Hatay’ın geçmişini bilmeyenler bu gün Afrin’de meydana gelen olayları anlayamazlar. 1938 yılında İskenderun Sancağı ile beraber 12 Eylül 1f938 de Hatay Cumhuriyeti; Fransız mandası olarak kuruldu. Bu cumhuriyetin reisicumhuru Tayfur Sökmen, Başbakanı ise Abdurrahman Melek idi. Bu Cumhuriyetin dili ise, Türkçe Fransızca ve Arapça olarak kabul edildi.

Ancak küçük bir devletin başarılı olamayacağını anlayan halk yönetimi sıkıştırdı ve 30 Haziran 1939 da halk referandumu yapılarak Hatay Cumhuriyeti’nin Türkiye ye ilhakı için karar alındı.

Bu ilhak kararından sonra Suriye hiç bir zaman Hatay’dan vaz geçmedi, okul kitaplarında ve haritalarında Hatay’ın bir gün Suriye topraklarına ilhakı için her fırsatta bunu dile getirdi. Ancak AK Parti döneminde Suriye ile iyi ilişkiler gelişince Suriye hükumeti Hatay’dan vaz geçtiğini ilan etti. Çünkü bu projenin hayata geçmesi nerede ise imkansız hale gelmişti.

Ancak Osmanlı’nın dağılmasından sonra sınırlarımızı çizen devletlerin hafızasından hiçbir zaman Hatay projesi için de silinmedi. Bu sinsi planın son zamanlarda Afrin üzerinden gerçekleştirmek istemeleri, Türkiye’nin Afrin’e askeri müdahalesinden sonra gün ışığına çıktı.

Suriye’deki iç savaş meydana geldikten sonra yavaş yavaş planlarını devreye koyan Batılılar şu hesabı da yapmıştı. Afrin’den Hatay’a karşı yapılacak saldırılar için arazi şartları çok müsait idi. Nitekim kazılan tünellerin Amanos dağlarına kadar açılarak uzanması boşuna değildi. Afrin’deki PYD örgütünün en modern silahlara donatılması başta Amerika, İngiliz, Fransız, Alman olmak üzere ve bunlara ilaveten Rusya ve İran silahların da ele l geçirilmiş olması bu ittifakın nasıl oluştuğunu anlamamızı sağladı. Afrin’de Türkiye ye karşı kullanılmak üzere mevcut rejimin müsaadesiyle 40 kadar silah yüklü araçların yolda iken Türkiye tarafından imha edilmesi mevcut rejimin PYD’ye olan desteğini de ortaya koydu.

Şimdi gelelim asıl olan temel meseleye: Son zamanlarda Amerika başta olmak üzere NATO ülkelerinin nerede ise tamamı Türkiye’ye karşı düşmanca bir tavır içine girdiler. Türkiye’nin zayıflatılması ve parçalanması için sinsice birliktelik oluşturdular. Suriye’nin mevcut rejimi ve Suriye rejiminin yanında yen alan Rusya ve İran’da bu projeye sıcak baktı. Çünkü; İran ve Rusya ise, Suriye hükumeti ile müttefik olduğundan, Hatay’ı tekrar Suriye topraklarına katmak için Afrin savaşında NATO ile zımmen de olsa birlikte hareket ettiler.

Amerika ile İran ve Rusya’nın Suriye’de karşı karşıya gelmeleri Türkiye’nin işine yaradı. Rusya silahları bırakarak Afrin’den askerlerini çekti ve Türkiye ye hava sahasını açtı. Amerika ise Afrin’de herhangi bir politikalarının olmadığını beyan etti. Bunlar geride durarak Afrin’i seyretmeye başladılar.

Afrin’de PYD’ye verilen silahlar ve kazılan tünellerin bu savaşta Türkiye’yi çok zor durum da bırakacağına inanmışlardı. Bu işi PYD’ye havale ettiler ama PYD’nin bütün bu imkanlara rağmen bir varlık gösteremedi. Nitekim bu gelişmelerden sonra Rusya bir manevra yaparak PYD’yi bir terör örgütü olarak adeta ilan etti.

Bazıları Afrin Kürt meselesi derken, tarihi bilenler bunun bir Hatay meselesi olduğunu anlayacaklardır. Kürt meselesi Afrin’de sadece bir kamuflajdı. Aynanın görünen yüzüydü. Arkası karanlıktı.

Son yıllarda Türkiye’nin ürettiği silahlar ve elde ettiği başarı bütün dünyayı şaşırttı. Türkiye üzerinde yapılması planlanan sinsi oyunlar ve hesaplar alt üst oldu, Hatay’ın işgal projesi suya düştü. Afrin’de açılan tüneller bombalandı, PYD’nin elindeki silahlar ele geçirildi. Elhasıl külah düştü ve kel göründü. Eğer Türkiye Afrin’e askeri bir başarı ile girmeseydi bu gün Hatay ve İskenderun başka bir haritada yer almış olacaktı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.