmaya devam edecektir.

15 Temmuz darbe ve işgal girişiminden sonra ülkemizde ve dünyada terörist bir çete olmaktan başka bir şey olmadıkları anlaşılan FETÖİSTLER, sürekli olarak NATO’nun ülkemiz üzerinde baskı kurmasını, hatta ülkemize müdahale etmesi için çağrılarda bulunmakta ve lobi faaliyetlerini sürdürmektedirler. Daha önce Sırbistan’da olduğu gibi, ülkemizin de NATO tarafından bombalanmasını isteyen FETÖİST teröristler, NATO’yu akıl dışı davranışlara yöneltmek için her türlü oyunu oynamaktadırlar. Norveç’teki NATO tatbikatında Atatürk ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın düşman hedef olarak kodlanması, NATO’da FETÖ çetesinin etkin bir şekilde faaliyette olduğunu net olarak ortaya koymuştur.

NATO, Soğuk Savaş yıllarında Sovyet Blokuna karşı 1949 yılında kurulmuş olan askeri bir ittifaktır. Doksanlı yıllarda Sovyet Blokunun dağılmasından sonra, NATO her açıdan tartışılan bir ittifak haline geldi. Sovyet Blokunun dağılması ve Soğuk Savaşın sona ermesi, aslında NATO’nun varoluş nedeninin ortadan kalkması anlamına gelmektedir. 11 Eylül saldırılarından sonra NATO, terörle mücadele konsepti çerçevesinde aktif hale getirilmiş ve yeniden organize edilmiştir. Müslüman coğrafyanın işgal edilmesi, NATO’nun öncelikli hedefi ve stratejisi haline gelmiş bulunmaktadır. NATO, radikal İslam’la mücadele adı altında Müslüman ülkeleri ortak hedef olarak kabul etmektedir. Norveç’teki tatbikatta ülkemiz Cumhurbaşkanlarının ortak düşman olarak kodlanması, NATO’nun Türkiye dahil bütün Müslüman ülkeleri düşman olarak görme şeklindeki konseptinin bir sonucu olarak değerlendirebiliriz.

Türkiye, uzun süredir savunma sanayiine büyük yatırımlar yapan, kendi silah üretimini kendisi gerçekleştiren bir ülke olmaya çalışmaktadır. Türkiye, güvenlik sistemini sadece NATO ile sınırlamayı istememekte, Rusya, Çin ve Hindistan gibi alternatif arayışlarına girmektedir. Türkiye, güvenlik konusunda seçeneklerini çeşitlendirmeye çalışmaktadır. Türkiye, Rusya’dan S-400 füzelerini alma konusunda büyük bir mesafe kat etmiş durumdadır. Rusya’dan S-400 füzelerinin alınması, Türkiye’nin NATO’yu artık tek seçenek olarak görmediğinin ilanı anlamına gelmektedir. NATO resmi olarak, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füzelerini alması halinde, ülkemizin NATO teknolojilerine erişimini kısıtlayacağını ifade etmiştir. Türkiye, NATO’dan gelen itirazlara hiç kulak asmadan S-400 füzelerini alacağını ve NATO’nun eskisi gibi kendisine hükmedemeyeceğini söylemektedir.

Son olaydan sonra Türkiye-NATO ilişkileri, tamiri zor bir yara almıştır. Türkiye, NATO’nun kendisine müttefik olarak davranmadığını, kendisine yönelik her türlü operasyonun ve komplonun arkasında NATO olduğunu düşünmektedir. Kısacası Türkiye ve NATO birbirine güvenmemektedir. Norveç olayı, Türkiye ve NATO arasındaki güvensizliği derinleştirecek ve iki taraf arasında kopuş diyebileceğimiz bir süreci hızlandırma şeklinde bir etki yaratacaktır. Norveç’teki olay, ülkemizde büyük bir infial yaratmıştır. Toplum’da NATO’nun Türkiye’ye düşman olduğu yargısı son olayla güçlenmiş bulunmaktadır. NATO, Türkiye’yi kazanmak için özrün ötesinde FETÖ ile mücadelede aktif bir şekilde ülkemizin yanında yer alma şeklinde yeni politika değişikliğine gitmelidir. Türkiye’nin NATO’dan kopuşunun en çok Rusya’nın işine yarayacağı unutulmamalıdır. NATO, Türkiye’yi Rusya’ya mahkum etmemek için her şeyi yeniden düşünmelidir. Stavenger’deki olay, NATO’nun toplumda sembolik, zihinsel ve duygusal olarak bitmesine neden olmuştur. Bu olaydan sonra toplumun zihnindeki resimde NATO tehlikeli düşman kategorisinde kodlanmıştır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.